• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Göç idaresinin teslim ettiği Özbek alim cezaevinde can çekişiyor!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Göç idaresinin teslim ettiği Özbek alim cezaevinde can çekişiyor!

Türkiye’den zorla Özbekistan’a gönderilen Özbek alim Alisher Tursunov, bugün işkence ve ağır hastalıkların pençesinde can çekişiyor. Yüzündeki morlukları sansürle kapatanlar, onu ölüme gönderenlerin suç ortaklığını gizleyebilecek mi? Bir alimin feryadı zindan duvarlarını aşarken, bu ihanetin hesabı ne zaman sorulacak?"

Türkiye’den zorla Özbekistan’a gönderilen Özbek alim Alisher Tursunov, bugün işkence ve ağır hastalıkların pençesinde can çekişiyor. Yüzündeki morlukları sansürle kapatanlar, onu ölüme gönderenlerin suç ortaklığını gizleyebilecek mi? Bir alimin feryadı zindan duvarlarını aşarken, bu ihanetin hesabı ne zaman sorulacak?"

Türkiye’nin mazlumlar için "güvenli liman" olma iddiası, bir kez daha bürokrasinin soğuk dehlizlerinde ve Göç İdaresi’nin karanlık koridorlarında bir Müslüman alimin canıyla sınandı. 8 Mayıs 2025 günü İstanbul’daki evinden sessiz sedasız alınan Özbek alim Alisher Tursunov, sığındığı topraklarda "ensar" ruhuyla karşılanmak yerine, celladı olan Özbek rejimine 48 saat içinde paketlendi. Bugün gelinen noktada Tursunov, Taşkent’in zindanlarında çalışmayan böbrekleri, morarmış yüzü ve ağır işkence izleriyle can çekişiyor.


 

Avukatlardan ve kamuoyu baskısından gizlenen iade

8 Mayıs günü başlayan süreç, hukuk devletinden ziyade bir "insan kaçırma" operasyonunu andırıyor. Tursunov’un gözaltına alınmasının ardından Çatalca Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edildiği bildirilmiş, ancak hukuk mekanizması devreye girmeye çalıştığında "devlet duvarı" ile karşılaşılmıştır. Müvekkilinin akıbetini sormak için İl Göç İdaresi’ne giden Avukat Abdullah Sadık’a hiçbir bilgi verilmemiş, dosya adeta avukattan ve kamuoyundan kaçırılmıştır.

Hukuki itiraz yollarının tamamı açıkken, idarenin bu acelesi neyin nesiydi? 10 Mayıs günü Tursunov’un Özbekistan’a iade edildiği haberi geldiğinde, Türkiye’nin bir Müslüman alimi "usul" kılıfı altında ölüme teslim ettiği tescillendi. Göç idarelerindeki Müslüman muhacirlere yönelik "temizlik" mantığı, bir kez daha hukuktan ve vicdandan üstün geldi.


 

Despot rejimin pençesinde 2.5 yıllık infaz kararı

Özbekistan’a teslim edilen Tursunov, ayağının tozuyla "dini içerikli materyalleri yasa dışı yaymak" ve "kamu düzenini tehdit etmek" gibi, despot rejimlerin Müslümanlara karşı standart suçlamalarıyla halka şuur verdiği için hakim karşısına çıkarıldı. 8 Ekim 2025 tarihinde Taşkent’teki mahkeme, önceden yazıldığı belli olan bir senaryoyla Tursunov’u 2.5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ancak bu ceza, sadece bir hapis kararı değil; ağır hastalıkları olan bir adam için "yavaşlatılmış bir ölüm kararı" hükmündeydi.


 

Cezaevinde işkencelerle ayakta duramayacak hale geldi

Tursunov’un cezaevinden gelen sağlık raporları, durumun bir "insanlık suçu" boyutuna ulaştığını gösteriyor. İleri derecede Tip 2 Diyabet hastası olan alimin durumu şu şekildedir:

Böbrek Yetmezliği: Diyabetin etkisi ve zindan koşulları nedeniyle böbrekleri işlevini yitirme noktasına gelmiş, vücudu toksinlerden arınamaz hale gelmiştir.

Fiziksel Çöküş: Ayaklarında ağır ödemler oluşan ve eklemlerindeki kireçlenme nedeniyle hareket kabiliyetini yitiren Tursunov, artık ayakta dahi duramamaktadır.

Kalp Riski: Kalbe giden kan akışının azaldığı tespit edilmesine rağmen, en temel tedavi imkanlarından dahi mahrum bırakılmaktadır.

Avukatı Abdullah Sadık’ın "derhal tahliye ve tedavi" çağrıları, hem Taşkent’in hem de onu oraya gönderen Ankara’nın sessizliğinde yankısız kalmaktadır.


 

Özbek medyasının masuma yatmak için servis ettiği fotoğrafın altındaki karanlık

Özbek devlet medyası, uluslararası baskıları kırmak amacıyla Tursunov’un "halinden memnun" olduğunu iddia eden bir fotoğraf servis etti. Ancak fotoğraf, yalan haberin kendisinden daha büyük bir itiraf niteliğindeydi:

Kimliksizleştirme: Fotoğrafta Tursunov’un İslamî kimliğinin bir parçası olan sakalının zorla kesildiği açıkça görülmektedir.

Morluklar Ve Darp İzleri: Sansürlenmiş olmasına rağmen Tursunov’un ellerindeki ve yüzündeki darp izleri, morluklar ve şişlikler kameraya yansımıştır.

Neden Sansür? Eğer "şikayeti yoksa", neden yüzü ağır bir sansürle gizlenmiştir? Bu sansür, aslında işkenceyle tanınmaz hale getirilmiş bir simanın halktan ve dünyadan saklanmasıdır.


 

Turnusov'un feryadı Türkiye'nin haysiyetine kara bir leke

Alisher Tursunov’un bugün Taşkent’te çektiği her acı, iade sürecinde imzası olan bürokratların ve bu hukuksuzluğa göz yuman siyasetin hanesine bir utanç olarak yazılmıştır. "Mazlumların son kalesi" olma iddiası, kendi içindeki "Müslüman düşmanı" bürokrasiyi tasfiye edemediği müddetçe içi boş bir hamasetten ibaret kalacaktır. Söz konusu iadede parmağı olan kim varsa hesap sorulmadığı müddetçe Alisher Turnusov'un vebali boyunlarında duracaktır.

Göç İdaresi’nin Müslüman alimleri "suçlu" veya "yük" olarak gören zihniyeti, Türkiye’nin haysiyetini de iade uçağına bindirip göndermiştir. Tursunov davası, sadece bir sağlık ve hukuk meselesi değil; bu toprakların kime "emin" olduğunu sorgulatan bir haysiyet davasıdır. Tursunov’un zindandaki feryadı, onu teslim edenlerin yakasını hem bu dünyada hem mahşerde bırakmayacaktır.

Baran Dergisi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdulla

Teröristlere ne zamandan beri alim demeye başladınız?

Ferhat

Rus komünist siyonist artıkları hala türk devletlerini yönetiyor. Bizimkiler de onlara şirin görünmek için bir müslüman aliminfeda ediyor. İşkence eden kadar işkenceye yol açan da suçlydur
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23