''FETÖ, Gül’ü Erdoğan’a karşı kışkırtıyor''
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Abdurrahman Dilipak, bugünkü yazısında ABD'nin köşeye sıkıştığını ve bundan dolayı tüm piyonlarıyla saldırıya geçebileceğini yazdı. Dilipak, FETÖ'nün Abdullah Gül'ü, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı kışkırttığını da belirtti.
Gazetemiz Akit yazarı Abdurraman Dilipak, ''Madem öyle, o zaman böyle!'' başlıklı bugünkü yazısında ABD'nin küresek bir mafya ve eşkıya halined önüştüğünü belirterek ''Bu durum ABD’nin en zayıf ve en tehlikeli olduğu andır. Bunu bilelim ve dikkatli olalım. Korku ve panik içinde saldırganlaşabilir'' uyarısında bulundu.
Yazısının devamında Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı döneminde yakın çalışma arkadaşlarının bir takım iş adamı ve STK temsilcileriyle görüşmeler yapıp Erdoğan ve hükümetin politikaları hakkında kara propaganda yürüttüğünü yazdı. Fetullah Gülen'in aslında Abdullah Gül'ü sevmediğini aktaran Dilipak, ''Ama o herkesi kullanmak ister. Gül’ü Erdoğan’a karşı kışkırtıyor. Bir yandan da kendi tabanına umut vermeyi ihmal etmiyor.. Gülen’in Gül aşkının ne Gülen’e, ne de Gül’e bir şey kazandıracağını sanmıyorum'' dedi.
İŞTE DİLİPAK'IN O YAZISI;
ABD rahat durmayacak. Çok büyük açıkları var, batıyorlar, dağılmanın eşiğine geldiler. Şimdi masaya yumruğu vurup, birilerinin kasasına el koyacaklar. ABD artı küresel bir mafya, küresel bir eşkıyadır.
Suudilere yaptığını bize yapmak istiyor.. 15 Temmuz’un intikamını almak istiyor. BOP’un intikamını almak istiyor. 30 yıl yatırım yapmışlar. CIA’nın kasasından çıkan, 50 milyar doların üstünde. Şimdi FETÖ’nün mal varlığına el konuluyor ya, bunlar bunu kendi paralarına el konuluyormuş gibi anlıyorlar.. Bir de bu hesabın dönüp kendilerinden sorulmasından korkuyorlar.
Sarraf davası aslında böyle bir senaryo idi. Ama işler bekledikleri gibi gitmiyor. Erdoğan’ı köşeye sıkıştırıp teslim alacaklarını sanıyorlardı, olmadı işte.
Bütün FETÖ’cüleri topladılar, Akşener’in oyu devede kulak. Cem Uzan kadar bile değil sosyolojik tabanı. “Yani çeyrek ekmek arası döner, bir kutu ayran bile” değil tabanı. Gül desen, Akşener’in yarısı kadar değil. Son kamuoyu araştırmasında bunu sormuşlar.
Ama vazgeçmeyecekler, durmayacaklar..
Gül Çankaya’da iken onun yakın çalışma arkadaşları, duyuyoruz Ankara’da, İstanbul’da, Kayseri’de bir takım işadamları, STK temsilcileri ile görüşmeler yapıyorlar.. “Erdoğan geriyor” diyorlar. Erdoğan’la devam etmenin mümkün olmadığını söylüyorlar. Bu gidişi “Macera” olarak görüyorlar. “Hoca efendi” ile masaya oturmaktan söz ediyorlar. “Bize ne Araplardan” diyorlar. Rusya ve Asya’yı risk olarak görüyorlar. Türkiye’nin geleceğinin NATO ve AB ülkeleri ile eskiden olduğu gibi yakın bir işbirliği ve diyalogla mümkün olduğunu söylüyorlar.. AK Partili bir takım eski politikacıları, iş adamlarını da ziyaret ediyorlar. Onları bu konuda ikna etmeye çalışıyorlar.
Gül’ü pazarlayanlar, aslında onun kalan itibarını da bitirecekler bu kafa ile.. İktidar aşkı ve Erdoğan öfkesi akıllarını zail etmiş sanki.
Hele Gülen’in son Gül güzellemesi yok mu? Gülen Gül’ü sevmez. Ama o herkesi kullanmak ister. Gül’ü Erdoğan’a karşı kışkırtıyor. Bir yandan da kendi tabanına umut vermeyi ihmal etmiyor.. Gülen’in Gül aşkının ne Gülen’e, ne de Gül’e bir şey kazandıracağını sanmıyorum.. Ama bu “Gül ve Haçlı muhibbi Gülen kardeşliği” bazı gerçeklerin daha iyi anlaşılması için iyi bir fırsat.. Gül’ün bu Gülen’in aşk serenadından çok da mutlu olduğunu sanmıyorum..
Gül müzesi, orada, kendine yabancı ülkelerden verilen nişanlar, hanımefendinin giydiği elbiselerin kullanım mekanları vs, bir takım söylentilerin ziyaretçilerin şuuraltını olumsuz yönde etkileyeceğinden kuşku yok..
Bugün Gül’ün yanında duranlar, bu gidişle yarın, isimlerinin aynı yekûn içinde yazılıp çizilmesini istemeyebilirler.. Gül’ü savunmaya kalkanların toplumda nasıl karşılandıklarını Gül biliyor mu acaba. Bir sorup öğrense.. Dar çerçevede “gayrimemnunlar koalisyonu” üyelerinin birbirini dolduruşa getirmelerine bakmayın. Tabanda bunların bir karşılığı yok. Aksine kaygı ve kuşku doğuruyorlar..
Başa dönecek olursak, eğer ABD kim üzerinden olursa olsun, ister PKK, ister PYD, ister DEAŞ, ister DHKP-C, FETÖ, ister CHP, HDP, ister İyi Parti, isterse Gül üzerinden Türkiye’de kaos çıkartmak isterse ya da kaos çıkarmak isteyenleri sahiplenecek olursa, onlarla eylem ve fikir birliği içine girecek olursa, halk onlara vereceği cevabı veriyor. Meydansa meydan, sandıksa sandık!
ABD göreceksiniz yalnız kalacak. PYD’liler bile oynanan bu kirli oyuna daha fazla alet olmak istemeyecekler.. Kriptolar hariç, ama diğerleri isyan edecekler. ABD yine de yoluna devam etmek isterse, geleceği varsa göreceği de var.
Diyorlar ki, ABD Sarraf davasında Türkiye’ye fatura kesecek. İyi biz de 15 Temmuz darbe girişiminin faturasını keselim ABD’ye, onlar bizim hesaplarımızı dondurmaya kalkarsa, biz de ABD’nin Türkiye’deki askeri tesislerini, nükleer başlıklarına yed-i emin olarak el koyalım. Hint keneviri dosyasını açalım, LİBOR dosyasını açalım. Dolar manipülasyonu dosyasını açalım.. PKK’ya yardım dosyasını ve faili meçhul cinayetler dosyasını açalım. Eşref Bitlis, Cem Ersever, JİTEM dosyasını açalım. Açacak dosya mı yok.
Gül böyle bir kavgada (...)