• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Fatura Çin'e kesiliyor! Kriz Türkiye'ye yarayacak

Yeniakit Publisher
2020-04-24 11:31:00 - 2020-04-24 12:04:49

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Fatura Çin'e kesiliyor! Kriz Türkiye'ye yarayacak

Türkiye'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının kısa vadede şirketlere olumsuz etkilerinin, orta vadede fırsata çevrilebileceği değerlendiriliyor. Salgının başladığı Çin'e karşı ortaya çıkan arz ve talep yönlü olumsuzluklar sonucunda, üretim açısından G20 ülkeleri arasında ilk sırada Türkiye ön plana çıkıyor.

AA muhabirinin Türkiye Bilimler Akademisinin (TÜBA) "Covid-19 Pandemi Değerlendirme Raporu"ndan derlediği bilgilere göre, küreselleşme nedeniyle tüm dünyayı hızla etkisi altına alan Kovid-19’un geçmişteki diğer salgınlar gibi önemli yapısal, ekonomik, sosyal ve siyasal değişimlere neden olması bekleniyor.

Kovid-19 ile devletin ekonomideki ağırlığının giderek artması ve küreselleşme yerine daha içe kapanan milli yaklaşımların öne çıkacağı tahmin ediliyor.

Ulaşım, turizm ve hizmet sektörleri bu süreçten en çok etkilenen sektörlerin başında geliyor. Tarım ve gıda güvenliğiyle sağlık altyapılarının önemi giderek artarken, para ve kredi piyasalarında da dijital sisteme dönüşün sinyalleri göze çarpıyor.

Güven sorunu

Kovid-19 nedeniyle sadece finansal piyasalarda değil, hayatın her alanında güven sorunu ortaya çıkıyor. Güven probleminden orta ve uzun vadede en çok etkilenen ülkenin Çin olacağı değerlendiriliyor. Kovid-19 salgınıyla, tedarik zincirinde Çin'in üretimine bağlı birçok ülkede üretici ve tüketici firmalar aksaklıklar yaşıyor ve arz kaynaklarını çeşitlendirmeyi düşünüyor.

Ancak, zaman içinde arz yönlü başlayan kriz, virüsün tüm dünyaya yayılmasıyla küresel talep krizine dönüşüyor. Bazı tüketiciler Çin menşeli ürünleri tüketmek istemezken, büyük mağazalar da bu ülkeden aldıkları ürünleri Çin menşeli olmaktan çıkarmaya çalışıyor.

Son yıllarda ticaret savaşları nedeniyle ABD’de Çin ürünlerine karşı olumsuz algı, daha da negatifleşiyor. Kovid-19 krizi bittiğinde, Çin’in süreçten sorumlu tutulacağına dair sinyaller gözleniyor.

Türkiye üretim üssü olmaya aday

Kovid-19'un kısa vadede şirketlere olumsuz etkilerinin, Türkiye'de orta vadede fırsata çevrilebileceği değerlendiriliyor. Yerli sanayinin öneminin ortaya çıktığı bu dönemde Türkiye, sanayi kapasitesiyle diğer ülkelerden olumlu ayrışıyor.

Çin’e karşı oluşan arz ve talep yönlü olumsuzluklar sonucunda, üretimin hangi ülkelere kayabileceği düşünüldüğünde G20 ülkeleri arasında akla ilk Türkiye geliyor.

Esnek üretim kapasitesi, büyük piyasalara yakınlığı ve ucuz iş gücüyle Türkiye, çevre ülkelerin üretim üssü olmaya aday konumunda bulunuyor. Çin’in büyük ölçekli üretimi yerine daha küçük ölçekli ama kaliteli, güvenilir üretim ve dağıtım kanallarının öne çıkması bekleniyor.

Dünyada Türk ürünlerinin kalitesi yakından tanınıyor. Bu dönemde, Avrupa ve Afrika pazarlarına, Amerika pazarını da ekleyebilmenin, ihracatçılar için önemli bir kazanım olacağı değerlendiriliyor. Çin ve Uzak Doğu’dan kaynaklanan ticaret sapması nedeniyle Türkiye’deki firmaların karlı çıkacağı öngörülüyor.

Uluslararası iş birlikleri

Salgının etkilerini fırsata çevirmek sadece Türkiye'de değil, diğer ülkelerde de tartışılıyor. Dolayısıyla bu dönemde sadece ihracatı artırma planları yapmak yerine sermaye darlığı ortamında firmalara stratejik ortaklar alabilmek de önem taşıyor. Bu dönemde Türkiye’de, üretimde ve ticarette uluslararası iş birliklerini artırmanın düşünülmesi gerekiyor.

Bu yeni dönemde Çinli firmaların yanı sıra, Çin’de fason üretim yaptıran birçok uluslararası firma için de Türkiye’nin önemli bir üretim üssü olabileceğine dikkati çekiliyor.

Çin’in bozulan algısının sebepleri arasında kazan-kazan anlayışı yerine ülkenin kendi ekonomik çıkarlarını öncelediğini de göz ardı etmemek gerekiyor. Öte yandan Türkiye, sermaye ihtiyacı olan ama esnek, güçlü üretim ve iş gücüyle güçlü bir ortak olarak ön plana çıkıyor.

Üçüncü ülkelere sadece ihracat yapmayı değil, küresel eğilim olarak yerel üretimin ve üretim çeşitlendirmesinin artacağı düşünülerek, finansal gücü kuvvetli uluslararası ortaklarla diğer ülkelerde yatırım yapmak önem kazanıyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

mustafa

bosuna sevinmeyin afganistana oyun yaptilar iraka yaptilar ve nicelerine hep kendi duzmecelerinin faturasini rakip olabileceklere kesiyorlar sirada basta turkiye sonra pakistana endonezyaya hindistana bunlari yazin daha iyi gazetecilik yapin insanlari sensasiyonla eglence ile uyutan digerlerine benzemeye basladiniz yapmayin sizlere ihtiyaci bu milletin kendinizden sogutup milleti cakallarin yalanlarina yem etmeyin insallah

turan

avrupa insan hakları mahkemesi.uluslararası ceza mahkemesi .türkiye mahkemelerinden sırasıyla başvuru yapıp ölen akrabalarımız varsa avukatlar vasıtasıyla topluca dava acmak lazım.virüsün ilk cıkan ülke neresiyse.biyolojik silah yapmak için insan hayatıyla oynayan ülkeleri ceza aldırmak lazım
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23