• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Evlilikte kimsenin konuşmadığı mahrem konu! Müslüman çiftleri ilgilendiren araştırma

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Evlilikte kimsenin konuşmadığı mahrem konu! Müslüman çiftleri ilgilendiren araştırma

Müslüman toplumlarda mahrem kabul edildiği için çoğu zaman konuşulmayan evlilik içi cinsellik, bilimsel araştırmaların konusu oldu. Çalışmalar, dini hassasiyetin tek başına sorun oluşturmadığını; yanlış bilgiler, kültürel tabular ve eşlerin mahrem konuları birbirleriyle konuşamamasının evlilik hayatını olumsuz etkileyebildiğini ortaya koydu. Uzmanların bulguları “Din mi söylüyor, yoksa biz mi öyle zannediyoruz?” sorusunu da gündeme taşıdı.

Evliliğin belki de en mahrem konusu...

İnsanlar ekonomik sıkıntılarını, aile içindeki problemlerini hatta eşleriyle yaşadıkları tartışmaları yakın çevreleriyle paylaşabiliyor. Ancak konu cinselliğe geldiğinde kapılar kapanıyor.

Özellikle Müslüman toplumlarda mahremiyet hassasiyeti nedeniyle cinselliğin konuşulması çoğu zaman “ayıp” olarak görülüyor.

Peki bu yaklaşım gerçekten İslam'dan mı kaynaklanıyor, yoksa yıllar içerisinde dinle özdeşleştirilen kültürel kabullerden mi?

Bilim insanlarının yaptığı araştırmalar dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.


MÜSLÜMAN KADINLAR ÜZERİNDE ARAŞTIRDILAR

2026 yılında yayımlanan ve Türkiye'deki Müslüman kadınları inceleyen bir araştırmada, cinsellikle ilgili yanlış inanışlarla yaşanan cinsel sıkıntılar arasında anlamlı bir ilişki tespit edildi.

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri ise dindarlık konusunda ortaya çıktı.

Kişinin kendisini daha dindar olarak tanımlaması tek başına daha fazla cinsel sıkıntı yaşaması anlamına gelmiyordu.

Buna karşılık cinsellikle ilgili yanlış veya işlevsiz inanışların artmasıyla yaşanan problemlerin de arttığı görüldü.

Bu sonuç, yıllardır birbirine karıştırılan iki kavramı yeniden gündeme getirdi:

Dini hassasiyet ve kültürel tabu.


İSLAM'DA CİNSELLİK YASAK DEĞİL, SINIRLARI VAR

İslam'ın cinselliğe yaklaşımı zaman zaman yanlış bir şekilde “cinselliği reddetmek” şeklinde yorumlanabiliyor.

Oysa İslam cinselliği bütünüyle yasaklayan bir anlayış ortaya koymuyor; cinsel ilişkinin meşru alanını evlilik içerisinde belirliyor.

Kur'an'da eşler arasındaki ilişki dikkat çekici bir benzetmeyle anlatılıyor:

“Onlar sizin için bir elbisedir, siz de onlar için bir elbisesiniz.”
(Bakara, 187)

Elbise insanı örter, korur ve ona en yakın olan şeylerden biridir.

Dolayısıyla evlilik yalnızca aynı evde yaşamak veya ekonomik bir ortaklık kurmak değil; eşlerin birbirlerine bedensel ve duygusal olarak yakın oldukları özel bir birliktelik olarak karşımıza çıkıyor.


HELAL OLAN BİR KONU NEDEN “AYIP” SAYILIYOR?

Asıl dikkat çekici soru da burada ortaya çıkıyor.

Nikâh içerisindeki cinsellik meşru olduğu halde Müslüman toplumlarda bunun hakkında bilgi edinmek veya eşlerin kendi aralarında konuşması neden zaman zaman ayıp kabul ediliyor?

Araştırmalar, kültürel normların burada önemli rol oynayabileceğine işaret ediyor.

Evli Müslüman kadınlarla gerçekleştirilen 2026 tarihli başka bir çalışma da mahremiyet, güven, eşler arasındaki iletişim ve doğru bilginin evlilikteki yakınlık açısından önemini ortaya koydu.

Çalışmada kültürel kabuller ile dini rehberliğin her zaman aynı şey olmadığına dikkat çekilmesi de öne çıkan noktalardan biri oldu.


EŞLER BİRBİRLERİYLE BİLE KONUŞAMIYOR

Sorunun en hassas noktalarından birini ise eşler arasındaki iletişim oluşturuyor.

İnsanların mahrem hayatlarını başkalarına anlatmaması elbette mahremiyetin doğal bir sonucu.

Ancak aynı suskunluğun karı-koca arasında yaşanması farklı problemlere kapı aralayabiliyor.

Eşlerden birinin beklentisini, rahatsızlığını veya duygusal ihtiyacını diğerine söyleyememesi zaman içerisinde yanlış anlamalara neden olabiliyor.

Böylece dışarıdan hiçbir problemi bulunmayan bir evlilikte, iki insan birbirinden giderek uzaklaşabiliyor.

DİN Mİ SÖYLÜYOR, YOKSA BİZ Mİ ÖYLE ZANNEDİYORUZ?

Araştırmaların ortaya çıkardığı tablo önemli bir ayrımı yeniden hatırlatıyor:

Mahremiyet başka, bilgisizlik başka.

İslam'da mahremiyetin korunması önemli bir ilke. Ancak mahremiyet, eşlerin birbirlerinden utanması veya evlilikleriyle ilgili doğru bilgiye ulaşamaması anlamına gelmiyor.

Tam tersine yanlış bilgilerin dini hüküm gibi kuşaktan kuşağa aktarılması, insanların aslında dinin koymadığı birtakım yasakları varmış gibi düşünmesine yol açabiliyor.

Dolayısıyla belki de sorulması gereken soru şu:

Evlilikte “ayıp” olduğunu düşündüğümüz şeylerin ne kadarı gerçekten dinin hükmü, ne kadarı toplumun yıllar içerisinde oluşturduğu kültürel kabuller?

Bilimsel araştırmalar bu ayrımın özellikle evlilik hayatında sanıldığından çok daha önemli olabileceğini gösteriyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23