Emine Erdoğan: En çok ihtiyaç duyduğumuz şey...
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’nın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi kapsamında başlatılan “Sıfır Atık Mavi” projesi, ülkemizin denizlerini ve su kaynaklarını koruma altına alıyor.
Sıfır Atık Hareketi kapsamında, yeni bir adım daha atıldı ve ülkemizi çevreleyen denizlerin korunmasını desteklemeyi hedefleyen “Sıfır Atık Mavi” projesi hayata geçirildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan Emine Erdoğan'ın himayesinde gerçekleştirilen Sıfır Atık Projesinin yeni bir ayağı olan Sıfır Atık Mavi projesi bugün start verdi. Ülkemiz kıyı ve denizlerinin korunmasına destek olmak amacıyla yaz boyunca devam edecek “Sıfır Atık Mavi” projesinin ilk adımı TURMEPA işbirliği ile hayata geçirildi.
Beşiktaş sahiline dalan dalgıçlar atık temizliği gerçekleştirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum ve DenizTemiz Derneği/ TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşti.
Beşiktaş sahilinde bulunan İstanbul Ziya Kalkavan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde Boğaz'a dalan dalgıçlar, atık çıkarmaya başladı. Proje 3 ay boyunca devam edecek. Şahika Ercümen, deniz altında gördüğü manzaraları anlattı. "Deniz benim yaşam alanım" diyen Ercümen, suya daldığı zaman kaydettiği görüntüler ile denizlerdeki canlıların yaşamına dikkat çekti. Çocukken astım hastası olduğunu söyleyen Ercümen, bu hastalığı deniz ile aştığını söyleyerek son nefesini verene kadar doğanın temizliği için çalışacağını söyledi.
Dünyanın tüm güzellikleri ve kaynaklarıyla toplumların ortak mirası olduğuna dikkat çeken Sayın Emine Erdoğan, Sıfır Atık Mavi Projesi’nin ilk adımının atıldığı toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bugün burada sıfır atık projesinin çok önemli ayaklarından biri olan deniz kirliliğinin önlenmesini konuşmak için bir aradayız. Bu güzel programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. İnsanlık ailesi olarak uzun bir tarihi geride bırakarak bugünlere geldik. Her çağ kendi gerçeği ile anıldı. Bugün içinde yaşadığımız çağ için sıklıkla bilgi çağı ya da teknoloji çağı diyoruz. Fakat üzülerek söylüyorum ki, bizler aslında plastik çağını yaşıyoruz. Yapılan bir araştırmaya göre, dünyada bir yılda üretilen plastik miktarı 300 milyon tonu buluyor ve bu rakam gün geçtikçe artıyor. Dünyadaki toplam plastik miktarının 5 milyar tona ulaştığı tahmin ediliyor. Araştırmacılar, bu atıkların dünyayı sarmaya yetecek miktarda olduğunu söylüyor. yani plastiklerle çepeçevre kuşatılmış durumdayız.
En çok ihtiyaç duyduğumuz şey eğitim
İnanıyorum ki, bu yüzyılın en hüzünlü fotoğraflarından biri, plastiklere dolandığı için ölen deniz kaplumbağalarının ve diğer canlıların trajedisidir. Bu sahne belgesel kanallarında gördüğümüz alelade bir durum değil. Tüketim kültürünün, etrafındaki her şeyi tüketen ve öldüren bir yaşam biçimi olduğunun ispatı. Birleşmiş Milletlerin verilerine göre denizlerdeki çöplerin yalnızca yüzde 15’i deniz yüzeyinde bulunuyor. Bu çöplerin yüzde 70’i deniz yatağında ve dipteki doğal hayata, telafisi çok zor zararlar veriyor. Türler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya geliyor, ekosistem büyük yaralar alıyor. Bu atıklar yalnızca denizleri kirletmekle kalmıyor, besin zincirinin de bir parçası haline geliyor. Plastikleri yiyecek zannederek yutan balıklarla bu kirlilik insan sağlığını da tehdit ediyor. Deniz mahsulü yediğimizi sanırken mikro plastiklerle besleniyoruz. Her yıl yaklaşık 8 milyon ton çöp denizlere ve okyanuslara karışıyor. Deniz çöplerinin yüzde 80’inin karasal kökenli olduğunu biliyoruz. Yani bizlerin attığı çöpler ve tek kullanımlık plastikler sulara karışıyor. Tabi sorunun daha da derinine inersek, aşırı üretimi ve bilinçsiz tüketimi görüyoruz. Bu noktada en çok ihtiyacımız duyduğumuz şey eğitim. Biz, eğitimi atlar ve sürekli olarak çöp temizlemeye devam edersek hiçbir yere varamayız. Çöpleri kaynağında ayrıştırmak kadar çöpün en başta oluşmasını engelleyecek davranış biçimlerini de bir bilinç olarak aşılamalıyız.
1 dakikada 1 çöp kamyonu denize dökülüyor
Bununla beraber her kolaylığın iyilik olmadığını, mesela tek kullanımlık plastik araç gereçlerin hayatı kolaylaştırmaktan ziyade yok ettiğini gür sesle anlatmalıyız. Ben çocuklarımızın ve gençlerimizin artık bu bilinçle yetiştiğine inanıyorum. Yine de tüm STK’ları, özel sektörümüzü ve ilgili tüm kurumlarımızı bilinçlendirme çalışmalarına katkıda bulunmaya davet ediyorum.