Dayatmacı sisteme karşı tarihi adım! HÜDAPAR milletin sesine kulak verdi ailelerin hakkı için kanun teklifi sundu!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
HÜDAPAR, okullarda zorunlu tutulan ve pedagojik hiçbir geçerliliği kalmayan karma eğitim zorunluluğunun esnetilmesi, velilere çocuklarının fıtratına uygun eğitim ortamını seçme özgürlüğü tanınması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na kanun teklifi sundu.
HÜDAPAR milletvekilleri Zekeriya Yapıcıoğlu, Serkan Ramanlı, Faruk Dinç ve Şahzade Demir'in imzasıyla Meclis Başkanlığı'na iletilen kanun teklifinde, okullarda imkan ve ihtiyaçlara göre yalnızca kız ya da yalnızca erkek öğrencilere ayrılan müstakil sınıflar veya okullar oluşturulabilmesinin önünün açılması talep edildi.
Kanun teklifinin gerekçesinde şu ifadeler kullanıldı:
Ülkemizde 1924 yılında ilkokullarda, 1927 yılında ise ortaöğretimde başlatılan karma eğitim, genel olarak dünyada son yüzyıllarda gelişen siyasi, ideolojik ve felsefi düşünce akımlarının etkisiyle eğitim sistemlerine giren bir uygulamadır. Başlangıçta kadın-erkek eşitliği ve modern eğitim modeli temelinde ele alınıp sunulan bu uygulama; zamanla tek tip insan yetiştirmeyi amaçlayan, eğitimi de insanı ve toplumu hâkim ideolojiye göre şekillendirmede bir araç olarak gören ideolojik devlet anlayışında önemli bir dayatmaya dönüşmüştür.
“EĞİTİM HAKKI İHLAL EDİLDİ” İDDİASI
“Özellikle 28 Şubat sürecinde keyfi uygulamalar ve idari tasarruflarla karma eğitim tamamen zorunlu hâle getirilmek istenmiştir. Bu tutum, karma olmayan eğitim talebinde bulunan kesimlerin eğitim hakkını ihlal ederek toplumsal sorunlara sebebiyet vermiştir. Son yıllarda karma eğitim uygulamasının bilimsel ve pedagojik bir temelinin olmadığı yönündeki eleştiri ve değerlendirmeler dünya genelinde artmış; bu uygulamanın eğitime ve kadın-erkek eşitliğine iddia edildiği gibi katkı sağlamadığı tespit edilmiştir.”
Tek cinsiyete dayalı eğitim ortamlarının olumlu sonuçlar doğurduğu iddia edilen gerekçe şunlar denildi: “Bu nedenle birçok Avrupa ülkesinin yanı sıra Japonya, Amerika ve Avustralya gibi ülkelerde karma olmayan eğitime rağbet artmıştır. İnsanların kadın ve erkek cinsiyetlerine göre farklı yaratılış özelliklerine ve fıtrata sahip oldukları inkâr edilemez bir gerçektir. Bu farklılıklar, öğrenme ve eğitim süreçlerini de doğrudan etkilemektedir. Söz konusu farklılıklar dikkate alınmadan, farklı cinsiyetlerdeki öğrencilerin aynı eğitim ortamında, aynı usul ve yöntemlerle eğitilmesi; hele hele bunun mecburi tutulması makul ve bilimsel bir uygulama değildir.
“VELİYE TERCİH HAKKI TANINMALI”
“Bilimsel bir temele, toplumsal taleplere ve gerçekliğe dayanmayan karma eğitimin herkese zorla dayatılması, önemli bir insan hakları ihlalidir. Erkek ve kız her birey; fıtratına, yeteneklerine ve özelliklerine uygun, karma olmayan bir eğitim alma hakkına sahip olmalıdır. Öğrenci velilerine de bu konuda bir tercih hakkı tanınmalıdır. Böylece toplumun, inanç ve değerleri gereği karma olmayan eğitimi tercih eden kesiminin talep ve ihtiyaçları da karşılanmış olacaktır.”
KOMİSYON’A SEVK EDİLDİ
Kanun teklifi Meclis Başkanlığı tarafından Milli Eğitim, Kültür ve Gençlik Komisyonu’na sevk edildi. Komisyon’dan geçerse ve Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilirse karma eğitim zorunluluğu ortadan kalkacak.
YUSUF TEKİN DE GÜNDEME GETİRMİŞTİ
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de daha önce tek düzen sınıf sistemini dile getirmişti. Tekin şunları demişti:
“Kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin en baştaki argümanı, 'Ben çocuğumu erkeklerle aynı okula göndermek istemiyorum' oluyor. Şimdi benim Milli Eğitim olarak birincil hedefim ne? Kız çocuklarının okullaşması sağlamak. O zaman veliyi ikna etmek için biz, gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz, veli isterse çocuğunu kız okullarına gönderebilmeli, isterse erkeklerin gittiği okullara gönderebilmeli.”