Dr. Çorlu: "Srebrenista Katliamı, Dünya Devletlerine Çıkış Kapısı Oldu"
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Hüseyin Çağrı Çorlu, "Sırplar tarafından 8 bin 272 Bosnalı erkeğin katledilmesi olayında, Uluslararası Adalet Divanı'nca verilen karar, günümüzde konvensiyonel orduları kullanan ülkeler için bir çıkış kapısı oldu. Mesela ABD, YPG'nin Suriye'de yaptığı hiçbir eylemden dolayı sorumlu tutulamayacak." dedi.
Taha Emre Özdemir ANKARA
Necmettin Erbakan Üniversitesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Hüseyin Çağrı Çorlu, yeniakit.com.tr'ye açıklamalarda bulundu. Çorlu, Sırpların Srebrenista Soykırımı ile uluslararası hukuk kurallarını ağır bir şekilde ihlal ettiğini vurgulayarak, "Srebrenista'da 8 bin 272 Bosnalı erkek Sırp Kuvvetleri tarafından katledildi. Yugoslavya dağılırken Bosna Hersek bağımsızlığını ilan etmişti. Bosna içindeki Sırplar 'madem Yugoslavya dağılıyor ve bunlar bağımsızlıklarını ilan edecekler, biz de Bosna'dan bağımsızlığımızı ilan ederek kendi devletimizi kuralım.'dediler. Kendilerine göre Sırp Cumhuriyeti adında bir devlet kurdular. Bu devlet adıyla Bosnalılara karşı askeri eylemlere giriştiler. Srebrenista bu eylemlerden bir tanesiydi. Srebrenista'da yaşananlar ciddi anlamda soykırım niteliğindeydi. Uluslararası hukukun ağır ihlallerinden bir tanesiydi." ifadelerini kullandı.
Srebrenista katliamında Uluslararası Hukuk Divanı'nın verdiği kararla hukuk kurallarını hiçe saydığını belirten Çorlu şunları söyledi:
"Bosna Hersek, 'Srebrenista Soykırımı'nı yapanlar senin desteğini aldılar.' diyerek Sırbistan'a dava açıyor. Başvuruyu inceleyen Uluslararası Adalet Divanı da kararında sorumluluğun doğmadığını söylüyor. Gerekçe olarak da 'eylem esnasında yani bizzat katledilme sırasında Federal Yugoslav Cumhuriyeti'nin herhangi bir kontrolü söz kunusu değil.' ifadelerini kulllanıyorlar. NATO evraklarına dayanarak böyle bir karar verdiler. Srebrenista Davası'nda, 'Federal Yugoslav Cumhuriyeti istemeseydi bu katliam yine olur muydu?' sorusu göz ardı edildi. Bu soru bizi uluslarası hukukta 2. maddeye götürüyor. Bir devlet belli bir fiili işleyerek ihlalde bulunabilir. Aynı zamanda yapması gereken bir fiili yapmayarak da sorumluluğu doğabilir. Uluslararası Adalet Divanı işte bu soruyu sormadı. Federal Yugoslav Cumhuriyeti istemeseydi bu katliam yine olur muydu?"
Sırpların Srebrenista katliamına ilişkin verilen kararın, konvensiyonel orduları kullanan devletler için bir çıkış kapısı olduğunu vurgulayan Dr. Çorlu sözlerine şöye devam etti:
"2006'da verilen Srebrenista kararından sonra konvensiyonel orduların kullanılmasının yaygınlaşması ciddi riskler taşıyor. Bu karar dünya devletleri açısından da bir çıkış kapısı oldu. Bosna-Sırbistan kararından sonra vekalet savaşlarında bu yaygınlaşmadan bahsedebiliriz. Dünyanın her yerinde örnekleri de var. Mesela Amerika Birleşik Devletleri'nin YPG'nin yaptığı eylemlerden dolayı hiçbir şekilde sorumluluğu doğmayacak. Bosna-Sırbistan davasındaki özel kontrol şartı, kontrol sınırlarının belirlenmesinde devletlerin diledikleri gibi sorumluluktan kurtulması için bir alan sağlıyor."