• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dört sınıf insan

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Dört sınıf insan

Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Dört sınıf insan' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;


Alak suresi ile okuduk. Kalem suresi ile yazmayı öğrendik. Müzzemmil suresi ile iç eğitimi ve görev paylaşımını yaptık.

Müddessir, inzar suresi. Uyarı suresi.
Ve burada da artık harekete geçme, uyarma.Önce metoddan başlayarak. Dolayısıyla önce uyaracağımız toplumu, kitleyi tanımamız lazım. Hepsi beş parmağın beşi bir değil. Bir taraftan kitleyi tanıma, turnusol kağıdı gibi.

Diğer taraftan da Allah'ın insanları imtihan etme işi var. Yoksa diğer türlü Allah kendini de gösterirdi.
Herkesi de hidayete erdirirdi. Ama istiyor ki insanoğlu Allah'ın son model yaratması, kendi ayağı üzerine durabilsin. Kendi aklıyla hakikati bulabilsin.
Bunun da işte böyle bir yöntemi var. Allah böyle bir yöntem belirlemiş. Yoksa kendini her şeye açık edip hidayet nasip edebilirdi. Herkes tek ümmet olurdu Allah dileseydi.

Şimdi burada imtihan hemen başlıyor. İşte 19 ayeti.
Yani bir taraftan ayetler var, anlıyorsun, üstüne düşen bilgiler var. Bazılar da hakikaten sadece bizi imtihan ediyor. Tam bir imtihan. Yani işte Allah dediyse doğrudur. Ben anlayamıyorsam bile bir hikmeti vardır. Başka bir hikmeti vardır.


 

Burada bunu aramak lazım. Bu da işte onlardan birisi 19 ayeti. Bu 19 adedi başka türlü çalışılmayacak anlamına değil, çalışılabilir.
İşte sonra melekler, meleklerden sonra ıdde diye geçiyor. Adetleri 19 diye geçiyor. Bu her türlü çalışılabilir.

Ama buradaki asıl mevzu, bu 19 bile ve özellikle sayısı imtihan, fitne fitne. İmtihandan öte menfi bir imtihan. Kim için? Kafirler için. Kafirler burada tosluyor. Onun tarzını da söylüyor. Allah bununla ne demek istedi falan diye hafife alıyorlar. Yani burada bir lakaytlık var. Yani bunu hafife alma var. Ama mümin, müminğn ise imanını artırır. Nasıl artırır? Gaybe iman diyoruz ya görmediğine bilmediğine. Bu da onun bir parçası. Allah buyurdu. Allah dedi. Öyleyse amenna ve saddekna. Kabul ettik, iman ettik. İşte bu imanı fırlatıyor yükseklere.

Dolayısıyla burada bu imtihan ayetine karşı insanların koydukları tavır üzerinden muhatap kitle, inzar edeceğimiz kitle dört gruba tanzim ediliyor.

1. Kafir.
Onun fitnesi imtihanı bu.
2. Mümin. Müminin imanını artırıyor.
Bir tarafta kafir bir tarafta mümin. Arada arada üçüncü sınıf olarak ehli kitap.
3. Ehli kitap için de diyor "liyestegine" yakınlaşasınız. Niye yakınlaşasın? Çünkü en yakından başlayacaksın. Bu davaya en yakın ehli kitaptır. Tevrat ehli kitabı. Ondan daha alası İncil ehli kitabı. Ondan da daha alası yeni oluşan Kur'an ehli kitabı. Adam Kur'an ehliyim diyor ama bir sürü alevere dalevere. Yani kitaba yaklaşım tarzı şu bu vesaire. Ama o zaman ona bile davet ederken onunla yakınlaşmak için neyle yakınlaşacaksın? Sekar ve 18 adet Melek üzerinden. Niye? Kafir belki onu bilmiyor ama ehli kitap en azından sekarı biliyor. Cenneti cehennemi biliyor. Allah'ı biliyor. Kitabı biliyor. Resulü biliyor. Bu bilinenler üzerinden onlarla yakınlaşarak hedefe ulaşacaksın. Yani bununla bir göz kırpma.
4. Kalbi hastalıklı olan.
Yani dörtlü grup. Dörtlü grup.


 

Bunların içinden bir de ikili tasnif var.
İkili taslif ederken de müminler ve ehli kitap bir gurub. Bakın ehli kitap da müşrik. Ama müminler ve ehli kitap şüphe etmesinler. Yani burada kafirler gibi şüpheye düşmesin. Bilgileri üzerinden İncil, Tevrat ve Kur'an bilgileri üzerinden bu yeni davete uyarıya kulak versinler. Bildikleri üzerinden bilmediklerini öğrenerek yürüsünler.

Böyle bir hem dörtlü tasnif birer birer, hem de ikili tasnif. Peki bu dörtlüden anladık kafir var, mümin var, ehli kitap var. Dördüncüsü de kalpleri hastalıklı olan.
Bakın burada münafık da demiyor. Münafık Medine toplumunun bir kavramıdır. Münafık ne demek? Yani iki yüzlü. Mümin değil, mümin görüntü veriyor. Bu Mekke'de olur mu? Mekke'de zaten her taraf küfür. Yani niye adam mümin görüntüsü versin? Münafıg ya ajan olcak veya yani mahalle baskısı olmasın diye mümin görünecek. Bu nerede olur? Medine toplumunda olur. Zaten orada Allah Teala münafık kavramını kullanıyor. Burada ise farklı bir kavram kullanıyor. Kalpleri hastalıklı


 

Bakın bütün tefsirlere meallere bakın. Burada toslamışlardır. Burada kalpleri hastalıklı olan diyor.
Münafık demiyor. O böyle bir mekkevari evre toplumda olmaz. Burada kalpleri hastalıklı olan ne demek? Kalp, akıl aslında. Beyin için kullanılıyor. Kur'an'ın terminolojisi Arapçada. Ve yani aklı, kararsız, hastalıklı. Hani düşünce oturmamış, kanaati oturmamış. Bir orada bir burada. Sabah şuna inanıyor, akşam buna inanıyor. Duyduğuna yöneliyor. Veya İslami hakikatlerin bir kısmına evet diyor, bir kısmına hayır diyor. Akıl yürütüyor diye şu anda birçok solak veya ateist veya bu akılcı zihniyetleri buraya koyabiliriz.

Ve bunları da Allah Teala ehli kitaptan daha sıkıntı görüyor. Niye? Ehli kitabın bir altyapısı ve donanımı var. Ehli kitapla mesela bayanla evlenebiliyorsun.
Kestiğini yiyebiliyorsun. Yani bir parça ayrıcalık var ehli kitaba. Nispeten ama o da müşrik. Fakat buradaki kalpleri hastalıklı olan kanaat oturmamış. Hastalıklı, hasta adam gibi yaklaşacaksın. Ama ikili tasnifte onu da Allah ehli kitabın da ötesinde kafirlerle aynı gruba koyuyor.

Onlar da şunu derler. Allah bu misalle yani 18 adet melekle ne demek istedi derler. Yani burada bir parçahafife alma var, anlaşılmaz bir şey var.
Bu da çok saygıya yakışmaz haşa. Kitabiliğe yakışmaz, hakkaniliğe yakışmaz. Böyle biraz hafife alıcı. Hep öyledirler bu tür bazı konularda. Hakikaten bizim boyumuzu aşabilir bu konular. Haddimizi bilmek gerekir.


 

Nihayetinde şu anda ilmen teknolojik olarak anladıklarımız belki bin yıl önce o zaman daha da anlaşılmıyordu. O zaman bazı İslam alimleri bile bakıyorsun alakasız laflar etmişler. E sen ona ne bakıyorsun? Yani o öyle anlıyor anlamaya çalışıyor.
Sen bu sözün Rabbine bak. Onun yapıp ettiklerine bak. Anlamaya çalış. Saygı duy. Efendim onca delil var ortada.

Bu SEKAR ve 19 bekçi Melek te seni fitneye sevk edecek bir şey. O zaman orada da önceki bildiklerin üzerinden bunu Allah söylediyse doğrudur deme olgunluğunu göster lütfen. Böyle bir seviye göster.
Bu beklenir ama onlar bunu alaya dönüştürürler. Bir fırsat bulmuş, mal bulmuş mağribi gibi hemen onun üzerinden işi alaya alma, hafife alma, sorgulama. Bu tür insanları çok görürsünüz. Bunlar daha çok sözde aydın, sözde sanatçı, sözde aklı zekası evvel kendince uçuyor kaçıyor. Fütursuz, laubali, lakayd tipleri çok görürsünüz.

İşte Allah Teala böyle bir dörtlü tasnif yapıyor. Mümin, ehl-i kitap, kalbi hastalıklı olan ve kafir.
Kafir zaten bodoslama İslam'ı inkar eden anlamına. Bunların en tehlikelisi kafir. Sonra kalbi hastalıklı olan ve en yakın olabilecek de ehl-i kitap.
Onların içinde de gene tasnif var daha sonraki ayetlerde de gelir. İşte kafir, kafir, kalbi hastalıklı olan, hatta ayette aynen öyle geçer. Maraz'ı biliyoruz. Kalplerinde maraz yani hastalık var maraz. Ehli kitap ve mümin. Mümin tabi ki belli. Kafir de zıttı. Öbür iki grup da arada. Kalbi hastalıklı olan kafire yakın. Ehl-i kitap olan da mümine yakın ama mümin değil.


 

Böyle bir dörtlü tasnif yapıyor ve bu tasnife göre doğru teşhis doğru tedavi. Böyle bir tasnifi bileceğiz. Ona göre insanlara yaklaşacağız. İnzar ederken, uyarırken. Öyle herkese aynı kategoriye koyup toptancı bir yaklaşım değil. Dolayısıyla kafir en karşıt. Mümin, yoldaş. Münafık yok erken dönemde. Münafık belki şeye benziyor. Kalpleri hastalıklı olana benziyor ama münafık tabiri Medine'nin tabiri. Yani İslam güçlendikten sonra, devlet olduktan sonra ona karşı öyle görünenler. Ama burada öyle görünmesine gerek yok zaten.
Çünkü İslam zayıf. Topu topu sayılı kişi. Zaten makul de değil münafık olması. Zaten ayette de öyle geçmiyor. Ve bu ıskalanıyor.

Onun için ayetleri, sureleri Mekki, medeni diye tasnif etmek çok önemli. Bu ayetlerin hakkını vermek açısından. Ve bakın şu tanımlamayı, dörtlü tasnifi hiçbir yerde bulamazsınız. Hiçbir tefsirde, hiçbir dini fıkıh kitabında hiçbir yerde bulamazsınız.
Ama Allah Teala ilk uyarı suresinde bizi göreve davet ederken bu tasnifi yapıyor. Elimize veriyor bu tabloyu. Buna göre davranın dercesine.

Ehli kitapla bu sekar gibi bu benzeri ayetler üzerinden yani ortak kavramlar üzerinden, ortak zemin üzerinden yürümeye çalışın ki onları yakınınıza çekin. Liyestegine. Bak yeste, iste.
Gıyn, yakın. Türkçe, Kuran-ı Türkçe. Orada geçen kelime budur. Ve kalpleri hastalıklı olanlara da onlara hasta gibi davranın. Hastaya nasıl davranılır? Değil mi onu kazanmaya çalışırsın. Ama kafir, bodoslama, işte sekara atılan, sekarlık olan onların durumu farklı. Tabii ki ona da yumuşak sözle başlayacaksın ama onun statüsü farklı. Yani bir yerden sonra ondan beri olacaksın vs.


 

İşte bu tasnifi bilmezsek doğru tedavi, davet yapamayız. Hakikaten bu konuda iddialıyım. Ben yıllardır çalışıyorum bunları ve hiçbir yerde bulamazsınız bu tasnifi. Ama Kuran'da var.
Ama Kuran'da varken insanlar niye? Bugün hala bu konuda bodosluyorlar. Doğru teşhis olmayınca tedavi doğru olmaz. Metot da yerine oturmaz.
İşte bize Allah-u Teala burada, İnzar suresinde nasıl davranacağımızı bize öğretecek. İşte kime nasıl davranacaksın.

En güzel metot Rabbimizin. Nebi aleyhisselam da buna göre davrandı zaten. Buna göre acelecilik olmaz. Böyle hemen insanları tekfir etmek olmaz. Arada çoğunluk var. Sekarı garanti eden tekfir tayfası sınırlıdır. Mümin tayfası da sınırlıdır. Çoğunluk ehl-i kitap ve kalbi hastalıklı olanlardır. Öyleyse bu çoğunluğu yok sayamazsın. Evet, kafirin karşısındasın. Ona bile davet götüreceksin de, özellikle peki bu aradaki ehl-i kitabı unutmayacaksın. Dün Tevrat ehl-i kitabı vardı, sonra İncil ehl-i kitabı oldu. E bugün de Kur'an ehl-i kitabı var, onlara benzeşen, onlar gibi davranan, kitabın ismini anan ama sadede gelmeyen tayfa.
Onları da yok sayamazsın. Kur'an ehl-i kitabı İncil ehl-i kitabından üstündür. İncil ehl-i kitabı da Tevrat ehl-i kitabından üstündür. Ve Tevrat ehl-i kitabıyla kitapsız müşrikler aşağı yukarı İslam'a düşmanlık açısından birbirine yakındır. En şedidlerdir. Bunların ileriki surelerde de tasnifi yapılıyor. Ama burada bir ön tasnif. Daha sonra da alt gruplar tasnif ediliyor. Ve buna göre bilinçli davranmamız lazım.

Dolayısıyla İnzar suresinde bu kodlar bize veriliyor. Elimize kat'i bir şekilde ayet olarak. 19' rakamı da çalışılabilir ama burada asıl insanları tanımlama aracı. Turnusol kağıdı. Onlara nasıl yaklaşılacak? Bu diğer türlü çalışmaları yok saymak anlamına gelmiyor ama asıl amaç bu tasnifi bilip, ona uygun metotla hareket etmektir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23