• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dokunulmaz İsrail efsanesi YIKILDI! Alper Tan, Aksa Tufanı’nın 3 yıllık bilançosunu yazdı

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Dokunulmaz İsrail efsanesi YIKILDI! Alper Tan, Aksa Tufanı’nın 3 yıllık bilançosunu yazdı

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) yazarı Alper Tan, 7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı Harekâtı’nın üçüncü yılında kaleme aldığı yazısında, geçen sürede yalnızca Filistin’de değil küresel sistemde de önemli kırılmalar yaşandığına dikkat çekti. “Bundan böyle ne İsrail, ne Filistinliler ne de dünya 7 Ekim öncesine dönebilir” diyen Tan, İsrail’in güvenlik doktrininden Siyonizmin küresel algısına, Filistin’in uluslararası desteğinden İslam dünyasındaki yakınlaşmaya kadar yaşanan değişimleri değerlendirdi.

Stratejik Düşünce Enstitüsü yazarı Alper Tan, “Dünyayı Dönüştüren Aksa Tufanı’nın 3 Yılı” başlıklı yazısında 7 Ekim 2023'ten bugüne uzanan sürecin kapsamlı bir değerlendirmesini yaptı.

Aksa Tufanı'nın yalnızca Gazze'de yaşanan bir askeri çatışma olarak değerlendirilmesinin yanlış olacağını kaydeden Tan, harekâtın sonuçlarının uluslararası sistemi etkileyen çok daha geniş bir boyuta ulaştığını yazdı.

Tan'a göre 7 Ekim sonrasında yaşananlar, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından oluşturulan uluslararası düzenin geleceğinin tartışıldığı küresel mücadelenin önemli cephelerinden birine dönüştü.


“DOKUNULMAZ İSRAİL EFSANESİ YIKILDI”

Alper Tan, Aksa Tufanı'nın en önemli sonuçlarından birinin İsrail'in yıllardır oluşturduğu güvenlik ve istihbarat üstünlüğü algısına vurulan darbe olduğunu ifade etti.

7 Ekim'de İsrail'in sınır ve güvenlik sistemlerinin kısa sürede aşılmasının Tel Aviv açısından büyük bir askeri ve psikolojik şok meydana getirdiğini belirten Tan, İsrail'in “dokunulmaz ve yenilmez devlet” imajının ağır yara aldığını kaydetti.

Tan, operasyonun hedeflerinin yalnızca askeri olmadığını; İsrail'in uluslararası alanda yalnızlaştırılması, Siyonizmin küresel etkisinin zayıflatılması, bağımsız Filistin devletinin yeniden dünya gündeminin merkezine taşınması ve ABD öncülüğündeki mevcut uluslararası düzenin sorgulanması gibi siyasi ve stratejik amaçların da bulunduğunu yazdı.


FİLİSTİN DAVASINDA DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM

Aksa Tufanı sonrasında ortaya çıkan en önemli gelişmelerden birinin Filistin meselesinin yeniden dünya gündeminin merkezine yerleşmesi olduğunu belirten Tan, Gazze'deki büyük yıkıma rağmen küresel ölçekte ortaya çıkan siyasi değişimin gözden kaçırılmaması gerektiğine dikkat çekti.

Tan, 7 Ekim öncesinde BM bünyesinde Filistin Devleti'ni tanıyan ülke sayısının 136 olduğunu, bugün ise Vatikan dahil bu rakamın 157'ye çıktığını aktardı.

Bu tabloyu Filistin davasının uluslararası meşruiyetindeki güçlenmenin göstergelerinden biri olarak değerlendiren Tan, başka ülkelerin de tanıma yönünde hazırlık içerisinde olduğunu ifade etti.


“DÜNYA 7 EKİM ÖNCESİNE DÖNEMEZ”

İsrail yönetiminin Gazze'de ilan ettiği hedeflere ulaşamadığını kaydeden Tan, Netanyahu yönetiminin “kesin zafer” söyleminin karşılık bulmadığını yazdı.

Tan, üç yıllık sürecin ortaya çıkardığı tabloyu şu ifadeyle özetledi:

“Bundan böyle ne İsrail, ne Filistinliler ne de dünya 7 Ekim öncesine dönebilir.”

İsrail'in kısa süreli savaşlarla sonuç almaya alışmış askeri yapısının uzun süreli bir yıpratma sürecine sürüklendiğini ifade eden Tan, bunun İsrail ordusu ve toplumu üzerinde ciddi sonuçlar oluşturduğunu kaydetti.


İSRAİL'DE DERİN KIRILMA

Alper Tan'a göre 7 Ekim'de yaşanan istihbarat ve güvenlik zafiyeti, İsrail devlet yapısında da önemli bir hesaplaşmanın önünü açtı.

Siyasi yönetim, ordu ve istihbarat birimleri arasında sorumluluk tartışmalarının devam ettiğini belirten Tan, uzun süren çatışmaların İsrail ordusunun personel, mühimmat ve askeri araç kapasitesi üzerinde de ciddi baskı oluşturduğu değerlendirmesinde bulundu.

İsrail toplumunda savaşın oluşturduğu psikolojik etkinin giderek ağırlaştığını ifade eden Tan, ülke içindeki siyasi ve toplumsal kutuplaşmanın da derinleştiğine dikkat çekti.


SİYONİZMİN KÜRESEL ALGISI SARSILDI

Tan'ın yazısında üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri de Siyonizmin dünya kamuoyundaki konumu oldu.

Gazze'de yaşananların ardından İsrail'e yönelik uluslararası tepkinin giderek büyüdüğünü kaydeden Tan, özellikle Batılı ülkelerde hükümetlerin İsrail politikaları ile toplumların yaklaşımı arasında ciddi farklılıkların ortaya çıktığını ifade etti.

Batı başkentlerinde düzenlenen Filistin'e destek gösterileri ve İsrail politikalarına yönelik artan tepkilerin mevcut anlatının kırılmasına yol açtığını belirten Tan, Siyonizmin küresel meşruiyet alanının daraldığı değerlendirmesini yaptı.

İSRAİL'E DESTEK VEREN ÜLKELERDE DE TABLO DEĞİŞİYOR

Aksa Tufanı'nın ilk dönemlerinde İsrail'e güçlü destek veren ülkelerde dahi kamuoyu baskısının arttığını belirten Tan, özellikle Avrupa'da hükümetlerin İsrail politikalarının giderek daha fazla sorgulandığına dikkat çekti.

ABD'nin İsrail'e desteğinin devam ettiğini ancak Amerikan kamuoyunda da önemli bir değişim yaşandığını kaydeden Tan, İsrail'in eskisi kadar rahat hareket edebildiği uluslararası ortamın giderek ortadan kalktığı görüşünü dile getirdi.

Tan'a göre İsrail henüz bütün destek hatlarını kaybetmiş değil ancak diplomatik ve toplumsal izolasyon süreci giderek derinleşiyor.

“MESELE SADECE GAZZE DEĞİL”

Alper Tan, Aksa Tufanı'nın etkisinin Filistin ve İsrail sınırları içerisinde okunamayacağını vurguladı.

1945 sonrasında oluşturulan küresel düzenin zaten ciddi bir dönüşümden geçtiğini belirten Tan, Gazze'deki gelişmelerin bu süreci hızlandıran önemli faktörlerden biri olduğunu ifade etti.

ABD ve Avrupa merkezli küresel sistemin siyasi ve ahlaki meşruiyetinin daha fazla sorgulanmaya başladığını kaydeden Tan, özellikle Gazze konusunda Batılı ülkelerin izlediği politikanın insan hakları söylemleriyle çeliştiğini yazdı.

İSLAM DÜNYASINDA YENİ DÖNEM

Tan, üç yıllık sürecin İslam dünyası üzerindeki etkisine de ayrı bir başlık açtı.

Aksa Tufanı'nın Müslüman toplumlarda Filistin merkezli ortak bir duyarlılığı yeniden güçlendirdiğini belirten Tan, bazı Arap ülkelerinin İsrail ile normalleşme süreçlerinin sekteye uğradığını ve Filistin meselesini dışarıda bırakan bölgesel hesapların bozulduğunu ifade etti.

İslam ülkeleri arasında son dönemde ortaya çıkan yeni savunma ve iş birliği girişimlerini de bu dönüşümün bir parçası olarak değerlendiren Tan, Müslüman kamuoyunda dayanışma ve ortak hareket etme arayışının güçlendiğini kaydetti.

“ASIL DEĞİŞİM KÜRESEL TABLODA”

Gazze'deki yıkımın büyüklüğünün görmezden gelinemeyeceğini ancak gelişmelerin yalnızca fiziki yıkım üzerinden değerlendirilmesinin eksik kalacağını belirten Alper Tan, üç yılın sonunda asıl stratejik değişimin dünya siyasetinde ortaya çıktığını ifade etti.

Tan'a göre İsrail'in güvenlik üstünlüğü algısı yara alırken Filistin meselesi yeniden uluslararası siyasetin temel başlıklarından biri haline geldi; Batı'nın İsrail politikası daha fazla sorgulanmaya başladı ve mevcut küresel düzenin meşruiyet tartışması derinleşti.

SDE yazarı Alper Tan, dördüncü yılına giren sürece ilişkin yazısını, hayatını kaybeden Filistinlileri anarak ve Filistin'in geleceğine ilişkin temennisini dile getirerek tamamladı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23