Altay tankının seri üretimi ihalesini kazanan BMC şirketine Tank Palet Fabrikası’nın 25 yıllığına tahsis edilmesini “özelleştirme” ve “fabrika satılıyor” diye yansıtan CHP ve avanesinin yalanlarla sabote etmeye çalıştığı sürecin altından Koç Grubu çıktı. 2011 yılında tank ihalesini kazanan ancak yıllardır hiçbir şey ortaya koyamadığı belirlenen Koç’un 2018’de yenilenen ihaleyi kaybedince, yaygara kopardığı tespit edildi.
Yerli tankın seri üretimi için düğmeye basan Türkiye’nin hamlelerini gölgelemek için Tank Palet Fabrikası üzerinden yürütülen yaygaranın altından Koç çıktı. Altay tankının seri üretimi ihalesini 2011’de kazanan ve üretimi yapamayan Koç’un, 2018’deki ihaleyi kazanamaması üzerine yalan furyasının başladığı kaydedildi. Uzmanlar, ihaleyi Koç’un yarı fiyatı teklifle kazanan BMC şirketine Tank Palet Fabrikası’nın 25 yıllığına tahsis edilmesini “özelleştirme” ve “fabrika satılıyor” diye yansıtan CHP ve avanesinin süreci yalanlarla sabote etmeye çalıştığını söylüyor.
CHP yine figüran
Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nın “milli tank üssü” haline dönüşmesinin önüne geçmek isteyen CHP’li vekillerin bu kentte yürüttüğü eylemle halk provokasyona davet ediliyor. Türk Harb-İş Sendikası’nın da CHP’ye çanak tutması dikkat çekiyor. İşçileri kışkırtan, topluma ise tuhaf bir milliyetçilik söylemiyle çığırtkan mesajlar veren CHP’liler, HDP/PKK ile olan ilişkileri nedeniyle samimi karşılanmıyor.
BMC ihaleyi kazanınca...
Tuhaflıklar silsilesinin arka planında ise Koç Grubu’na ait Otokar şirketinin olduğu belirtiliyor. 2011 yılında tank ihalesini kazanan ancak yıllardır hiçbir şey ortaya koyamadığı belirlenen Koç’un 18 Kasım 2018’de yenilenen ihaleyi kaybedince yaygara kopardığı tespit edildi. Uzmanlar, 18 Kasım 2018’deki ihalede 250 tank için 7 milyar dolar fiyat öneren Koç’un Otokar firmasına karşı, 4 milyar dolar fiyat sunan ve 3.5 milyara inen BMC’nin ihaleyi kazanması sonrası yalan ve iftira bombardımanının başladığını vurguluyor.
Ali Koç’tan tehdit
Altay muharebe tankıyla ilgili 2016 yılında açıklama yapan Otokar Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç, “Bizde hiçbir sıkıntı yok. Bunu ben söylemiyorum silahlı kuvvetlerimiz söylüyor. Böyle bakıldığında bunun başka bir firma tarafından yapılması projeyi en az 3 ila 5 sene erteleyecektir” demişti. Üstü örtülü tehdit yönelten Ali Koç’un bu söylemlerinin ardından başlayan yalan rüzgarı, Koç grubunun arka plandaki taktisyen olduğu görüşünü güçlendirdi.
Gezici’den ne beklenir!
Konuya ilişkin Akit’e konuşan Sakarya Üniversitesi Öğr.Gör. Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye Suriye meselesiyle, PKK, DAEŞ, Doğu Akdeniz’deki enerji meselesiyle mücadele ediyorken güvenliği konusunda ciddi tedbirler almalıdır. Böyle elzem bir süreçte süratle savunma sanayisini tamamlamak zorunda olan Türkiye, yıllardır Koç’un keyfini beklemektedir. Devlet savunma sanayimizi yerli kaynaklarıyla karşılama oranını yüzde 20’den yüzde 70’lere çıkarmıştır önce bunu görmek gerekmektedir. Altay tankı 2011’de Koç’a verilmişti ama Koç yürütemedi. 2011’den beri yapılmayan tankın hesabı da Koç’tan sorulmalıdır ayrıca. Gezi Parkı fitnesini destekleyenin bunlar olduğu bilindiğine göre burada ciddi şüphe içerisine girilmelidir. Türkiye, kendisini özellikle bekleten Koç’tan kurtulma fırsatını bu çareye başvurarak değerlendirmiştir.”
Tazminat açılmalı
Sofuoğlu, şöyle devam etti: “Koç, kendisi iş verdiği firmalara, verilen işi geciktirdiğinde onlara geciktirme maliyeti uygular. Peki Türkiye Koç’a geciktirme maliyeti uygulayacak mı? Koç’a tazminat açılmalıdır. Su tesisatçısı bile işini uzun süre bekletip yapmazsa o iş yeniden ona verilmezken devlet tank ihalesini neden tekrar Koç’a vermeliydi? Türkiye kasıtlı mı bekletilmiştir? Türkiye kendi vatandaşını ve kendi güvenliğini öncülemek zorundadır. Kirpi aracı şu an seri üretimle TSK’nın envanterine katılıyor ve bunu BMC sağlıyor. Birçok Avrupa ülkesi Körfez sermayesini ülkesine çekmeye çalışırken, bizler BMC’ye ortak olmuş olan Katar’ı geri mi çevireceğiz? Kısa sürede yerli ve milli tankımız Altay’ın seri üretimine geçileceği günleri göreceğiz.”

