• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Denizolgun’un ölümünde kan donduran gelişme! Adli Tıp görüntüleri 10 yıl neden sakladı?

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Denizolgun’un ölümünde kan donduran gelişme! Adli Tıp görüntüleri 10 yıl neden sakladı?

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında “doğal ölüm” olarak kayıtlara geçen vefatına ilişkin soruşturmada çarpıcı gelişmeler yaşandı. Ailenin başvurularının ardından mezarı açılarak yeniden otopsi yapılan Denizolgun’un yastıkla boğulduğunun belirlendiği ve cinayet soruşturması başlatıldığı aktarıldı. Savcılığın defalarca istediği 2016 tarihli otopsi görüntülerine önce “Elimizde yok” yanıtı veren Adli Tıp Kurumunun daha sonra görüntülerle birlikte 145 fotoğrafı teslim etmesi ise soruşturmanın en kritik başlıklarından biri oldu.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016 tarihinde İstanbul Beykoz’daki evinde ölü bulundu.

Denizolgun'un ölümünün ardından Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ilk raporda ölüm nedeni beyin kanamasına bağlı doğal ölüm olarak kayıtlara geçti.

Ancak yıllar sonra ailenin yaptığı başvurularla dosyanın yeniden ele alınması, ölümün arkasındaki şüpheleri bambaşka bir noktaya taşıdı.


İLK RAPORDA İMZASI BULUNAN DOKTORLA İLGİLİ ÇARPICI DETAY

Dosyada dikkat çeken ayrıntılardan biri de 2016 yılında hazırlanan ilk Adli Tıp raporunda imzası bulunan Dr. Yusuf İslam Duman'a ilişkin bilgiler oldu.

Duman'ın FETÖ'nün hücre yapılanmasında “Zafer” kod adını kullandığı ve ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği belirtildi.

AİLE YILLAR SONRA HAREKETE GEÇTİ

Denizolgun ailesi 3 Ekim 2024 tarihinde Beykoz Adliyesi'ne başvurdu. 15 Mayıs 2025'te ise suikast şüphesi üzerine ikinci bir suç duyurusunda bulunuldu.

Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı, ölümün Adli Tıp Kurumunda örtbas edildiğine yönelik suçlamaların araştırılması amacıyla dosyayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.

“CESEDİN BULUNMADAN ÖNCEKİ 36 SAATİ ARAŞTIRILSIN”

Denizolgun'un yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun da 20 Ocak 2026 tarihinde soruşturma dosyasına şikayet dilekçesi sundu.

Dilekçesinde Alihan Kuriş, Hilmi Tuna Kuriş ve Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'i baş şüpheliler olarak gösteren Denizolgun, şu çağrıda bulundu:

“Bu kişilerin eski bakanın ölüm günü, öncesi ve sonrasındaki hareketleri araştırılmalıdır. Arif Ahmet Denizolgun'un cesedinin bulunmadan önceki 36 saat neden kayıp olduğu da kesinlikle açığa çıkarılmalıdır.”

ADLİ TIP ÖNCE “KAYIT YOK” DEDİ, SONRA 145 FOTOĞRAF ÇIKTI

Soruşturmanın en dikkat çekici gelişmelerinden biri 2016'daki otopsi kayıtları konusunda yaşandı.

Savcılığın otopsi video görüntülerini şubat, haziran ve temmuz aylarında üç kez istediği ancak Adli Tıp Kurumundan olumsuz yanıt aldığı aktarıldı.

Ailenin 13 Ağustos'ta Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığına başvurmasının ardından ise süreç değişti.

Daha önce “Elimizde böyle bir kayıt yok” yanıtı verdiği belirtilen Adli Tıp Kurumunun 18 Ağustos'ta otopsi görüntüleriyle birlikte 145 fotoğrafı savcılığa teslim ettiği bildirildi.

Bu gelişme, “Kayıtlar varsa savcılığa neden daha önce verilmedi?” sorusunu beraberinde getirdi.


MEZARI AÇILDI, YENİDEN OTOPSİ YAPILDI

Otopsi görüntülerinin savcılığa teslim edildiği gün Denizolgun'un mezarının açılması için feth-i kabir kararı verildi.

Mezar açılarak gerçekleştirilen yeni otopside, eski bakanın yastıkla boğulduğunun belirlendiği aktarıldı.

Bunun üzerine dosyanın seyri tamamen değişti.


ALİHAN KURİŞ VE DİĞER ŞÜPHELİLER HAKKINDA CİNAYET SORUŞTURMASI

Yeni otopsi bulgularının ardından Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında adam öldürme suçundan soruşturma açıldığı bildirildi.

Soruşturma yalnızca ölümle ilgili şüphelilerle de sınırlı kalmadı.

2016'daki ilk raporu hazırlayan doktorlar ile otopsi görüntülerinin savcılığa verilmemesi sürecinde sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen Adli Tıp Kurumu yetkilileri hakkında da resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

10 YIL SONRA ORTAYA ÇIKAN KAYITLAR MERCEK ALTINDA

Denizolgun'un 2016'da doğal ölüm olarak kayıtlara geçen vefatının yaklaşık 10 yıl sonra cinayet soruşturmasına dönüşmesi gözleri ilk otopsi sürecine çevirdi.

Şimdi soruşturmanın en kritik sorularından biri, 2016 yılına ait olduğu belirtilen otopsi görüntüleri ve 145 fotoğrafın neden daha önce soruşturma makamlarına sunulmadığı ve ilk raporun hangi bulgular üzerinden hazırlandığı olacak.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kimler niçin panikledi Fetö uzantısı Kurişiler operasyonlarına!?

Bülent Arınç neden panikledi! Bu dosyanın yeniden açılması kararına *"maalesef fethi kabir kararına kadar gidildi"* dedi!!!_____ halbuki adalet er geç tecelli eder, hak yerini bulur Biiznilleh.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23