Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kıyamete kadar hür yaşayacağız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, “Kıyamete kadar hür yaşayacağız. Millet olarak hiçbir zaman korkmadık ve korkmayacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
Toplantımızın ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. Toplantıya katılan misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Teşkilatımızın tüm mensuplarını, 11 milyon 500 bini aşkın üyemizi saygıyla selamlıyorum.
Yarın, İstiklal Marşımızın kabulünün 105'inci yıl dönümünü idrak edeceğiz. Merhum Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşımız, milli marşımız olarak kabul edilmiştir.
Bu demektir ki, efendiler Türk'ün hürriyetine dokunulamaz. Muhteviyatı itibarıyla da İstiklal Marşı, son devletimizin kurucu yapı taşıdır. Hürriyet iradesinin manifestosudur.
Millet olarak hiçbir zaman korkmadık.
Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında yıllardır nasıl başımız dik şekilde hür yaşadıysak, bundan sonra da öyle yaşayacağız. Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.
"BİZİ BİZ YAPAN KURUCU DEĞERLERİMİZİ YOK MU SAYALIM?"
Burada özellikle önceki hafta süfli ve seviyesiz tartışmalar babında, yayınladıkları rezil bildirilerle milletimizin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşımızı anlayana kadar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum.
Ezan, Kur'an, şehadet, bayrak, hürriyet Türk milletinin asli değerleridir... 3-5 yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan değerlerimizi yok mu sayalım?Beyefendiler istemiyor diye kahraman ecdadımızı ret mi edelim? Biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz ceddimize sırtımızı asla dönmeyiz. Biz aslımıza sırt dönmeyiz. Kim hangi bildiriyi yayınlıyorsa yayınlasın bizi biz yapan hasretlere sıkı sıkı sarılacağız.
"DÜNYA BU ÇATIŞMALARIN FATURASINI ÖDEYECEK"
Bölgemizde çatışmalar kesilmiyor. Yanlış hesaplar, yanlış değerlendirmeler neticesinde bölgemiz yeniden barut kokularıyla kaplandı. 175 kız öğrenci hayatını kaybetti. Dini lider Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey isimler suikast yoluyla öldürüldü. İran halkı şimdi de her gün devam eden bombardımanla hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Petrol üretim tesislerinin, su ve enerji altyapısının vurulduğuna, insanların cezalandırıldığına şahit oluyoruz. Saldırılar, küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı kuruyor. Bütün dünya bu saldırıların faturasını ödemeye hazırlanıyor. Çatışmaların devam etmesi halinde daha fazla can ve mal kaybının olacağını hepimiz görüyoruz.
Türkiye çevresindeki krizlere duyarsız kalamaz. Bu savaş büyümeden durdurulmalıdır. Diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkün..."
"TÜRKİYE'Yİ ATEŞTEN KORUMAK İÇİN TEMKİNLİYİZ"
Türkiye'yi ateşten korumak için temkinliyiz. Türkiye çevresindeki krizlere duyarsız kalamaz. Bu savaş büyümeden durdurulmalıdır. Diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkün...
Millet olarak bizim için Türk, Kürt, Arap, Şii değil sadece insan vardır. İster yanı başımızda, ister dünyanın öbür ucunda olsun, sıkıntı çeken kim varsa onun yanındayız. Somali'de, Suriye'de, Irak'ta, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta bunu yapıyoruz. Birçok yerde bunu yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bugün üzerine basarak tekrar ediyorum, bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok, tek dinimiz var o da İslam...
Son günlerde sosyal medyada mezhepçiliğin yeniden körüklendiğine şahit oluyoruz. Bu tehlikeli tartışmalara karşı hem milletimizi hem bölgedeki büyün kardeşlerimizi uyanık olmaya çağırıyorum. Bugün bize faydası olmayan, aksiye nefreti körükleyen tartışmalardan uzak durulmalıdır.
Bu millet sıradan bir millet değildir. Biz bu oyuna düşmeyeceğiz. Bu millet namahremine inanacak eli, geçmişte olduğu gibi çelik gibi iradesi ve cesaretiyle kıracak kudret ve kuvvettedir.
"BİZ MACERA PEŞİNDE DEĞİLİZ"
Üstelik bugünün Türkiye'si çok farklıdır. Türkiye gücüne güç katmıştır. Türkiye edilgen konumdan çıkmış, bölgesinde oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye'ye dil uzatanın dili yanar. Biz macera peşinde değiliz.
Biz bölgedeki bütün ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bizim barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Kimsenin toprağında gözümüz yok.
Ama macera arayan olursa ona da hodri meydan demekten çekinmeyiz.
"IRK, MEZHEP, DİN, DİL, KÖKEN AYRIMINI REDDEDİYORUZ"
Biz bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da 'bu Şii'dir, bu Sünni'dir, bu Türk'tür, bu Kürt'tür' diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Millet olarak bizim için Arap, Kürt, Sünni, Şii değil sadece insan vardır. Haksızlığa uğrayan, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız. Daha önce komşumuz Irak'ta, Somali'de, Suriye'de, Rusya-Ukrayna savaşında bunu yapıyoruz. Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Bugün üzerine basarak tekrarlıyorum; Bizim 'Sünnilik, Şiilik' gibi bir dinimiz yok. Bizim tek dinimiz var, o da İslam. Hz. Ali bizim, Hz. Ömer de bizim, Hz. Ayşe validemiz bizim, Hz. Zeynep annemiz de bizimdir.
Sosyal medyada mezhepçiliğin körüklendiğine şahit oluyoruz. Bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir. Bugün bize faydası olmayan tartışmalardan uzak durulmalıdır.
"GEREKİRSE HODRİ MEYDAN DEMEKTEN ÇEKİNMEYİZ"
Türkiye düşmanı lobiler tarafından yürütülen kampanyaların farkındayız. Biz bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Bu millet sıradan bir millet değildir. 15 Temmuz'da sadece içimizdeki hainleri değil onların ipini tutanları da bozguna uğrattık.
Biz Ortadoğu'nun hasretini çektiği kalıcı barışa ulaşmasından yanayız. Bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bizim barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Egemenliğimize göz dikenlere de hodri meydan demekten çekinmeyiz.
ÇOCUKLARIN EKRAN SÜRELERİ
Bölgemizdeki çatışmalardan gördüğümüz gibi artık savaşlar boyut değiştirmektedir. Avrupa ülkeleri dahil dijital mecralarla ilgili şüpheler artmaktadır, önlemler gündeme gelmektedir. Eğitimden sağlığa haberleşmeye kadar dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan hepimiz istifade ediyoruz. Tüm dünya için endişe veren rakamları paylaşmak isterim; İnternette geçirilen süre yetişkinlerde 6 saat 38 dakikayı bulmuş durumda. Çocukların ekran saatlerinin 9 saate kadar çıkabildiği tahmin ediliyor.
Çocuklarımızın şiddet, müstehcenlik gibi içeriklere bu kadar kolay ulaşabilmesi kabul edilemez. Gayemiz onları güvenli bilinçli bireyler olarak var edebilmektir. Dijital dünyada çocuklarımızı korumayı amaçlayan önleyici bir anlayışla hazırladığımız yasa teklifini geçtiğimiz hafta Meclise sunduk. Siyasi parti ayrımı olmaksızın evlatlarımızı ilgilendiren bu teklifin yasalaşacağına inanıyorum.



