• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Çocuklarda omurga eğriliği

Yeniakit Publisher
2018-11-08 16:04:00 -
Çocuklarda omurga eğriliği

Bir zamanlar “çok riskli ameliyat” denilerek tedavi edilemeyen ileri derecede skolyoz hastaları günümüzde başarılı bir şekilde ameliyat edilebilir noktaya ulaştı.


Ülkemizde artık hayalleri gerçek kılan başarılara imza atılıyor. Skolyoz, hayat kalitesini ciddi boyutlarda düşürdüğü gibi, akciğer, solunum ve kalp problemlerine sebep olabilen, hastayı yatağa bağlı kılabilen hatta hayati riske yol açabilen bir hastalık...

DOĞUŞTAN DA OLABİLİR

Bu illet omurganın yanlanmasına eğrilmesidir. Öyle ki, arkadan bakıldığında, omurga dikmiş gibi görünür ancak aslında yan tarafa eğrilmiştir. Çok az insanın tamamen dik bir omurgası vardır Yanlamasına bir eğrilme az şey ifade eder ve hiçbir rahatsızlığa da sebep olmaz.

Yakın geçmişimizde, II. Dünya Savaşı'ndan önce omurga tüberkülozu ve çocuk felci ara sıra omurga eğrilmesine sebep olmuşlardır, ancak günümüzde modern ülkelerde bu hastalıklara artık ender rastlanıyor. Omurganın aşırı "S" yani yanlamasına eğrilmeleri bile rahatsızlık ve ağrı vermeyebilir. Hatta bazı insanlar doğuştan önemli ölçüde skolyozlu olmalarına rağmen, anormal gözükse bile, bu durum onların başına çok az dert olur. "Siyatik skolyoz"u denen hastalıkta, siyatikten hasıl olan ağrıyı dindirmek için vücudun kendiliğinden yaptığı gayretle, omurga yanlamasına eğrilir, hasta da haberi olmadan eğri durumda yürür.

Skolyoz nedir?

Skolyoz omurganın üç boyutlu 10 derece üzerindeki eğrilme ile bozulmasıdır. Normal ve sağlıklı omurgada omurlar arkadan bakıldığında yukardan aşağıya yani boyun, sırt ve bel bölgelerinde düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyozda ise omurlar sağa veya sola doğru yer değiştirir ve aynı zamanda kendi eksenleri etrafında döner.

Omurgaya arkadan bakıldığında eğrilik düz durulduğunda bile fark edilebildiği gibi bazen bu denli net değildir ve ancak öne eğilme durumunda veya hekim kontrolü ve röntgen filmlerinde anlaşılabilir.

KIZ ÇOCUKLARINDA DAHA FAZLA

Skolyoz çok değişik sebeplerle ortaya çıkabilir, okul çocuklarında ortalama %1.5 oranında saptanmıştır.

Skolyozun en sık rastlanan tipi idiyopatik skolyozdur ve %70-90 oranındadır. Skolyozda kalıtımsal rol olabileceği görüşü vardır. Kızlar ve erkeklerde eşit sıklıkta rastlanmakla birlikte kız çocuklarda daha fazla ilerleme görülür.

Skolyoz ergenliğe geçiş döneminde daha hızlı ilerler.

Skolyoz bir hastalık değildir, ama bazı vakalarda kaburgaların yer değiştirmesi ile birlikte akciğer solunum kapasitesi, akciğerin bu durumuna bağlı solunum değişiklikleri ortaya çıkabilir. Bu durumda solunum sıkıntısı, akciğer enfeksiyonları, kronik ağrı ve psikolojik problemler ortaya çıkabilir.

Aileler nelere dikkat etmeli?

• Skolyozda bel ağrısı olması gerekmez.

• Bir omuz diğerinden daha yüksektir.

• Tek tarafta kürek kemiği çıkıntısı daha dışarıya doğrudur

• Kaburgalar tek tarafta daha yüksektir.

• Bel dengesiz görünür

• Vücut bir tarafa doğru eğik durur

• Bir bacak diğerinden daha kısa görünür.

Bu hastalığın erken teşhisi ve tedavisi hastayı ameliyattan kurtarabiliyor. Skolyoz hastalığının her anlamda tedavisi mümkün.

Hem taşıyor hem de koruyor

Omurga sistemi 33 omur kemiğinin üst üste sıralanmasıyla meydana gelmektedir.

Özellikle baş ve gövdenin hareket etmesinde omurga kemikleri çok etkilidir.

Vücudumuzun ağırlığını taşırlar. Omurga sisteminin koruyucu ve hareket işlevi vardır. Koruyucu olarak omurga kanalı içinde bulunan omuriliği korur ve bazı sinir köklerinin zarar görmemesini sağlar. Hareket işlevinde ise; omurgamızda bulunan diskler görev almaktadır.

Disklerin görevi vücudumuza gelebilecek basınç durumunda, bu basıncı azaltarak omurga sistemine dengeli bir şekilde dağıtmaktır. Diskler sayesinde omurgamız esneme kabiliyetine sahiptir.

Omurga sisteminde toplam 23 adet disk bulunmaktadır. Yapıları omur kemiklerine uygun bir şekildedir. Asıl görevleri omur kemiklerindeki gibi yük taşımak değildir. Disk sistemi yumuşak ve sert kısımdan oluşmaktadır. Bu sistem bazen zarar görebilmektedir. Özellikle insanların kendilerini zorlayacak yükleri kaldırması sonucunda bu kapalı sistem hasar görmektedir.

Ancak bu hasar gören sistem kendini tamir edebilme özelliğine sahiptir.

Mesela; ağır yük kaldırdıktan sonra disklerin zarar görmesi sonucu bel fıtığı olunabilir. Bununla birlikte disklerin kendini tamir etmesiyle birlikte bel fıtığından ameliyat olmaksızın kurtulan hastalar bulunmaktadır. Boyundaki diskler zarar gördüğünde boyun fıtığı oluşur.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23