Çin zulmü ilişkileri baltalıyor

Türk-Çin ilişkilerinde gelinen süreci değerlendiren uzmanlar, “Türkiye orada yaşanan olaylara düşük perdeden tepki göstermiştir. Dolayısıyla, iki ülke arasındaki en büyük sorun olarak karşımıza Çin’in Müslümanlara uygulamakta olduğu baskı ve işkenceler çıkmaktadır.” yorumunda bulunuyorlar.

18 Mayıs 2019 Cumartesi 13:13
Çin zulmü ilişkileri baltalıyor

 Murathan Seyitoğlu  Ankara 

Dünya Müslüman Alimler Birliği ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları Çin’in Uygur Türklerine yönelik uyguladığı oruç yasağına tepki göstermesi Pekin yönetimini rahatsız etti. Zalim Çin’in Doğu Türkistanlı Müslümanlara zulmü sürerken, Türk-Çin ilişkilerinde gelinen süreci değerlendiren uzmanlar, “Türkiye orada yaşanan olaylara düşük perdeden tepki göstermiştir. Dolayısıyla, iki ülke arasındaki en büyük sorun olarak karşımıza Çin’in Müslümanlara uygulamakta olduğu baskı ve işkenceler çıkmaktadır.” yorumunda bulunuyorlar.

Çin’in, Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerine yönelik uyguladığı zulüm vahşice devam ederken, Türkiye-Çin ilişkilerinin geleceği tartışılıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütünün hazırladığı raporlara göre Pekin yönetimi, “Terörizmle Mücadelede Sert Darbe Kampanyası” adı altında Uygur Türklerine insanlık dışı uygulamalar yapılıyor.

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), Türkiye-Çin ilişkilerinin geleceğini ve Pekin’de gerçekleşen temasların küresel ve bölgesel etkilerini uzmanlara sordu ve alınan yanıtlar resmi internet sitesinde kamuoyuyla paylaşıldı.

“Türkiye ile Çin arasında siyasi ilişki trafiği artıyor”

Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilere yönelik değerlendirmelerde bulunan İstanbul Aydın Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca, “Türkiye ile Çin arasında son dönemde çok yoğun bir siyasi ilişki trafiği var ve bu ilişkiler giderek artmaktadır. Fakat siyasi ilişkiler ekonomik ilişkilere ve halklar arasındaki ilişkilere yansımamaktadır.” yorumunda bulundu.

“Açığın kapatılması için Çinli şirketlerin daha fazla yatırım yapması gerek”

Türkiye ve Çin’in ekonomik anlamda dezavantajlı bir Türkiye olduğunun görüldüğünü ifade eden Karaca, şöyle konuştu:

“Bu ise doğrudan iki ülke arasındaki ticaret hacmine yansımaktadır. Dolayısıyla ekonomik anlamda dezavantajlı bir Türkiye olduğu görülmektedir. Çünkü dış ticaret açığının %20’sinin Çin’e karşı verilmesi, ekonomik ilişkilerin Pekin lehine olmak üzere tek taraflı seyretmesi anlamına gelmektedir. Bu açığın kapatılması için Çinli şirketlerin ülkemize daha fazla yatırım yapması gerekmektedir.

Çin’in uygur Türklerine yönelik zulmüne de dikkat çeken Karaca, sözlerini şöyle tamamladı:

Türk ve Çin halklarının birbirini anlama konusunda ciddi sıkıntılar bulunuyor. Bunun en temel noktası, Çin’in eğitim kampı olarak nitelendirdiği asimile kamplarında Türklere yapılan muamelelerdir. Türkiye orada yaşanan olaylara düşük perdeden tepki göstermiştir. Dolayısıyla, iki ülke arasındaki en büyük sorun olarak karşımıza Çin’in Müslümanlara uygulamakta olduğu kötü faaliyetler çıkmaktadır.”

“ABD-İran arasında yaşanan krizler, Çin-ABD ilişkilerine yansıdı”

Dikkat çeken bir değerlendirme de ANKASAM Avrasya Masası Başkanı Dr. Dinmuhammed Ametbek’ten geldi. Nisan ayında Pekin’de yapılan zirveye Türkiye tarafından liderler düzeyinde katılım sağlanmamasına ilişkin değerlendirmede bulunan Ametbek, “Jeopolitik açıdan Rusya ve Çin’in çıkarları Avrasya’da çatışmaktadır. Kuşak-Yol Projesi’nin ana hattını, Rusya’yı saf dışı bırakan Çin-Orta Asya-İran-Türkiye rotası oluşturmaktaydı. Son dönemlerde ABD-İran arasında yaşanan krizler, Çin-ABD ilişkilerine de yansımıştır. Dolayısıyla ana hat askıya alınmış, bu sebeple de Türkiye ve İran ikinci planda kalmıştır. Bu da ikili ilişkileri olumsuz yönde etkilemiştir. Fakat gerçekleşen görüşme, ilişkilerin kaldığı yerden devam ettiğini göstermektedir.” diye konuştu.

“İki ülke uluslararası meselelerde ortak paydada buluşabilir”

Türkiye ile Çin arasındaki siyasi ilişkilerin durumuna da değinen Ametbek, şöyle konuştu:

İki ülke arasındaki ilişkilerde ekonomi ön plana çıkarılmasına rağmen Türkiye ve Çin siyasi açıdan birçok ortak noktaya sahiptir. Buna örnek olarak Venezuela olaylarında iki ülkenin takındığı durum gösterilebilir. Suriye Meselesi’nde de özellikle toprak bütünlüğü bağlamında Çin’in tutumu Türkiye ile aynıdır. Dolayısıyla gerçekleştirilen görüşmenin siyasi istişare adı altında yapılması, iki ülkenin önümüzdeki süreçte uluslararası meselelerde ortak paydada buluşabileceğini göstermektedir.

“Türk-Çin ilişkileri ekonomik açıdan iyi durumda”

Türkiye ve Çin arasında bazı sorunların varlığına dikkat çeken Uluslararası İlişkiler Uzmanı Barış Adıbelli ise, “Türk-Çin ilişkileri ekonomik açıdan iyi durumdadır. Fakat Türkiye için önemli olan siyasi ilişkilerdir. Siyasi ilişkiler açısından rayına oturtulamayan bazı sorunlar mevcuttur. Siyasi ilişkilerdeki sorunların yarattığı istikrarsızlık Çin’i memnun etmemektedir. Çünkü Çin dış politikası dalgalı diplomasi üzerinde kurulu değildir. Türkiye ise Çin’le olan ilişkilerini sadece ekonomi üzerinden değerlendirmektedir. Bu sebeple siyasi ilişkiler istenilen düzeyde değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Körfez Ülkeleri’nden Avrupa’ya…”

Adıbelli, sözlerini şöyle tamamladı:

Türkiye, Kuşak-Yol Projesi’nin önemli bir ayağı iken, yapılan müzakereler sonucunda Proje’nin Körfez Ülkeleri’nden Akdeniz’e ve oradan da İtalya’ya yani Avrupa’ya kaydığı görülmektedir. Eğer Ankara, her açıdan Pekin ile iyi ilişkiler kurmak istiyorsa, kendi jeopolitik önemini daha iyi anlatması ve ikili ilişkilerin gözden geçirilip yeniden inşa edilmesi gerekmektir. Yapılan görüşme ise bu yolda atılan bir adım olması açısından önemlidir.

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 18 Mayıs 2019 Cumartesi 13:13

YORUM YAZ

  • KafkasKafkas1 ay önce
    Çin’de Uygurlara yapılan zulmü soykırımı Çinliler mi yapıyor? Öyle gibi görünüyor değil mi, bunu çekik gözlü, sarı derili Çinliler yapıyor. Ne işi var yahudilerin Çin’de, değil mi? hem yahudinin görünüşü ile Çinlilerin görünüşü çok farklı değil mi? Kim der Çin’de milyonlarca yahudi yaşıyor, değil mi? Şu beyanı tam olarak anlayana kadar tekrar tekrar düşünün. Yahudiler Allah tarafından lanetlenip dünyanın dört bir yanına sürülmüştür. Orta çağa gelene kadar Çin’e binlerce, onbinlerce İran yahudisi göç etti. Bunlar geldiklerinde müslüman azınlık olan Türklerle aynı şehirlerde yaşadılar, çünkü onlar da Çinliler tarafından azınlık ve yabancı olarak görünüyordu. Çinliler yabancı gördükleri bu müslümanlar, hristiyanlar ve yahudilerin tümüne Hui adını verdi. Bunların tümü iç içe aynı mahallelerde yaşıyordu. Ama Yahudiler hiç rahat ve boş durur mu? Her yerde olduğu gibi fitnelerine orada da devam ettiler. Müslümanlara karşı içten içe nefret besliyorlar ama bir de üstüne üstlük herkes tarafından müslüman sanılıyorlardı. Çünkü tümünün adı Hui. Çinliler müslüman Uygurlarla yani Türklerle yaptıkları savaşların tümünde bu Hui yahudilerini kullandı. Onlar müslümanlara ölesiye saldırıyor ve Çinlilerin gözüne giriyordu. Zamanla Yahudi ve Çinli kanı karıştı. Kuşaklar geçtikçe yahudi görünümü kayboldu. Çekik gözler ve sarı deri geldi. Bu yahudiler zamanla ticareti ele geçirip büyük şehirlere geçtiler. Çok zenginleştiler. Şu anda Çin’i yöneten bunlardır. Şu anda küresel yahudilerin seçtiği yeni dünya lideri Çin’i yöneten bunlardır. Küresel yahudiler Çin’i Amerikanın önüne geçirmek için yıllardır büyük teknoloji transferi yaptı ve hala yapıyor. Amerikayı batırıp Çin’i dünya lideri olarak öne çıkarmak istiyorlar. Çünkü amerika yahudi kimliği ve ajandasıyla artık deşifre oldu, tüm dünya amerikanın yahudi olduğunu biliyor. Ama kimin aklına gelir Çinli’lerin yahudi olduğu. Yahudilerle Çinlilerin görünüşleri çok farklı değil mi? Yani çok farklı olması gerekir değil mi? Ama öyle değil, işte bin yıldır orada yaşayan İran yahudileri artık çinli gibi görünüyor. Kimse de onların yahudi olduğundan kuşkulanmıyor. Küresel yahudilerin, küresel baronların planı bu. Dünya bir 500 yıl daha bu şekilde uyutulup Çinliler, ama aslında yine Yahudiler tarafından yönetilecek. İrana amerikan saldırısının konuşulduğu bu günlerde ne oldu? Gazetelerde görüyorsunuz, İran makamları Çine koştu, orada Çini yöneten eski İran Yahudileriyle görüşüp saldırıyı önlüyor. Beyanı tekrar yazayım, Allah yahudileri lanetleyip onları dünyanın dört bir yanına sürdü. Bugün dünyanın neresinde katmerlenmiş sorunlar varsa bilinki orada bu yahudi sürgünleri vardır. Mesela Hindistandaki müslüman soykırımlarını yapan Hindu görünümlü hindular mı? Tabii ki hayır. İran yahudileri Çine göç etti de Hindistana göç edemedi mi? Tabii ki İran yahudileri bin yıldır Hindistan da yaşıyor. Genel olarak Hindistanda özel olarak Keşmir bölgesinde yapılan müslüman soykırımından onlar sorumlu. Bu şablonu dünyanın tüm ülkeleri için kullanabilirsiniz. Şimdi amerikan köpeği poroşçenko Kırım soykırımı ile ilgili bu hassas noktamızı kullanıp suistimal edip bizi Rusyaya karşı kendi müttefiki yapmaya çalışıyor. Kanmayın, halbuki amerika ve avrupa şu anda zaten onun müttefiki, Türkiyeye ihtiyacı yok. Yapmak istediği nedir, Rus Türk yakınlaşması küresel yahudilerin planlarını boş çıkaracak, amaçları bunu önlemek. Uyanın. Rusya ve Putin geçmişte sovyetler döneminde yapılan bu soykırımları ve katliamları kimin yaptığını biliyor. Bunları Rusyadaki yahudi yönetiminin yaptığını Putin birçok videoda konuşması ile yayınladı. Putin bu ayrımı yapabiliyor. Tıpkı Türkiyede şimdi fetö temizliği yapıldığı gibi Rusyada da bu milli olmayan iblis yahudi topluluğunda temizlik yapılırsa sorun çözülür. Allah her şeyin sahibi ve her şeyi bilendir. Hepimiz mutlak ona döndüreleceğiz.
  • Kasım işipolatKasım işipolat1 ay önce
    Kitapsız kafir çin ile münaseberimiz çok iyi olmamalıdır bu zalim dinsiz islam düşmanı bu devrin Moğolları kardeşlerimize çok büyük zülümler yapıyorlar bu meselede maatteessüf rical-i devlet ve tvler sessiz kalıyorlar bunun vebali büyük tür ilerde amerika gibi başımıza bela olurlar asla onların şirketlerine iş vermemeliyiz vesselâm
  • mevhibe inalmevhibe inal1 ay önce
    Zulüm mü dediniz?Keyfi Irak işgali, Guantanamo, Ebu-Gureyb işkenceleri, Filistin sinsi işgali, Libya, Sudan, Somali, Suriye, Yemen derken tohumların, tarım topraklarının, petrolün işgali, boru hatları talanı....beterin de beteri tepemizde dolanıyor yıllardır...

Günün Özeti

Günün Karikatürü

19 Haziran 2019