• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Çin zulmü ilişkileri baltalıyor

Türk-Çin ilişkilerinde gelinen süreci değerlendiren uzmanlar, “Türkiye orada yaşanan olaylara düşük perdeden tepki göstermiştir. Dolayısıyla, iki ülke arasındaki en büyük sorun olarak karşımıza Çin’in Müslümanlara uygulamakta olduğu baskı ve işkenceler çıkmaktadır.” yorumunda bulunuyorlar.

2019-05-18 13:13:00 - 2019-05-18 14:12:32
Çin zulmü ilişkileri baltalıyor

 Murathan Seyitoğlu  Ankara 

Dünya Müslüman Alimler Birliği ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları Çin’in Uygur Türklerine yönelik uyguladığı oruç yasağına tepki göstermesi Pekin yönetimini rahatsız etti. Zalim Çin’in Doğu Türkistanlı Müslümanlara zulmü sürerken, Türk-Çin ilişkilerinde gelinen süreci değerlendiren uzmanlar, “Türkiye orada yaşanan olaylara düşük perdeden tepki göstermiştir. Dolayısıyla, iki ülke arasındaki en büyük sorun olarak karşımıza Çin’in Müslümanlara uygulamakta olduğu baskı ve işkenceler çıkmaktadır.” yorumunda bulunuyorlar.

Çin’in, Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerine yönelik uyguladığı zulüm vahşice devam ederken, Türkiye-Çin ilişkilerinin geleceği tartışılıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütünün hazırladığı raporlara göre Pekin yönetimi, “Terörizmle Mücadelede Sert Darbe Kampanyası” adı altında Uygur Türklerine insanlık dışı uygulamalar yapılıyor.

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), Türkiye-Çin ilişkilerinin geleceğini ve Pekin’de gerçekleşen temasların küresel ve bölgesel etkilerini uzmanlara sordu ve alınan yanıtlar resmi internet sitesinde kamuoyuyla paylaşıldı.

“Türkiye ile Çin arasında siyasi ilişki trafiği artıyor”

Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilere yönelik değerlendirmelerde bulunan İstanbul Aydın Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca, “Türkiye ile Çin arasında son dönemde çok yoğun bir siyasi ilişki trafiği var ve bu ilişkiler giderek artmaktadır. Fakat siyasi ilişkiler ekonomik ilişkilere ve halklar arasındaki ilişkilere yansımamaktadır.” yorumunda bulundu.

“Açığın kapatılması için Çinli şirketlerin daha fazla yatırım yapması gerek”

Türkiye ve Çin’in ekonomik anlamda dezavantajlı bir Türkiye olduğunun görüldüğünü ifade eden Karaca, şöyle konuştu:

“Bu ise doğrudan iki ülke arasındaki ticaret hacmine yansımaktadır. Dolayısıyla ekonomik anlamda dezavantajlı bir Türkiye olduğu görülmektedir. Çünkü dış ticaret açığının %20’sinin Çin’e karşı verilmesi, ekonomik ilişkilerin Pekin lehine olmak üzere tek taraflı seyretmesi anlamına gelmektedir. Bu açığın kapatılması için Çinli şirketlerin ülkemize daha fazla yatırım yapması gerekmektedir.

Çin’in uygur Türklerine yönelik zulmüne de dikkat çeken Karaca, sözlerini şöyle tamamladı:

Türk ve Çin halklarının birbirini anlama konusunda ciddi sıkıntılar bulunuyor. Bunun en temel noktası, Çin’in eğitim kampı olarak nitelendirdiği asimile kamplarında Türklere yapılan muamelelerdir. Türkiye orada yaşanan olaylara düşük perdeden tepki göstermiştir. Dolayısıyla, iki ülke arasındaki en büyük sorun olarak karşımıza Çin’in Müslümanlara uygulamakta olduğu kötü faaliyetler çıkmaktadır.”

“ABD-İran arasında yaşanan krizler, Çin-ABD ilişkilerine yansıdı”

Dikkat çeken bir değerlendirme de ANKASAM Avrasya Masası Başkanı Dr. Dinmuhammed Ametbek’ten geldi. Nisan ayında Pekin’de yapılan zirveye Türkiye tarafından liderler düzeyinde katılım sağlanmamasına ilişkin değerlendirmede bulunan Ametbek, “Jeopolitik açıdan Rusya ve Çin’in çıkarları Avrasya’da çatışmaktadır. Kuşak-Yol Projesi’nin ana hattını, Rusya’yı saf dışı bırakan Çin-Orta Asya-İran-Türkiye rotası oluşturmaktaydı. Son dönemlerde ABD-İran arasında yaşanan krizler, Çin-ABD ilişkilerine de yansımıştır. Dolayısıyla ana hat askıya alınmış, bu sebeple de Türkiye ve İran ikinci planda kalmıştır. Bu da ikili ilişkileri olumsuz yönde etkilemiştir. Fakat gerçekleşen görüşme, ilişkilerin kaldığı yerden devam ettiğini göstermektedir.” diye konuştu.

“İki ülke uluslararası meselelerde ortak paydada buluşabilir”

Türkiye ile Çin arasındaki siyasi ilişkilerin durumuna da değinen Ametbek, şöyle konuştu:

İki ülke arasındaki ilişkilerde ekonomi ön plana çıkarılmasına rağmen Türkiye ve Çin siyasi açıdan birçok ortak noktaya sahiptir. Buna örnek olarak Venezuela olaylarında iki ülkenin takındığı durum gösterilebilir. Suriye Meselesi’nde de özellikle toprak bütünlüğü bağlamında Çin’in tutumu Türkiye ile aynıdır. Dolayısıyla gerçekleştirilen görüşmenin siyasi istişare adı altında yapılması, iki ülkenin önümüzdeki süreçte uluslararası meselelerde ortak paydada buluşabileceğini göstermektedir.

“Türk-Çin ilişkileri ekonomik açıdan iyi durumda”

Türkiye ve Çin arasında bazı sorunların varlığına dikkat çeken Uluslararası İlişkiler Uzmanı Barış Adıbelli ise, “Türk-Çin ilişkileri ekonomik açıdan iyi durumdadır. Fakat Türkiye için önemli olan siyasi ilişkilerdir. Siyasi ilişkiler açısından rayına oturtulamayan bazı sorunlar mevcuttur. Siyasi ilişkilerdeki sorunların yarattığı istikrarsızlık Çin’i memnun etmemektedir. Çünkü Çin dış politikası dalgalı diplomasi üzerinde kurulu değildir. Türkiye ise Çin’le olan ilişkilerini sadece ekonomi üzerinden değerlendirmektedir. Bu sebeple siyasi ilişkiler istenilen düzeyde değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Körfez Ülkeleri’nden Avrupa’ya…”

Adıbelli, sözlerini şöyle tamamladı:

Türkiye, Kuşak-Yol Projesi’nin önemli bir ayağı iken, yapılan müzakereler sonucunda Proje’nin Körfez Ülkeleri’nden Akdeniz’e ve oradan da İtalya’ya yani Avrupa’ya kaydığı görülmektedir. Eğer Ankara, her açıdan Pekin ile iyi ilişkiler kurmak istiyorsa, kendi jeopolitik önemini daha iyi anlatması ve ikili ilişkilerin gözden geçirilip yeniden inşa edilmesi gerekmektir. Yapılan görüşme ise bu yolda atılan bir adım olması açısından önemlidir.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı