• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

CHP'li eski vekil Öztürk Yılmaz yeniakit.com.tr’ye konuştu: Eski AK Partili isimlerin parti kurmasına anlam veremiyorum

Yeniakit Publisher
2019-08-28 22:32:00 - 2019-08-29 10:14:46

FETÖ’cü ve Atatürk karşıtlarının partiden tasfiye edilmesini istediği için 2018 yılı Kasım ayında CHP yönetimi tarafından partiden ihraç edilen Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz, gündeme ilişkin konuları yeniakit.com.tr’ye değerlendirdi. Yılmaz, ‘Güvenli Bölge’ anlaşmasının yeni bir ‘çekiç güç’ haline dönüşmemesi için hükümete uyarıda bulunurken, “ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez.” diye konuştu. Öztürk Yılmaz, CHP’nin Atatürk’ün partisi olmaktan çıktığını da belirterek, “Kılıçdaroğlu’na ‘FETÖ’cüleri ve PKK yakınlığı olanları tasfiye edin’ demiştim. Geldiğimiz nokta ortada.” şeklinde konuştu.

 İsmail Uğur  Yeniakit.com.tr 

CHP’deki FETÖ’cülerin tasfiye edilmesini istediği için Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından aforoz edilen ve partiden ihraç olan Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz, yeniakit.com.tr’ye konuştu. Yılmaz, Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini belirterek, ABD’nin tuzaklarına karşı dikkatli olunması konusunda hükümeti uyardı. Yılmaz, CHP’nin artık Atatürk’ün partisi olmaktan çıktığını da belirterek, “Merkezde yeni ve güçlü bir oluşuma ihtiyaç var.” dedi.

ABD'nin nihai amacı PKK devleti oluşturmak

Türkiye olarak zor günlerden geçiyoruz. Suriye ve güvenli bölge konusunda neler söylersiniz?

“Suriye'de 8 yıldır savaş var. Suriye nüfusunun neredeyse yüzde 40'ı ya yer değiştirdi ya da mülteci oldu. Şu anda maalesef Fırat'ın doğusunda yeni bir yapılanma güçlü bir şekilde devam ediyor. Bu Amerika'nın himaye ettiği bir yapılanma. PKK'yı orada koruyorlar. Fırat'ın batısında ise Türkiye'nin kendi kontrol ettiği alanlar var. Onun dışındaki alanlarda da Esad'ın bir egemenliği söz konusu. Bizim için Suriye'de barış olacak mı, yani gerçek manada bir barış olacak mı? Suriye tekrar toparlanabilecek mi? Yoksa mevcut yapı ile bir süre daha böyle devam edip Irak benzeri gevşek bir anayasal düzene ve federasyona mı geçecek? Bu konular artık bizim de ciddi olarak üzerinde durmamız gereken konular. Benim gördüğüm şu anda Suriye’de müzakere yoluyla bir barışın sağlanması öyle kolay olmayacak. PKK ve ABD nin himaye ettiği o alan kolay kolay Suriye'nin üniter yapısına artık dönmeyecek gibi görünüyor. Türkiye belki de 10-15 yıl sonra bölgede Amerika'nın himaye ettiği yeni yapılarla karşı karşıya olacak. Bizim temennimiz işlerin bu noktaya gelmemesiydi ama artık olan oldu. Bundan sonra ne yapılabilir onun değerlendirmesi çok önemli. Benim gördüğüm eğer biz Suriye'deki sürece doğru yerden başlayamazsak, Suriye en iyi ihtimalle Irak'taki gibi bir durumla karşılaşacak. Yani bir kere Amerika'nın ipi ile kuyuya inilmeyeceğini gördük. Amerika Irak'ta önce Defacto olarak bir yapı oluşturdu. Uzunca bir süre orayı kaosla tuttu ve sonra anayasa çalışmalarına geçildiğinde ‘bu yapı var ve dolayısıyla bu yapıyı tamamen Irak’ın üniter yapısına entegre edemem’ dedi. Bölgesel Kürt Yönetimi’ni orada ayrı bir yapı olarak tuttu.”

ABD resmen PKK'nın postacılığını yapıyor

Suriye’de de mi aynı senaryo işletiliyor?

“Daha kötüsü oluyor, yani orada peşmerge hakimdi bu defa burada tamamen PKK var. Yani gerçeklik olarak bunu görmemiz lazım. ABD, PKK'nın orada bir bölge oluşturması halinde Deyrezzor’un doğusundaki bütün petrol kaynaklarına konmuş olacak. Türkiye’de kendi uzantısı olan kendi terör faaliyetlerine kaynak bulacak, daha kolay eleman temin edecek, daha basit bir şekilde örgütlenebilecek. Şimdi Kandil’de Barzani ile çatışabiliyorlar. Çünkü o bölgeyi tamamen kendi kontrol etmiş olacak daha tehlikeli bir yapı ortaya çıkıyor. Ben şimdi Türkiye’nin şu tuzağa düşmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bu güvenli bölge konusu gündeme geldiğinde benim itirazlarım oldu. ABD güvenilir bölgeyi Irak'taki gibi ‘çekiç güç’e çevirecek diye uyarmıştım. Şu anda da maalesef bu oluyor. Amerika orada Türkiye'nin PKK'ya karşı bir hamle yapmasını engellemek için duruyor. Amerika resmen PKK'nın postacılığını yapıyor. Bu sakat bir gidişat. Bu bizim ulusal güvenliğimiz açısından son derece sakıncalı. Bunu iyi değerlendirmemiz lazım. Yani güvenli bölge fikrini biz gündeme getirdiğimiz anda gücümüz olsaydı kendi başımıza yapsaydık iyi olacaktı.”

Türkiye hiçbir belgeye imza atmamalı

Böyle bir durumda Türkiye ne yapmalı?

“Yani bir belgeye imza atmamak lazım. Çekiç Güç’te olduğu gibi bir resmi belgeye imza atmamak gerekiyor. Orada derinliği 3 kilometre olur, 10 kilometre olur, hatta 50 kilometre bile verseler herhangi bir belgeye imza atmamak önemli. Çünkü diyelim ki 3 kilometrede Amerika'yla biz orada devriye yapıyoruz. Bu diyelim ki 50 kilometre oldu. 50 kilometrenin altında PKK artık bu bölgede devlet oluşturuyor demektir. Yani 50 kilometre altında bir devlet oluşacak. Peki Amerika sonra dese ki ‘ben güvenli bölgeyi kaldırdım, tek taraflı çekildim, Türkiye de çekilsin’ O zaman orayı kime devredecek? PKK tekrar gelecek. Yani burada ben ülkenin güvenliği açısından bakıyorum, siyasi bir şey söylemiyorum. Orada bir belgeye imza atmamak lazım çünkü bölge karışıyor. Bundan sonra Türkiye o belgeye imza attığı zaman diyecekler ki ‘kardeşim şimdi sana PKK’dan bir saldırı yok, sana bir saldırı yapmıyor.’ Saldırı olmadı ama PKK'nın orada devletleşmesi doğru mu? Amerika izin vermeyecek. Orada PKK'yı örgütleyecek, devletleştirecek, kurumsallaştıracak. Bu tuzağa bence düşmememiz lazım.”

Rusya'nın kafasında başka hesaplar var

Rusya ile ilişkiler ne durumda. Rusya’nın Türkiye’nin elini güçlendirecek bir pozisyonu var mı?

“Rusya ve Türkiye mecburen diyalog kurmak zorunda. Hatta Esad yönetimi ile de kurmak zorunda. Çünkü artık mecburuz, çünkü bu yapıyı kurmadığınız anda başkaları kuruyor, kontrol ediyor ve bunu devletleştiriyor. Rusya’nın kendi kafasında başka hesaplar var. Yani Rusya bu kriz olmadan önce Ortadoğu'da bir aktör değildi. Çok uğraştı Irak’ta ama giremedi. Suriye sorunu Rusya'yı Ortadoğu'da önemli bir aktör yaptı. Şimdi Rusya orada o üstlerinden vazgeçmez. Ekonomik anlaşmalar imzalıyor, Suriye ordusunun modernizasyonunu yapıyor. Yarın anayasa çalışması yapılacak, orada da çok aktif bir şekilde yer alacak. Yani herkes dönerin yağlı tarafını kendine doğru çevirip kesiyor. Böyle böyle bir durumda ne yapmak lazım? Bence Türkiye de defacto olarak güçlü bir şekilde orada olmalı. Güvenli bölge konusunda 3-5 kilometre hesabına girmeden orada olmalı. Herhangi bir anlaşmaya imza attığınız anda zaten sokmazlar sizi oraya. Ne olur derseniz, diyelim ki PKK bize atış yaptı, Amerika ‘ben hallederim sen merak etme, ben konuşurum’ diyecek Şimdi ben o noktayı Irak’ta gördüğüm için Suriye’de onun daha beteri oluyor.”

Eski AK Partili isimlerin parti kurmasına anlam veremiyorum

Bazı Ak Partili eski isimlerin parti kurma çalışmaları var. Bu konuda neler söylersiniz?

“Ben her şeyden önce bu kesimin seçmeni ne düşünüyor ona bakarım. O da önemli bir kısmı AKP miadını doldurdu, dolayısıyla yeni bir alternatif gerek, alternatif bizim içimizden çıksın şeklinde değerlendirenler azınlıkta. Bir taraftan da ‘artık biz yollarımızı ayırdık, her ne pahasına olursa olsun parti kuracağız’ diyen de var. Benim gördüğüm şu; bu Ak Parti içerisindeki bir tartışma ama ben doğrusu ne amaçla bir oluşum yapıldığını anlayabilmiş değilim. Amacı ne olacak, anlamı ne, farkı ne, bunu anlamış değilim. Herkese saygı duyuyorum, meşru bir şeydir. Ama ben farkı ne olacak merak ediyorum. Çok farklı bir şeyin ortaya çıkacağını düşünmüyorum. Bir kopya olmayacaksa nedir? O konuyu ben de ilgiyle izliyorum sadece.”

CHP'nin Atatürk ile bir ilgisi kalmadı

Eski partiniz CHP’nin mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? HDP ile yakınlık gibi konularda ciddi eleştiriler var.

“Bugünkü yönetimin Atatürk ile uzaktan yakından alakası yok, onu söyleyim. Atatürk’ün Kuva-i Milliye’yi başlatıp ayaklarının altına aldığı insanlardan talimat alacak noktaya gelmişseler eğer, bu CHP adına asla kabul edilebilir bir şey değildir. Atatürk'ün Kuva-i Milliye’de ayaklarının altına alıp ezdiği çevrelerin, bugün Türkiye'ye talimat vermesini, siyasi partileri yönlendirmesini asla kabul etmem, öyle bir şey olamaz, benim şahsen duruşum çok net.”

FETÖ ile özdeşleşmiş kişilerin tasfiye edilmesi gerektiğini söyledim

“Ben FETÖ ve PKK konusunda kesin çizgileri olan bir insanım. Benim çizgim net. CHP'nin başındaki zata da bunu söylemiştim. ‘Burada ben bir tane FETÖ’cü istemiyorum’ demiştim. PKK ve terör konusunda da kırmızı çizgileri olan bir insanım, bunu daha çok net söylüyorum, benim ihracıma giden süreç. Önce kendisi ile yaptığım görüşmede de partide FETÖ ile özdeşleşmiş kişilerin tasfiye edilmesi gerektiğini söyledim. Ama gelinen nokta ortada maalesef.”

“Hiç kimse kusura bakmasın, bu pislik Türkiye'nin her yerine bulaşmış durumda. Bunun arkasında bir dış kuvvetin, istihbarat örgütlerinin olduğunu herkes biliyor. Türkiye'de milli, yerli ve bu ülkeye ait ne kadar değer varsa, hangi partide olurlarsa olsunlar onları kopartıp atıyorlar. Bu muhalefette de var, sivil toplumda da var, orduda da vardı, yargıda hala var. Türkiye'de bu bir gerçek. Türkiye'de bu ülkenin sesini haykıran, bu millete ait olan, onların tahakkümünü reddeden insanların başı eziliyor. Ben açıkça söyleyeyim yani. Benim kendisi ile yaptığım başbaşa görüşmelerde çok net söyledim, ‘bunları temizleyeceksin’ dedim. Ben Musul’da bir sürü ite köpeğe baş kaldırmış bir insanım, nerede durduğum belli. Bu kesimle zerre kadar olmam, ben asla onlarla bir çalışma ortamını teneffüs etmem.’ dedim. Şu anda muhalefet yok Türkiye’de. İktidar da Türkiye'yi maalesef çok kötü bir noktaya getirdi. Türkiye'de muhalefet de yok. Millet sahipsiz, kimse yok. Bölünmüş durumdayız, parçalanmış durumdayız. Her kesim kendi açısından toplumda bölücülük yapıyor.”

Merkezde siyasi bir oluşuma ihtiyaç var

Şu anda Türkiye’de yeni siyasi oluşumlara ihtiyaç var mı gerçekten?

“Kesinlikle bugün Türk toplumunun en büyük sorunu bir adres bulamamasıdır. Mevcut siyasi partiler Türkiye'nin ve dünyanın gündemini okuyamıyorlar. Bir kere bir taşeron siyaseti devam ediyor. Bir yalakacılık, bir aymazlık, bir kibir... Bunu her tarafta görüyorsunuz. Yani gücü elinde bulunduranlar bulundurmayanlara karşı zalimce davranıyorlar. Sistemde bir çürüme var, çöküş var. Yani bu getirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi işlemiyor. AKP içerisinde çok zarar görüyorsunuz, bölünmeler oluyor. Yani bizim böyle dar bir anlayışın ötesinde merkezde yeni bir yapılanmaya ihtiyacımız var. Ben onun çalışmasını yapıyorum ve onu da bu ülkeye ait hangi görüş olursa olsun, yeter ki şu bayrağa sahip çıksın, Atatürk'e saygı duysun, milleti ayrıştırmasın, insanların kimliği ile mezhep yapısı ile uğraşmasın. Kim varsa toparlamaya çalışıyorum. Benim derdim bu ve bunu gerçekleştirmeden ölmek istemiyorum ve bunda da başarılı olacağıma kesin inancım var.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Akil

M kanalın partisi oldu Ermeni ve Yahudi vebudist oldu bu partiden hayır beklemeyin mirasçı yeyiciler

Ayhan sırma

Adamla aynı noktadayız
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23