Ali Karahasanoğlu, Papa'nın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde "Taleal Bedru" ilahisiyle karşılanmasının ardından başlayan "peygamberi Papa'nın yerine koyma" eleştirilerine veryansın etti. Yazar, bu eleştirilerin ardında yatan asıl sebebin, dini eser düşmanlığı ve riyakarlık olduğunu belirtti. İşte Karahasanoğlu'nun o yazısı...
ALİ KARAHASANOĞLU
“Taleal Bedru aleynâ/Min seniyyâti-il vedâ/Vecebe’ş-şükrü aleynâ/Mâ deâ lillahi dâ
Ay doğdu üzerimize/Veda tepesinden/Şükür gerekti bizlere/Allah’a davetinden
Eyyühel meb’usü fînâ/Ci’te bi’l-emri’l muta/Ci’te şerrafte’l- Medîne/Merhabâ yâ hayra da
Ey, bizden seçilen elçi/Yüce bir davetle geldin/Sen bu şehre şeref verdin/Ey sevgili, hoş geldin
Ente şemsun, ente bedrun/Ente nûrun âlâ nûr/Ente misbe hassüreyya/Ya Habîbi, ya Rasul
Sen güneşsin, sen aysın/Sen nur üstüne nursun/Sen süreyya ışığısın/Ey sevgili, ey Rasul”
Papa’yı Külliye’de bu ilahi ile karşıladık..
Hayatında sadece bu ilahiyi değil, dini eser ne var ise, hepsinden kendisini mahrum eden, bu eserleri duyduklarında oradan uzaklaşmaya çalışan, dinlemek istemeyenler ayaklandı:
“Papa’yı peygamberimizin yerine koydular.”
Bunu söylerken bir yandan da yapay zekaya sordular..
“Nedir, nedir Taleal Bedru?”
Yapay zeka cevap verdi..
“Hz. Peygamber’in, Medine’ye hicreti sırasında, kendisini karşılayanların sözleri..”
“Hah işte” diye başladılar..
“Peygamberin yerine, Papa’yı koydular..”
Aman Allah’ım.. bu nasıl bir akıl?
Bu nasıl bir mantık?
Çok nadiren de olsa, düğünlere gittiğimiz oluyor. Sosyal etkinliklere katıldığımız oluyor..
İngilizce şarkılar yerine. Rock yerine pop yerine..
Taleal Bedru ilahisi okunduğuna şahit olduğumuzda, bir hoş oluyoruz, mutlu oluyoruz..
Hem içi boş sözlerin, maddiyatın/dünya zevklerinin kutsandığı sözlerin bulunduğu şarkılar yerine, Hz. Peygamber’i yücelten bir ilahi okunduğu için. Hem taklitçiliğin, batı emperyalizminin etkisinden kurtulunduğu için. Hem de, şarkı adı altında orasını burasını sergileyenlerin tacizinden arındığımız için..
Ama hayatında ilk defa Taleal Bedru ilahisini dinleyen ve şimdi bize “Siz nasıl müslümanlarsınız. Peygamber efendimiz için söylenen sözleri, Papa’nın karşılamasında söylenmesine nasıl itiraz etmezsiniz.” çıkışını yapan kardeşlerimiz sayesinde öğrenmiş oluyoruz ki..
Biz küfre giriyormuşuz..
Damat gelirken, Amerikan şarkıcı Michael Jackson’un şarkısı yerine, “Taleal Bedru” ilahisi okunursa, aslında damat, Hz. Peygamberin yerine konulmuş oluyormuş..
Veya vucudunu teşhiri ile ünlü Madonna’dan bir şarkı yerine, etkinlikte davetliler salona teşrif ederken, sürekli tekrarlanan Taleal Bedru ilahisinin aslında anlamı, her gelene, Peygamber sıfatı yüklenmesi ve insanları günaha sokmak imiş!
Sübhanalah.
Allahım, benim aklımı koru..
Bu kardeşlerime içine düştükleri derin kuyudan kurtulmaları için bir öneride bulunayım:
Papa’nın anısına, kilise müziği çalınsaydı çok memnun olurdunuz değil mi?
Bu vatan uğruna şehid olanların cenazeleri, camiden alınıp, mezarlığa götürülürken Frederic Chopin’in cenaze marşı çalındığı gibi, yine Papa’yı karşılarken de (Chopin’in Katolik kilisesinde vaftiz edildiği’ne de vurgu yaparak), o marş seslendirilseydi, çok hoşunuza giderdi değil mi?
Yoksa katolik bir hristiyan olması, kiliseye bağlı olarak yaşayıp ölmesi dikkate alınarak, Mozart’ın Cenaze marşı mı sizin tercihiniz?
Belki de, Mozart’ın Salzburg Başpiskoposu’nun yanında uzun süre kaldığını da dikkate alarak, Do Minör-Büyük Ayin eserini seslendirmek size göre en iyisiydi?
YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN>>>






