• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

“Çeşme'nin üçte ikisi bizim” diyen Bozbağ, Osmanlı arşivlerinde 20 arsa tespit etti

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
"Çeşme'nin üçte ikisi bizim" diyen Bozbağ, Osmanlı arşivlerinde 20 arsa tespit etti

Kocaelili Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, Osmanlı arşivlerinde 120 bin metrekarelik 20 arsa tespit etti; miras davaları Kocaeli ve İstanbul'da sürüyor.

Kocaeli'de yaşayan Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, annesinin 2021 yılındaki vefatının ardından başladığı aile geçmişi araştırmasında Sadrazam Melek Mehmed Paşa'nın 7. kuşak torunu olduğunu öğrendi. Beş yıllık miras mücadelesine dönüşen süreçte Bozbağ, Ankara'daki Osmanlı arşivlerinde toplam 120 bin metrekarelik 20 arsa tespit ettiğini söylüyor ve Çeşme'nin üçte ikisinin ailesine ait olduğunu öne sürüyor.

Araştırmanın çıkış noktası, Çeşme'nin ilk belediye başkanı İsmail Hakkı Alca'nın, Bozbağ'ın dedesinin dedesi olduğunun öğrenilmesi oldu. Bozbağ, Alca'nın aile bağlarını izlerken Ayşe Kaynak'a, onun annesi Beyza Alca'ya ve Beyza Alca'nın annesi Nakiye Hanım'a ulaştıklarını anlattı. Tespit edilen arsaların Nakiye Hanım'a ait olduğunu belirten Bozbağ, “2021 yılından beri Nakiye Hanım'ın mirasçılık belgesini almak için uğraştık” dedi; belgeyi aldıktan sonra arsaları fark edip dava açmaya başladıklarını söyledi.

Bozbağ, Limandağ'da 8,5 dönümlük arazileri bulunduğunu, Çeşme'ye girişte sol tarafta kalan dağın da aileye ait olduğunu öğrendiklerini kaydetti. “Karabağ Adası'nın da bize ait olduğu bilgisine ulaştık ancak henüz tapusuna ulaşamadık” diyen Bozbağ, bunun için Osmanlı arşivlerinde daha fazla araştırma gerektiğini ve destek aradığını söyledi. Bugün Yunanistan sınırlarında bulunan Sakız Adası'nda da arazileri olduğunu düşündüklerini aktardı.

Bozbağ'a göre vakıf davaları mirasçılık belgesi şartına takıldı

Bozbağ, taşınmazların yanı sıra Desterecizade ve Memiş Ağa vakıfları üzerinde de hak talep ediyor. Desterecizade Vakfı'nda 8. kuşak torun olarak geçtiğini söyleyen Bozbağ, Kasımpaşa'dan Edirnekapı'ya kadar uzanan bölgede arsaları bulunduğunu, vakfın kurucusu Hacı Mehmet Ağa'nın saraylarda çini işleri yaptığını anlattı. Desterecizade ailesinden olduklarını kanıtlayan belgeleri bulduklarını, buna karşın vakfın soyunun devam etmediği kabul edilerek mazbut ilan edildiğini belirten Bozbağ, “Oysa biz vakfın soyunun devamıyız ve bu mirasın mirasçılarıyız” dedi.

Bozbağ'ın anlatımına göre Vakıflar Müdürlüğü, mirasçılığın henüz ispatlanamadığını ve mirasçılık belgesinin alınmadığını belirterek bu şekilde vakıf davası açılamayacağını söyledi; açılan davalar bu nedenle kapandı. Aile şimdi yeniden mirasçılık belgelerini çıkarmaya çalışıyor; Bozbağ, belgeleri aldıktan sonra vakıf davalarını yeniden açacaklarını söyledi. Melek Mehmed Paşa Celilesi Ayşe Hanım Vakfı'nı da bulduklarını aktaran Bozbağ, Ayşe'nin mirasçılık belgesini aldıklarını, Memiş Ağa Vakfı için de mirasçılık belgelerini almaya çalıştıklarını ve kendilerine yardımcı olacak bir avukata ya da uzmana ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

Melek Mehmed Paşa ve Ayşe Hanım davaları Kocaeli'de sürüyor

Nakiye Hanım'a ait arsalarla ilgili davaların tamamlandığını belirten Bozbağ, bu miras için toplam 43 mirasçı olduklarını, diğer taşınmazlar ve vakıflar bakımından kaç mirasçı olduklarını ise henüz bilmediğini söyledi. Melek Mehmed Paşa ve eşi Ayşe Hanım için açtığı mirasçılık davaları Kocaeli'deki mahkemelerde devam ediyor. En büyük sorunlardan biri, tespit edilen taşınmazların ada, pafta ve parsel bilgilerinin ellerinde olmaması; Bozbağ'a göre söz konusu yerler şu anda orman arazisi ya da çalılık alan olarak görünüyor.

Davalar, taşınmazların bulunduğu Çeşme'de değil Kocaeli ve İstanbul'da görülüyor; Bozbağ kendi davasını Kocaeli'den, kuzeni ise İstanbul'dan yürütüyor. “Çeşme'de yaşamadığımız için süreçleri bulunduğumuz yerlerden yürütüyoruz ve bu durum bizi zorluyor. Hakimler de zorlanıyor” diyen Bozbağ, davaların Çeşme'de görülmesi gerektiğini düşünüyor.

Amacının taşınmazları hukuki yollarla bir an önce geri almak olduğunu söyleyen Bozbağ, uzlaşmaya da açık: “Çeşme'nin üçte ikisinin bize ait olduğunu söylüyoruz ancak bu konuda anlaşma yoluyla bir çözüme ulaşmaya da açığız.” Devletin taşınmazların tamamını vermek istemeyebileceğini, karşılığında bedel ödeyebileceğini ya da bazı arsaları verip diğerlerini vermeyebileceğini dile getiren Bozbağ, “Kimsenin malına el koymaya çalışmıyoruz. Dedelerimizden bize miras kalan taşınmazları istiyoruz” ifadesini kullandı. Arazilere ileride konut yapılması halinde yatırım yapanlarla hukuki sorun yaşanabileceğini söyleyen Bozbağ, arsalarla ilgili ortak bir çözüm bulunmasını istiyor.

Melek Mehmed Paşa 1794'te sadrazamlıktan ayrıldı

1719 yılında doğduğu belirtilen ve babası İzmirli Süleyman Paşa olan Melek Mehmed Paşa, III. Selim döneminde kaptan-ı deryalık, çeşitli eyaletlerde valilik ve sadrazamlık görevlerinde bulundu. Osmanlı padişahı III. Ahmed'in kızı Zeyneb Sultan ile evlenen paşa, 19 Ekim 1794'te sadrazamlık görevinden ayrıldı ve 1802'de İstanbul'da hayatını kaybetti. Bozbağ'ın anlatımına göre paşa iki kez evlendi; ilk evliliğini ailenin soyundan gelen Ayşe ile yaptı. Aile, Melek Mehmed Paşa'dan kalan ve eşi Ayşe'den kızı Ayşe'ye geçen mal varlıklarının mirasçısı olduğunu öne sürüyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23