• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bir gün susmayı öğrendim! Babam öyle sarıldı ki...

Yeniakit Publisher
2019-03-27 12:22:00 -
Bir gün susmayı öğrendim! Babam öyle sarıldı ki...

Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim...

Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, "hadi odana git.." derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır, bu defa masada bir araya gelirdik babamla. Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, "Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen yapma oğlum!" derdi. Annem ise "Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla?" diye çıkışır, beni yine odama gönderirdi.

Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, "Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım" diye söylenmeye devam ederdi.

"Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık" derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim.

Bir gün susmayı öğrendim

Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli bir şey varsa beni yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı.

Bir gün susmayı öğrendim. Anladım ki, susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz.

Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; "Bak, böyle uslu uslu oyna işte" diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyordu. Fakat kızarak beni artık odama göndermiyordu. "Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum" diye annem halimi komşulara anlatıyordu.

Korktum.. Çok korktum!

Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem "Odanı topla!" diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum. Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum .

Annem odama gelip, "Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım" dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendirip resim yapmayı da elimden alırlarsa ben ne yapacaktım?

Bu korkuyla bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun bir vakti kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. "Hım.." dedi "Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde" dedi. Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin baba" dedim. O "Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da herhalde bir arkadaşın" dedi. Ben yine "Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem!" dedim.

Büyüyüp adam olacağım

Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: "Peki neden bizi küçük çizdin?" dedi. Bunu sormasını bekliyordum. Heyecanla başladım anlatmaya. "Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız."

"Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar' diye.." bir solukta söyledim bütün bunları. Nasıl söyledim, kendim bile şaştım.

Duyduklarına inanamadılar

Annemle babamın ise gözleri faltaşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlardı.. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki, sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi.

Bir anda dünyanın en mutlu çocuğu oluvermiştim..

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23