Binali Yıldırım “Siyasi Sapık”la dalgasını geçer!..
“Temel fıkrası”yla başladı, siyasi sapıklarla dalgasını geçerek ve milletin yüzünü güldürerek devam edecek inşallah!
Sayın Davutoğlu’na dolu dolu teşekkür etmesini bütün salon alkışladı...
Şu sözleri de sağlamdı:
“AK Parti kongreleri birliğin, kardeşliğin daha da kuvvetlenmesinin vesileleridir. İnşallah daha da kenetleneceğiz.”
İnşallah “çatlaklar” tamir edilir, “birlik ve bütünlük” sağlanır ve inşallah “fitne” üreterek “prim” elde etmeye çalışan kifayetsiz muhterislerin tezgâhına gelinmez!..
Sayın Yıldırım, etrafında pervane olacak tiplere dikkat edecektir; ilgi “koltuğa” mı, “ruha” mı?
“Menfaate” mi, “dava”ya mı?
Devran değiştiğinde...
Çatııır çatıııır, “satar” mı, “satmaz” mı?
Dün baş tacı ettiğine günün birinde “çakanlardan”sa satar, birini satan diğerini de satar!..
“Muhtereme hanımefendi üzerinden” kendisine saldıranları ve savunmayıp da “satanları” hiç unutmayacaktır Sayın Binali Yıldırım...
SIKI MESAJLAR
Sayın Yıldırım’ın, Diyarbakır’da hunharca katledilen insanlarımızın yanına giderken verdiği “Milletimiz rahat olsun, terörü ülke gündeminden çıkartacağız” mesajı önemlidir.
Sonraki konuşmalarında “paralelle mücadele” konusunda da sıkı mesajlar verecek ve bir vakitler yönettiği alanları “paralel çiftliğine” dönüştüren isimlere rağbet etmeyecektir Sayın Binali Yıldırım.
GÜZEL MESAJLAR... YILDIRIM, DAVUTOĞLU VE 2023 VİZYONU
AK Parti Sözcüsü Sayın Ömer Çelik:
“Başbakanımız Genel Başkanımız aday olmayacaklarını açıklamışlardır. Kendilerine bugüne kadarki hizmetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum.”
Bu bir...
İkincisi...
Günler öncesinden duyurmuştuk; Başbakan Binali Yıldırım.
İzmir Milletvekili!..
İzmir’in de gözü aydın olsun!..
ARTIK PATİNAJ YAPMAK YOK!
Devlet Başkanımızın malûm 2023 hedefi var; o tarihe giden yolda çok vakit kaybettik, Türkiye yine patinaj yaptı ve şunun şurasında 7 senelik bir zamanımız var, bu sürecin her yılında dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olmamız gerekiyor ki hedefi yakalayabilelim.
Binali Yıldırım, Sayın Erdoğan’ın Büyükşehir ekibinden.
O “icraat rekortmeni” ekipten.
AK Parti kabinelerinin de en başarılı isimlerinden.
Türkiye öyle bir noktaya geldi ki, önümüzdeki birkaç seneyi “patinaj yaparak” geçirirse kaybeder, patinaj yapılan zemin “aşınır” ve araç iyice saplanır!..
Türkiye 7 Haziran’da çok büyük bir “badire” atlattı, AK Parti de direkten döndü...
Bu tarihten 1 Kasım’daki “seçim zaferi”ne kadarki sürecin az sıkıntıyla aşılmasında Sayın Ahmet Davutoğlu’nun “müzakereci” ve “istikşâfi”ci tavrının çok büyük payı var.
Geçici hükümetin Başbakanı olarak başta terörle mücadele olmak üzere birçok kritik alanda “zafiyet görüntüsü” vermemek önemli başarıydı.
Bu böyle ve bir başka gerçek de şu ki; bütün Türkiye, “7 Haziran mı, 1 Kasım mı, AK Parti’nin gerçeği hangisi?” sorusunu beyninin bir kenarına yerleştirdi.
Zira, 1 Kasım’da elde edilen “yüzde 49.5”luk sonuçta “bazı korkuların” da büyük etkisi vardı.
Vatandaş PKK terör örgütünden, onun uzantısı “Siyasi Sapık”ın tavırlarından ve “istikrarsızlıktan” korkmuştu.
Bir ölçüde “korku” - “istikrarsızlık endişesinden” dolayı AK Parti’ye yönelmişti.
AK Parti yeni bir “hikâye” yazamıyordu ve doğrusu adeta “uzatmaları oynar” hale gelmişti.
“İki başlılık” görüntüsü, AK Parti’yi, kabineyi ve bürokrasiyi olumsuz yönde etkiliyor, insanlar “iki taraf”tan hangisine yakın olacağını tayin etmeye çalışıyordu.
Bu durum da, paralel terör örgütü ve diğer terör örgütleri ile mücadelede zafiyetlere yol açıyordu.
“Yozlaşmış” sistemin doğurduğu bu sıkıntıların aşılması için “Başkanlık Sistemi”ni getirmekten başka bir çare olmadığına ilişkin değerlendirmeler gittikçe ağırlık kazanırken...
“Başkanlık Sistemi”ne destek de hiç olmadığı kadar yükselmişken, Sayın Erdoğan o adımı attı.
Ve “Başkanlık Sistemi”ni fiilen getirdi.
Sayın Binali Yıldırım o sistemin “Başbakanı”dır.
Sayın Binali Yıldırım asla ve kat’a “düşük profilli” bir Başbakan değildir.
Recep Tayyip Erdoğan’ın önderlik ettiği büyük yürüyüşün “kurmay” kadrosunun önde gelenlerindendir.
“Siyasi Sapık” gibi bir kısım “Çukur Profilli” alçaklar, tıpkı Sayın Davutoğlu döneminde olduğu gibi “tahrik” ve “tahkir”lerini sürdürseler de bunlara aldırmamak gerekir.
Sayın Binali Yıldırım “gırgır geçmesini”, “hafif adamları iyice hafifletmesini” bilen “espri dolu” bir isimdir.
“Siyasi Sapık”ların saldırılarını dikkate almaz, gaza gelmez..
Oyuna gelmez!..
İnşallah!..