Beslenmede devrim niteliğinde araştırma! 4 haftada hücresel boyutta gençleşmenin sırrı çözüldü
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Avustralya’da yapılan ezber bozan bir araştırma, 65-75 yaş arasındaki yetişkinlerin beslenme düzeninde yaptıkları doğru değişikliklerle sadece dört hafta içinde biyolojik yaş göstergelerini geriye çekebildiğini kanıtladı.
Avustralya’da yapılan bir araştırma, beslenme düzeninde yapılan bazı değişikliklerin 65-75 yaş arasındaki yetişkinlerde biyolojik yaşla ilişkilendirilen göstergeleri dört hafta içinde değiştirebileceğini ortaya koydu.
Sydney Üniversitesi tarafından yürütülen ve “Aging Cell” dergisinde yayımlanan araştırmada, beslenmedeki yağ ve hayvansal protein oranının azaltılmasının biyolojik yaş göstergeleri üzerindeki etkisi incelendi.
Araştırmaya 104 kişi katıldı. Katılımcılar, protein kaynağı ile yağ ve karbonhidrat oranları farklı dört beslenme grubuna ayrıldı.
Tüm gruplarda günlük enerjinin yüzde 14’ü proteinden sağlanırken, iki grupta hayvansal ve bitkisel proteinlerin dengeli olduğu omnivor beslenme modeli uygulandı. Diğer iki grupta ise proteinin yaklaşık yüzde 70’inin bitkisel kaynaklardan sağlandığı yarı vejetaryen beslenme düzeni benimsendi.
Gruplar ayrıca yüksek yağ-düşük karbonhidrat ve düşük yağ-yüksek karbonhidrat şeklinde ayrıldı.
Araştırmacılar, dört haftalık sürecin ardından yüksek yağ içeren omnivor beslenme grubunda biyolojik yaş açısından anlamlı bir değişiklik tespit edilmediğini bildirdi.
Diğer üç grupta ise biyolojik yaşın hesaplanmasında kullanılan göstergelerde düşüş görüldü.
En belirgin sonuçların, omnivor ancak daha düşük yağ ve daha yüksek karbonhidrat içeren beslenme programını uygulayan grupta kaydedildiği belirtildi.
20 biyobelirteç incelendi
Araştırmada katılımcıların biyolojik yaşını hesaplamak amacıyla kolesterol, insülin ve C-reaktif protein (CRP) dahil toplam 20 biyobelirteç değerlendirildi.
Bilim insanları, kronolojik yaşın kişinin doğumundan itibaren geçen süreyi ifade ettiğini, biyolojik yaşın ise metabolizma, iltihaplanma düzeyi ve genel fizyolojik durum gibi ölçülebilir göstergeler üzerinden hesaplandığını belirtti.
Araştırmaya beden kitle indeksi 20 ile 35 arasında değişen, sigara kullanmayan ve çalışma öncesinde vejetaryen olmayan kişiler dahil edildi.
Tip 2 diyabet, kanser, böbrek veya karaciğer hastalığı bulunan kişiler ile gıda alerjisi veya intoleransı olanlar araştırma kapsamı dışında tutuldu.
“Yaşlanmanın tersine çevrildiği anlamına gelmiyor”
Araştırmacılar, elde edilen sonuçların yaşlanma sürecinin tersine çevrildiği veya kalıcı bir gençleşme sağlandığı anlamına gelmediği uyarısında bulundu.
Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Caitlin Andrews, sonuçların belirli beslenme değişikliklerinin yaşam süresini uzattığını kanıtlamadığını, ancak ileri yaşlarda dahi beslenme düzeninde yapılan değişikliklerin sağlık üzerinde kısa sürede etkili olabileceğine işaret ettiğini belirtti.
Doç. Dr. Alistair Senior da söz konusu değişikliklerin yaşa bağlı hastalık risklerini etkileyip etkilemediğinin anlaşılması için daha uzun süreli araştırmalara ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Araştırmacılar, biyolojik yaş göstergelerinde tespit edilen değişikliklerin kalıcı olup olmadığının ve farklı yaş gruplarında benzer sonuçların görülüp görülmeyeceğinin yeni çalışmalarla incelenmesi gerektiğini bildirdi.