• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Belarus’un Yüzyıllardır Korunan Müslüman Mirası: Lipka Tatarları

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Belarus’un Yüzyıllardır Korunan Müslüman Mirası: Lipka Tatarları

Belarus’taki Müslüman Tatarların kökeni, Orta Çağ’da Litvanya Büyük Dükalığı topraklarına yerleşen Türk-Tatar topluluklarına dayanıyor. Bu toplulukların önemli bir bölümü Altın Orda ve çevresindeki Türk-Müslüman coğrafyalardan gelmişti. 14. ve 15. yüzyıllarda Belarus’un da içinde bulunduğu bölgelere yerleşen Tatarlar, askerî hizmet karşılığında toprak ve çeşitli haklar elde etti.

Belarus’taki Müslüman Tatarların kökeni, Orta Çağ’da Litvanya Büyük Dükalığı topraklarına yerleşen Türk-Tatar topluluklarına dayanıyor. Bu toplulukların önemli bir bölümü Altın Orda ve çevresindeki Türk-Müslüman coğrafyalardan gelmişti. 14. ve 15. yüzyıllarda Belarus’un da içinde bulunduğu bölgelere yerleşen Tatarlar, askerî hizmet karşılığında toprak ve çeşitli haklar elde etti.

Belarus’ta Müslümanların yüzyıllık hikâyesi

Lipka Tatarlarının Belarus topraklarındaki varlığı özellikle Minsk, Hrodna, Navahrudak, Kletsk ve İvye çevresinde yoğunlaştı.

Topluluğun en dikkat çekici özelliklerinden biri, zaman içerisinde çevredeki halklarla güçlü biçimde bütünleşmesine rağmen İslam dinini koruması oldu.

Tatarlar yüzyıllar içerisinde kendi ana dillerini büyük ölçüde kaybederek Belarusça, Lehçe ve Litvanca gibi bölgenin dillerini kullanmaya başladı. Buna rağmen Müslüman kimliklerini muhafaza ettiler.

Bu kültürel dönüşüm, Tatarların bıraktığı yazılı eserlerde de kendisini gösterdi.


 

Belarusça ve Lehçe metinler Arap alfabesiyle yazıldı.

Böylece Avrupa'nın ortasında Slav dilleri ile İslamî yazı geleneğinin birleştiği son derece özgün bir kültür ortaya çıktı. Tatarların kaleme aldığı Kur’an nüshaları, dinî metinler, dua kitapları ve çeşitli el yazmaları bu mirasın önemli parçalarını oluşturuyor.

Minsk’te bir zamanlar Tatar mahallesi vardı

Bugün modern Minsk'in şehir dokusu içerisinde izleri büyük ölçüde kaybolmuş olsa da şehirde tarihî bir Tatar Slabada, yani Tatar yerleşim bölgesi bulunuyordu.

Tarihî kayıtlara göre bu yerleşim 15. yüzyıldan itibaren Tatarların önemli merkezlerinden biri haline geldi. Yerleşimin merkezinde bir cami bulunuyordu.

Tatarlar yalnızca dinî hayatla sınırlı kalmadı. Şehrin ekonomik yaşamında da rol oynadılar. Özellikle tarım ve bahçecilikle uğraşan Tatarlar, yetiştirdikleri sebze ve meyveleri Minsk pazarlarında satıyordu.

Ancak Sovyet dönemindeki dinî baskılar ve şehirleşme süreci Tatarların tarihî izlerini büyük ölçüde ortadan kaldırdı.

Minsk'teki tarihî cami 1960'lı yıllarda yıkıldı. Tatar mezarlığının da zaman içerisinde ortadan kaldırılmasıyla topluluğun şehirdeki tarihî varlığı büyük ölçüde görünmez hale geldi.

İvye: Belarus’ta İslam’ın önemli merkezlerinden biri

Belarus'taki Tatar Müslümanlarının en önemli merkezlerinden biri ise İvye oldu.

Sovyet döneminde dinî kurumlar üzerindeki ağır baskıya rağmen İvye'deki Müslüman topluluk varlığını korudu.

Bu nedenle İvye, Belarus'taki Tatar-İslam mirasının en önemli merkezlerinden biri haline geldi.

Kentte bulunan tarihi cami, Belarus'taki Müslüman Tatarların geçmişten günümüze uzanan varlığının sembollerinden biri olarak kabul ediliyor.

Navahrudak'ta bulunan tarihî cami de Belarus Tatarlarının mirasının önemli parçalarından biri. Sovyet döneminde farklı amaçlarla kullanılan yapı, daha sonra yeniden Müslümanların ibadetine açıldı.


 

Dillerini kaybettiler, İslam’ı korudular

Lipka Tatarlarının hikâyesindeki en dikkat çekici noktalardan biri burada ortaya çıkıyor.

Yüzyıllar boyunca Belarus, Lehistan ve Litvanya toplumlarıyla iç içe yaşayan Tatarlar, zamanla kendi geleneksel dillerini büyük ölçüde kaybetti.

Fakat İslam, topluluğun kimliğinin temel unsurlarından biri olarak varlığını sürdürdü.

Bu durum Lipka Tatarlarını Avrupa'nın diğer bazı tarihî topluluklarından ayıran önemli özelliklerden biri oldu.

Bugün Belarus'taki Tatarların sayısı geçmiş yüzyıllara kıyasla oldukça düşük. Buna rağmen camiler, mezarlıklar, dinî eserler ve eski el yazmaları, bu topluluğun Belarus topraklarında yüzlerce yıllık Müslüman geçmişinin canlı izlerini taşıyor.

Belarus'un tarihine bakıldığında, ülkenin yalnızca Slav ve Hristiyan geçmişinden ibaret olmadığı görülüyor. Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan Müslüman Tatarlar, Doğu Avrupa'nın çok daha renkli ve karmaşık tarihinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23