Paralel devlet yapılanmasının Pensilvanya’daki lideri Fetullah Gülen uzun bir aradan sonra yine ‘Asıl benim’ diyerek beddua içerikli sohbetiyle geri döndü.
HABER MERKEZİ - Başbakan Erdoğan‘ın Gülen örgütüne yönelik ‘paralel devlet’, ‘silahlı çete’, ‘örgüt’ suçlamalarına Fetullah Gülen’den imalı cevap geldi. Gülen, “Kim paralelse, kim milletin hakkı olan arpa kadar bir haram yemişse, Allah onun belasını versin” dedi. Gülen’in herkul.org’da yayınlanan videosunda asıl dikkat çeken ayrıntı ise videonun başında “Ekmel” kelimesini tekrarlaması gözlerden kaçmadı.
KİM PARALELSE ALLAH ONUN BELASINI VERSİN
Şeytan sürekli aleyhimizdeki bazı şeyleri önümüze sürer, “Haydi siz de bir şey söyleyin bunlara karşı, hep sükût mu edeceksiniz?” der. Belki bazen sûret-i haktan da görünerek bir şeyler dürtükler; biz de hiç farkına varmadan onun dürtüklediği şeyleri söyleriz. Mesela “paralel” dediler bize. “Paralel” paranoyanın nesebi gayr-ı sahih veledidir. Biz de onlara diyelim: “Siz paralelsiniz!” Hayır, böyle mukabele etmemeli!.. Mesela, “sülük” dediler. Nedir? Kanı emen! Hakikaten birileri milletin kanını emiyor, kansız bırakıyor onu. Fakat mukâbele-i bi’l-misil kâide-i zâlimânesine girerek “Kan emen sülükler sizsiniz!” dememeli!.. İlle de bir şey demek istiyorsanız; karbondioksit atma manasında, şöyle dersiniz: “Kim paralelse, Allah onun belasını versin. Kim sülükse, Allah onun bin belasını versin. Sülüklerin evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın. Bizsek yani. Kim çeteyse… kim örgütse… kim silahlı örgütse… kim milletine kötülük yapmak istiyorsa… kim milletin hakkı olan arpa kadar bir haram yemişse, Allah onun belasını versin!” Bunu söylerken kendi adınıza söyleyin!
AYLARDAN BERİ NEDEN KONUŞMADI?
Biraz rahatsızlığımdan, biraz da bunlara cevap vermemek için, aylardan beri burada sizin karşınıza çıkmadım. Şayet sizin karşınıza çıkarken, birilerinin yaptığı fenalıklar karşısında hislerimi işin içine katarak konuşursam, bu marz-ı ilâhîye uygun düşmez, ihlasa muvafık düşmez, ihsan şuuruyla telif edilemez, yakîn ile telif edilemez; böyle olmayınca da o beş para etmez. Beş para etmeyen insanlar gayr-ı merğûb metâlarını her gün maşerî vicdan pazarlarına, panayırlarına sürseler bile, bize bu mevzuda yine karakterimizin gereğini ortaya koymak düşer. Karakterinizi bozmanız, onun gereğine göre laf etmemeniz, öyle bir davranışta bulunmamanız, kendi namusunuza dokunmak kadar çirkin ve şenî’ bir şeydir. Başkaları da kendi karakterlerinin gereğini sergiliyorlarmış, o bizi alakadar etmez.
Prof. Akgündüz: Katil İsrail’e niye beddua etmiyorsun?
HABER MERKEZİ - Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Fetullah Gülen’in son beddua videosunu sert bir dille eleştirdi. Gülen’e seslenen Prof. Akgündüz, “Evvela, binlerce çoluk çocuğu vahşi bir şekilde öldüren İsrail katillerine onda birini yapmadığınız bedduayı acaba muhalifin de olsa Müslüman olanlara yapmak dinen caiz mi? Siyasiler hata yapsalar dahi bir İslam alimine bu yakışıyor mu?” diye sordu. Bu sözleri Fetullah Gülen’in alimliğine yakıştıramadığının altını çizen Akgündüz, Bediüzzaman Said-i Nursi’nin “Halkçılar ırkçıları elde ederek seni devirmeye çalışıyorlar; İslamiyet namına endişe ediyorum” sözünü hatırlatarak, “Aykırı beyanlarda bulunmakla sizin iddia ettiğiniz Nur talebeliğine yakışıyor mu?” dedi.
Akgündüz, şunları söyledi:
“Hamisen, Büyük İslam alimleri, bedduanın sadece zina ile suçlanan eşler arasında (mülaane) yahut eski ümmetler zamanında ihtilaf eden taraflar arasında caiz olduğunu (mübahele) ve Kur’an’da lanetlemenin ancak münafık ve kâfirlere tevcih edildiğini benden iyi bilmiyor musunuz? Sadisen, Bediüzzaman’ın sağ olan bütün talebeleri ve varisleri (Abdullah Yeğin, Hüsnü Bayramoğlu, Ahmed Aytimur ve Said Özdemir), sizin fikirlerinizi kabul etmiyor mu? Ben size bu ulvi kervana aykırı davranmayı yakıştıramıyorum.”