Bebekler ölürken İsrail mallarını boykot etmek ya da etmemek şeref meselesidir!
Gazze’de küresel katillerin bombaları altında can veren masum yavruların ahı arşı titretirken, Siyonist sermayeye karşı başlatılan ekonomik savaş bir tercih değil, imanın ve insanlığın gereği haline geldi. Artık her kuruş, ya bir bebeğe kurşun ya da mazluma kalkan oluyor. Tarafını seç: Zulmün finansörü mü olacaksın, yoksa izzetli bir duruşun neferi mi?
Gazze’de küresel katillerin bombaları altında can veren masum yavruların ahı arşı titretirken, Siyonist sermayeye karşı başlatılan ekonomik savaş bir tercih değil, imanın ve insanlığın gereği haline geldi. Artık her kuruş, ya bir bebeğe kurşun ya da mazluma kalkan oluyor. Tarafını seç: Zulmün finansörü mü olacaksın, yoksa izzetli bir duruşun neferi mi?
ZULME ORTAK OLMA, SESSİZ KALMA!
İşgalci İsrail’in on yıllardır süren sistematik soykırımı, bugün Gazze’de eşi benzeri görülmemiş bir vahşete dönüşmüş durumda. Hastanelerin, okulların ve sığınakların hedef alındığı bu katliamda, Batılı güçlerin sınırsız desteğini arkasına alan Siyonist rejim, gücünü sadece silahlardan değil, cebimizdeki paradan da alıyor.
Dünyanın dört bir yanındaki vicdan sahipleri için artık "ne içtiğimiz" veya "hangi deterjanı kullandığımız" basit bir tüketici tercihi olmaktan çıkmıştır. Bu, bir izzet ve şeref mücadelesidir.
BİR BARDAK KOLA, BİR DAMLA KAN!
Siyonist sermayenin dev markaları, elde ettikleri devasa kârların bir kısmını doğrudan veya dolaylı yollarla işgal rejimine aktarıyor. Sizin satın aldığınız her bir ürün, Gazze’de bir annenin feryadına, bir babanın çaresizliğine ve bir bebeğin son nefesine sponsor oluyor.
Ekonomik Kuşatma: Boykot, düşmanın en hassas olduğu noktaya, yani cebine vurulan en büyük darbedir.
Küresel Uyanış: Meydanları dolduran milyonların öfkesi, market raflarında birleştiğinde devleşiyor.
Yerli ve Milli Direniş: Boykot, sadece bir reddediş değil, aynı zamanda kendi öz kaynaklarımıza, yerli ve helal üretime yönelmenin kapısıdır.
"BENİM BİR ÜRÜNÜMLE NE DEĞİŞİR?" DEMEYİN!
Tarih, Nemrut’un ateşine su taşıyan karıncayı da, o ateşe odun taşıyanı da yazıyor. Safını belli etmek, bu çağın en büyük imtihanıdır. Bebeklerin parçalanmış bedenleri üzerinden kâr devşiren şirketlere "dur" demek için süpermarket rafları birer cephedir.
"Zulüm karşısında sessiz kalan dilsiz şeytandır." Hadis-i Şerifi’nin idrakiyle, bugün boykotu bir yaşam biçimi haline getirmek, her onurlu Müslüman ve vicdanlı insan için kaçınılmaz bir görevdir.