• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Batı hayranları bu gerçekleri okusun! İstanbul Sözleşmesi değil, İslam Sözleşmesi yaşatır

Yeniakit Publisher
2021-03-20 16:55:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Batı hayranları bu gerçekleri okusun! İstanbul Sözleşmesi değil, İslam Sözleşmesi yaşatır

Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı almasından sonra İslam'a saldıranlara cevap veren yazar Sezgin Özbay, "Kadına kıymet vermek için İstanbul Sözleşmesi değil İslam'ın sözleşmesi lazım bize." dedi. Özbay'ın yaptığı paylaşım, akıllara kadının İslam'daki değerini getirdi.

 yeniakit.com.tr 

Yürürlüğe girdiği 2014 senesinden bu yana kadın cinayetlerini artıran İstanbul Sözleşmesi nihayet yürürlükten kaldırıldı. Din-i Mübin-i İslam’a alenen muhalif bir tavır içinde hazırlanmış olan İstanbul Sözleşmesi’nin zararları, yararlarından katbekat fazla oldu.

Resmi Gazete’de yayımlanan kararın ardından Twitter’ı birbirine katmaya çalışan “Gezizekalılar” Türkiye’nin Ortaçağ’a döneceğini ileri sürerek provokasyona kalkıştı. Örnek aldıkları bazı Avrupa ülkelerinin de İstanbul Sözleşmesi’ni imzalamadığını hesaba katamayan İslam düşmanları, yüce dinimizin kadına verdiği değeri küçümseyerek akıllarınca Ahkam-ı Şeriyye’yi hedef aldı.

İslam’a yönelik saldırılara cevap veren yazar Sezgin Özbay, kutsal topraklarda namaz kılan kadınlara gölgelik yapan erkeklerin fotoğraflarını paylaşarak, “Kadına kıymet vermek için İstanbul Sözleşmesi değil İslam'ın sözleşmesi lazım bize” ifadesini kullandı.

Çare İslam Sözleşmesi’nde

Kur’an-ı Kerim, Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) tebliğ edilmeye başlandıktan sonra, müşriklerin İslam’ı kabul etmemelerinin temel nedeni olan ticari endişelerin yanı sıra, yeni dinin kadına verdiği değer de kafirler tarafından benimsenememişti. Nitekim kız çocuklarından utanıldığı bir çağda gelen İslam dini, kadınlara mirastan pay, evlenirken eş seçme hakkı gibi haklar getiriyordu. Ayrıca yüce dinimiz, erkekle kadın arasında önem açısından bir fark olmadığını, üstünlüğün ancak takva ile olduğunu belirtiyordu. Kadınları kendi malı gibi gören müşrikler, bu hakları benimseyememişti.

İslam’a göre kadın, yaratılış itibariyle erkeğe göre daha önemsiz değildir. İlke olarak insanların en değerlisi, 'takvada en üstün olanıdır' (Hucurat, 49/13). Kurân-ı Kerim'de, farklı fizyolojik ve psikolojik yapıya sahip olan kadın ve erkekten biri diğerinden daha üstün veya ikisi birbirine eşit tutulmak yerine, birbirinin tamamlayıcısı kabul edilmiştir.

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) kadınlardan ayrıca biat alması da (Mümtehine, 60/12) İslam'a göre kadın iradesinin bağımsızlığını göstermektedir. İslam'a göre, bir insan olarak erkeğe tanınan temel insan hakları kadına da tanınmıştır. Buna göre hayat hakkı, mülkiyet ve tasarruf hakkı, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurun korunması, inanç ve düşünce hürriyeti, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatının gizliliği ve dokunulmazlığı, geçim teminatı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında fark yoktur. (Sorularla İslamiyet)

Ayrıca kadınlara ifade açısından büyük özgürlük tanıyan İslam Peygamberi (s.a.v.) kadınların en özel konularında bile sorularını dinlemiş ve hiçbir sertlik göstermeden cevap vermiştir.

İslam’ın kadına verdiği önem, Hz. Peygamber (s.a.v.) dönemiyle sınırlı kalmadı. İslam’ın hüküm sürdüğü her dönemde kadın hakkını cesurca savunabildi. Nitekim Hz. Ömer bir hutbesinde kadınlara verilen mehirlerin yüksek olduğunu söylediği zaman, mescitte bulunan bir kadın ayağa kalkarak, “Allah'ın bize vermiş olduğu hakkı sen bizden alamazsın. Çünkü bu, Kur'an'da bulunan bir hükümdür.” dedi ve hakkını savundu. Hz. Ömer de bu sözün ardından Allah’a şükrederek “Benim halkımın arasında yanlışımı düzeltecek böyle kadınlar var.” dedi.

İnsanlığını tamamen unutmuş, şehevi arzuların peşine düşmüş, mal ve mülk uğruna tamamen ehli dünya olmuş erkeklerin hüküm sürdüğü ve kadınları sadece eşya gibi gördükleri bir dönemde gelen yüce dinimiz, annelerin ayaklarının altına cenneti sererek onu yüceltmiş ve hak ettiği değeri vermiştir.

İslam’ın kadına verdiği değer hakkında denizlerden bir katre olarak değerlendirilebilecek tüm bu gerçekler göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen kadına yönelik şiddeti çözmek için tek yolun Batı özentiliğini bırakarak İslami kuralları tatbik etmek olduğu anlaşılmaktadır!..

Gazetemiz Yeni Akit, 6 Mayıs 2020 tarihinde attığı “Çare İslam Sözleşmesi” manşetiyle bu gerçeği gözler önüne sermişti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

OSMANLI TORUNU

BU HAÇLI SÖZLEŞMESİNİN kaldırılmasında emeği geçek canla başla çalışan her platformumda dile getiren Milli ve yerli İslam'ı savunan AKİT AİLESİ GURUBUNU canı gönülden kutlarız, iyi ki varsınız, hepinizin alınızdan öperim Allah yar ve yardımcınız olsun DOĞRU YOLA VE ZAFERE DEVAM YOLUMUZ İSLAMIN SÖZLEŞMESİ (((KURAN )) OLANA KADAR,,

Fevzi

Evet kesinlikle doğru işte; Afganistan, Pakistan ve Suudi Arabistan en güzel örnek. Kadınlar bu ülkelerde çok mesut!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23