• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Atina’nın iddiası: Mısır sınırına dev Türk hava üssü kuruluyor

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Atina’nın iddiası: Mısır sınırına dev Türk hava üssü kuruluyor

Yunan Pentapostagma sitesi, Türkiye’nin Doğu Libya’da Halife Hafter güçleriyle Mısır sınırına sadece 23 kilometre mesafede dev askeri hava üssü inşa ettiğini duyurdu. Kahire yönetiminde büyük endişeye sebep olan bu hamlenin bölgedeki dengeleri sarstığı öne sürüldü.

TAHSİN HAN

Yunan basını, Türkiye’nin dünyadaki adımlarını Türk basınından daha iyi takip ediyor... Yunanistan merkezli Pentapostagma yayın organında yer alan habere göre, Türk inşaat şirketlerinin Doğu Libya’da Mısır sınırına son derece yakın bir noktada stratejik bir askeri hava üssü inşasına katılması Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika’daki jeopolitik dengeleri derinden sarsıyor. Atina merkezli yayın organı, Ankara’nın bölgedeki hakimiyetini pekiştirme hedefleri doğrultusunda Doğu Libya yönetimiyle stratejik bir yakınlaşma içerisine girdiğini ve bu adımla Mısır sınırında yeni bir askeri denklem kurduğunu ileri sürdü.

Açık kaynak istihbaratı (OSINT) analizlerine ve güncel uydu görüntülerine dayandırılan haberde, yeni hava üssünün Mısır sınırına sadece 23 kilometre mesafedeki Cağbub (Jaghbub) Vahası’nda inşa edildiği iddia edildi. İtalyan Agenzia Nova ajansının verilerine de atıfta bulunulan haberde; üssün ağır askeri nakliye uçakları, savaş uçakları ve gelişmiş insansız hava araçlarının (İHA) kullanımına uygun 3 bin 600 metrelik devasa bir pist, taksi yolları ve korunaklı hangarlarla donatıldığı öne sürüldü. Mısır sınırına yakın bu alanda Türk şirketlerinin, Mareşal Halife Haftar liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LNA) adına bu altyapıyı hayata geçirdiği ve tesisin Türk İHA’ları ile hava savunma sistemlerine ev sahipliği yapacak şekilde inşa edildiği ileri sürüldü.


HAFTER TÜRK FİRMALARINA DEVRETTİ

Pentapostagma, 2020 yılında Türk İHA’larının stratejik müdahalesiyle Trablus operasyonu başarısızlığa uğratılan Halife Hafter’ın bugün Ankara ile askeri ve ekonomik iş birliğini derinleştirmesini Doğu Akdeniz tarihindeki en çarpıcı jeopolitik eksen kaymalarından biri olarak değerlendirdi. Hafter yönetiminin Türk inşaat konsorsiyumlarıyla resmi anlaşmalar imzalayarak Doğu Libya’nın Vizyon 2030 planı kapsamındaki sınır yönetimi ve elektronik gözetim projelerini Türk firmalarına devrettiği aktarıldı.


DENGELERİ ALTÜST EDECEK BİR HAMLE

Haberde, Mısır sınırının hemen dibinde yükselen bu teknik ve askeri varlığın Kahire yönetiminde büyük bir endişe ve kaygıya yol açtığı öne sürüldü.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin 2020 yılında Sirte-Cufra hattını Türkiye’nin ilerleyişine karşı kırmızı çizgi ilan ettiği hatırlatılırken, doğrudan Mısır sınırında Türk destekli bir üssün kurulmasının Kahire’nin geleneksel güvenlik politikalarını altüst ettiği savunuldu.

Atina basını, Türkiye’nin Doğu Libya’daki bu hamlesiyle Mısır üzerindeki stratejik baskısını artırmayı ve Doğu Akdeniz’deki nüfuz alanını pekiştirmeyi hedeflediğini iddia etti. Bu gelişmenin bölgedeki askeri dengeleri tamamen değiştireceği belirtildi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Osmanlı

Dış politika dediğin böyle olur işte, büyük devlet bölgede varlığını ortaya koyma mecburiyetindedir, şimdi emekli maaşı, fon mon algıcıları yorum yazmaya başlayabilir, durmak yok yola devam

Recep Aydın Sosyal Bilimci

MISIR’A DOSTÇA BİR HATIRLATMA: TÜRKİYE’Yİ HESABA KATMAYAN, YANILIR! Dünya siyasetinde öyle gelişmeler yaşanıyor ki bazen yıllarca yapılan diplomatik açıklamaların anlatamadığını, tek bir askerî hamle anlatabiliyor. Türkiye'nin Libya'da, Mısır sınırına yalnızca 23 kilometre mesafede dev bir hava üssü kuracağı yönündeki Yunan basınında yer alan iddialar da bunlardan biri. Öncelikle belirtelim ki bu haber henüz doğrulanmış bir askerî gelişme değil. Ancak iddianın kendisi bile Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin varlığından rahatsız olan çevrelerin dikkatini çekmeye yetmiş görünüyor. Buradan Mısır yönetimine birkaç söz söylemek istiyorum. Sayın Mısır yöneticileri! Türkiye sizin düşmanınız değil. Tarih boyunca aynı coğrafyanın kaderini paylaşmış, aynı medeniyetin izlerini taşımış iki büyük milletiz. Aramızdaki bağlar yalnızca diplomatik ilişkilerden ibaret değildir. Ortak tarihimiz, kültürümüz ve inancımız vardır. Fakat bütün bu gerçekleri bir kenara bırakıp Türkiye'nin bölgedeki hak ve menfaatlerini görmezden gelir, İsrail'in ve Yunanistan'ın çıkarlarına uygun politikaları kendi millî menfaatlerinizin önüne koyarsanız, gün gelir Türkiye'nin askerî varlığını sınırınızın hemen yakınında görürsünüz. Sonra da kalkıp bundan rahatsız olduğunuzu söylerseniz, insan ister istemez sorar: Peki, siz ne bekliyordunuz? Türkiye yıllarca Doğu Akdeniz'de kendisine biçilen dar alanlara razı olsun, Libya ile yaptığı anlaşmalardan vazgeçsin, kendi güvenliğini başkalarının insafına bıraksın, öyle mi? Kusura bakmayın ama o günler geride kaldı! Bugünün Türkiye'si, kendi millî menfaatlerini korumak için başkalarından izin bekleyen bir ülke değildir. Diplomasi masasında da sahada da varlığını hissettirebilecek imkânlara sahip bir devlettir. Ancak burada önemli bir hususun altını çizmek istiyorum. Türkiye'nin güçlü olması, komşularına tehdit oluşturması gerektiği anlamına gelmez. Asıl güç, gerektiğinde caydırıcı olabilmek, gerektiğinde de uzatılan dostluk elini tutabilmektir. Mısır yönetimi de şunu iyi düşünmelidir: Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'deki hesaplarıyla Mısır halkının geleceği gerçekten örtüşüyor mu? İsrail'in bölgesel politikalarına yakın durmak, Mısır'a uzun vadede ne kazandıracak? Üstelik Türkiye ile Mısır'ın iş birliği yapması hâlinde Doğu Akdeniz'de çok daha güçlü bir ekonomik ve siyasi denge kurulabileceği de unutulmamalıdır. Benim anlayışıma göre Müslüman ülkelerin birbirleriyle uğraşması, en çok aralarındaki anlaşmazlıklardan çıkar sağlamaya çalışanların işine yarar. Türkiye ile Mısır'ın karşı karşıya gelmesinden ne Türk milleti ne de Mısır halkı kazançlı çıkar. Öyleyse yapılması gereken bellidir. Mısır, kendi millî çıkarlarını başkalarının bölgesel hesaplarından bağımsız değerlendirmeli; Türkiye de haklarından taviz vermeden diplomasi kapısını açık tutmalıdır. Şunu da unutmayalım: Türkiye'nin Libya'daki varlığı yalnızca askerî bir mesele değildir. Aynı zamanda Doğu Akdeniz'deki haklarını, bölgesel güvenliğini ve stratejik çıkarlarını koruma meselesidir. Elbette bütün bunların Libya'nın egemenliğine ve uluslararası hukuka saygı çerçevesinde yürütülmesi gerekir. Mısır'a tavsiyem şudur: Türkiye'yi karşınıza almak için başkalarının hesaplarına ortak olmayın. Çünkü Türkiye ile dost olmak size çok şey kazandırabilir; gereksiz bir rekabet ise her iki ülkeye de kaybettirir. Bir de Yunanistan'a söyleyeceklerim var. Türkiye'nin attığı veya atacağı her stratejik adımı endişeyle takip etmek yerine, biraz da kendi politikalarınızı sorgulasanız fena olmaz. Türkiye'yi bölgeden dışlamaya yönelik hesapların gerçekçi olmadığını artık kabul etmelisiniz. Türkiye bu coğrafyanın dün de önemli bir gücüydü, bugün de öyledir, yarın da öyle olacaktır. Son sözüm yine Mısır yönetimine... Komşuluk yalnızca aynı sınırı paylaşmak değildir. Karşılıklı haklara saygı göstermeyi, birbirinin güvenlik kaygılarını anlamayı ve ortak menfaatlerde buluşabilmeyi gerektirir. Türkiye size düşmanlık değil, karşılıklı saygıya dayalı dostluk teklif ediyor. Fakat dostluk isteyen bir ülkenin kendi haklarından vazgeçmesini de hiç kimse beklememelidir. Unutmayın, Türkiye ile dostluk kurmak bir tercihtir; Türkiye'nin bölgedeki varlığını hesaba katmak ise jeopolitik bir zorunluluktur. Ve bazen haritalara dikkatle bakmak, uzun diplomatik nutuklardan çok daha öğreticidir!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23