Astana ruhu barış getirecek
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Suriye konulu 4’üncü Üçlü Zirve’de buluşan Başkan Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani, bölgede barış ve istikrarın büyük ölçüde sağlandığı mesajını verdi. Liderler, bütün provokasyonlara rağmen Astana ruhunu koruduklarını ifade ederek, Suriye’de ‘kalıcı, siyasi çözüm’ için çalıştıklarını bildirdi. Ne İdlib ne de Suriye’nin başka bölgelerinde yeni insani krizlerin, yeni dramların yaşanmamasının önemine işaret eden Erdoğan, “Terörün sonu hezimettir” diye konuştu.
Soçi’de Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile bir araya gelen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye ihtilafına kalıcı bir çözüm bulunması için Astana ruhunun önemine dikkat çekti. Liderler ayrı ayrı görüşmelerin ardından dördüncü kez Üçlü Zirve toplantısına katıldı. Sanatoryum Rus’ta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ev sahipliğinde yapılan zirve toplantısı 1 saat 10 dakika sürdü.
Zirvenin açılış konuşmasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran ve Türkiye ile birlikte Suriye’de kalıcı bir siyasi çözüm sürecinin başlatıldığını belirterek, “Şimdi Suriye’nin topraklarının hemen hemen tamamında çatışmasızlık rejimi muhafaza ediliyor. Bu bizim somut ve pozitif ortak neticemizdir” ifadelerini kullanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da, “Biz nasıl Suriye’de akan kanı durdurmak için mücadele veriyorsak, başkaları da çatışmaların sürmesi için gizli açık çalışıyor. Basiret, feraset ve uzlaşıyla hareket ederek şimdiye kadar bu çevrelere bekledikleri fırsatı vermedik” dedi.
Bekledikleri boşa çıkarmadık
8 yıldır silahların ve bombaların gölgesinde hayata tutunmaya çalışan Suriye halkının kendilerinden kalıcı siyasi çözüm yolunda sevindirici haberler beklediğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
4 milyona yakın Suriyeli mültecinin Türkiye’de misafir edildiğini düşündüğümüz zaman bu, Irak’takilerle beraber 4,5 milyonu buluyor. Vatan hasretiyle yanan Suriyeli mülteciler evlerine huzuru kalple dönebilmek için gün sayıyor. Tüm sıkıntılara, görüş ayrılıklarına hatta aramızı açmaya yönelik kimi provokasyonlara rağmen Astana ruhunu kararlılıkla muhafaza ettik. Altını çizerek ifade etmek isterim ki Astana platformu Suriye’de akan kanın sona erdirilmesi için somut çözümler üreten en başarılı girişimdir. Ateşkes tesisinden gerginliği azaltma bölgelerine, insani yardımdan 12 Şubat’ta gerçekleştirilen tutukluların değişimine kadar sahada birçok olumlu gelişmeye yine bu platform imza atmıştır. Öte yandan; biz nasıl Suriye’de akan kanı durdurmak için mücadele veriyorsak başkaları da çatışmaların sürmesi için gizli açık çalışıyor. Basiret, feraset ve uzlaşıyla hareket ederek, şimdiye kadar bu çevrelere bekledikleri fırsatı vermedik. Süreç içinde önümüze çıkan ve çıkartılan engelleri suhuletle, işte bugün burada olduğu gibi diyalog yoluyla aşmayı başardık.
Terörün her türlüsü bertaraf edilmeli
ABD’nin çekilme kararının nasıl uygulanacağına dair belirsizliklerin devam ettiğini ve bu yeni durum karşısında birlikte çalışmanın önemine işaret eden Erdoğan, Suriye’nin toprak bütünlüğünün muhafazasına ve gerek PYD/YPG gerek DEAŞ olsun terörün her türlüsünün bertaraf edilmesine odaklanan bir tarzın benimsenmesinin gerektiğini ifade etti.
PYD/YPG’nin Münbiç’ten ve Fırat’ın doğusundan temizlenmeden ve bu bölgelerin gerçek sahiplerine devredilmeden Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanamayacağının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Güvenli bölge fikrini milli güvenlik kaygılarımızı gidermeye hizmet ettiği ölçüde biz de destekliyoruz. Ayrıntıları ABD ile görüşmeye de devam ediyoruz. Bu fikre Rusya’nın da olumlu yaklaşmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu hususta eş güdüm halinde hareket etmeyi arzu ediyoruz. Öte yandan; güvenli bölge planlamasıyla ABD’nin çekilişine zımni bir görüntü vermeye çalıştığı görüşü de akılda bulundurulmalıdır.”
Erdoğan, İdlib muhtırasının muhafazasına da önem verdiklerini belirterek, “Arkadaşlarımız kendi aralarında önemli çalışmalar yaptılar. Rusya’dan beklentimiz bu konuda zat-ı devletleriyle varmış olduğumuz anlayışa bağlılığın sürdürülmesidir” diye konuştu
Hava sahası kullanımı
İdlib’deki radikal gruplarla ilgili sorunun çözülmesi ve özellikle Rusya Federasyonu’na ait Hmeymim üssüne yönelik saldırı olmaması için yoğun gayret gösterdiklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölgede ortak devriyelere başlanması hususunda askeri makamlarımızın mutabakata varmasından da memnunuz. Silahtan arındırılmış bölgelerde insansız hava araçlarıyla yaptığımız taramalarda ağır silahlı unsura rastlamadık. İdlib’de hava sahasının kullanımı bağlamında sergilenen iş birliğinin Afrin ve Fırat Kalkanı Harekat bölgesinde de sergilenmesi çok çok önemli. Uçuşlar konusunda Hmeymim ile tam koordinasyon içerisinde olunacağı şüphesizdir. Anayasa komitesine dair tıkanıklığın artık aşılması gerekiyor. BM’nin çekincelerini de dikkate almak suretiyle komitenin ilanını kısa sürede sonuçlandırabiliriz.
Çözüm umutları filizlendi
Bizim derdimiz, Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasıdır ama bir an önce Münbiç terör örgütlerinden boşaltılmalı ve İdlib’de terör örgütlerine oyun sahası bırakılmamalıdır. Bu toprakların sahibi Suriye’nin halkıdır. Suriye krizine siyasi çözüm umutları daha önce hiç bu kadar filizlenmemişti. Denizi geçmişken şimdi derede boğulamayız. Soçi Zirvesi’nin beşincisini Türkiye’de yapacağız”
Putin'den terör vurgusu
Üç ülkenin oluşturduğu Astana formatı ile Birleşmiş Milletler’in (BM), Suriye’de anayasa komitesinin kurulması için yoğun bir çaba yürüttüğüne dikkati çeken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise, “Astana, Suriye için kalıcı bir siyasi çözüm sürecine vesile oldu. Suriye anayasa komitesinin de kısa bir süre içerisinde çalışmalarına başlaması büyük önem arz ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Putin, “Suriye’nin kuzeydoğusundaki güvenlik problemleri, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı içerisinde çözülmeli. İdlib’de gerginliğin azaltılması konusunda anlaşmamız gerekiyor. Bu da teröristlerin varlığına katlanmamız gerektiği anlamına gelmiyor” diye konuştu.