• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Analar ‘yeter’ derse bu acı biter

Başbakan Erdoğan, Ankara’da 18. Kadın İşçiler Büyük Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, çözüm süreciyle ilgili çarpıcı mesajlar verirken, analara kritik bir çağrıda bulundu. Başbakan, “İnşallah bu can bu bedende olduğu müddetçe bu terörü bitirmek için mücade

2013-03-06 21:28:00 - 2013-03-06 21:29:25
Analar ‘yeter’ derse bu acı biter

AKİT / ANKARA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk Metal Sendikası’nın Büyük Anadolu Hotel’de düzenlediği 18. Kadın İşçiler Büyük Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, çözüm süreciyle ilgili çarpıcı mesajlar verirken, analara kritik bir çağrıda bulundu. Erdoğan “İnşallah bu can bu bedende olduğu müddetçe bu terörü bitirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Hiç kimse yanımızda olmasa da anneler için bu mücadeleye devam edeceğiz, tahriklere, sabotajlara, engellere rağmen tüm anneler, tüm eşler için bu çabayı sürdüreceğiz” dedi.
Başbakan’ın, Müslüman ülkelerdeki tüm kadınları selamlayarak başladığı konuşmasından satır başları şöyle:
‘ŞEHİTLER ÖLMEZ’
“Şimdi ‘şehitler görmek istemiyoruz’ ifadesi çok yanlış bir ifade, biz ‘git oğul git ya şehit ol ya gazi’ ninnileriyle büyüdük. Biz şehitliği kendi inanç değerlerimizde en yüksek mevki olarak gören bir inancın mensuplarıyız. Onun için şehitliği adeta küçümsemek gibi bir yaklaşım asla olamaz. Gazilik yüce ünvandır, şehitlik yüce ünvandır, bu ifadeler bizim yüce yaratıcımızın ayetiyle tescil edilmiş bir ifadedir. ‘Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler ama siz göremezsiniz’ şehitler ölmez. O anaların evlatları vatanları için, evlatları için, milletleri için, ay yıldızlı bayrağın ve bu aziz milletin şerefli, onurlu geleceği için öne atıldılar ve canlarını bu aziz millete feda ettiler işte o annelerin ben ellerinden öpüyorum.”
‘ACI HABERLERİN GELMEDİĞİ
TÜRKİYE’Yİ ÖZLÜYORUZ’
“Bizim dinimizde cennet babaların ayağı altında değildir, kadınların ayağı altında da değildir, cennet anaların ayağı altındadır. Burası çok önemli, tüm şehit annelerinin, o kahraman annelerin ellerinden öpüyorum hem sizlere hem bu şehitlerin annelerine hemde Türkiye kadınlarına bir kez daha söylüyorum, inşallah bu can bu bedende olduğu müddetçe bu terörü bitirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Hiç kimse yanımızda olmasa da anneler için bu mücadeleye devam edeceğiz, tahriklere, sabotajlara, engellere rağmen tüm anneler, tüm eşler için bu çabayı sürdüreceğiz. Biz artık ülkemizde yüreği tedirgin şekilde asker yolu gözleyen, her akşam yavrusuna dua ederek uyuyan, tedirgin, korkulu anneler görmek istemiyoruz. Biz artık bu topraklar üzerinde gözünü dağ yollarına dikmiş, teröre kaptırdığı evladını bekleyen acılı anneler görmek istemiyoruz. İstiyoruz ki anneler dağ yolunu, asker yolunu değil okul yolunu gözlesinler. Anneler, eşleri ile hep birlikte, her akşam bir sofranın etrafında toplanıp huzur ile muhabbet etsinler. Acı haberlerin gelmediği, annelerin, babaların, eşlerin, çocukların kanadının kırılmadığı bir Türkiye özlüyor işte böyle bir Türkiye için çabalıyoruz.”
ANNELERE KRİTİK ÇAĞRI
“Ne olur bu süreçte bizlerden hayır dualarınızı eksik etmeyin, bir çözüm sürecinin içindeyiz, Türkiye’yi büyütmek, kardeşliği pekiştirmek için çıktığımız yolda dualarınızı eksik etmeyin. Eğer bu ülkenin tüm kadınları tek yürek halinde evlat acısına son derlerse bu acı haberler biter. Eğer anneler evlatlarına sahip çıkarsa, terörün elinden çekip alırsa bu kan, bu gözyaşı biter. Annelerin gözyaşı döktüğü hiç bir ülke mutlu ve müreffeh bir ülke olamaz. Biz beyaz bir sayfa açtık, biz ayrımcılığı, reddi, asimilasyonu sona erdirdik. Geçmişte yapılmış yanlışları telafi etmek için binlerce adım attık, bizim için tüm ırklar birdir, beraberdir bu bayrak altında. Hepsi bizim kardeşimizdir, hepsi bizim canımız, ciğerimizdir. Siz kimseye kalkıp ‘niye Türk, niye Kürt, niye Laz doğdun?’ diyebilir misiniz?”
ANNELER ADIM ATMALI
“Şimdi annelerden bir adım bekliyoruz, Türkiye’nin yürekli kadınlarının bir adım öne çıkıp kana, acıya son demelerini bekliyoruz. Birileri çıkıyor ‘Ben milliyetçiyim’ diyerek millete korku pompalıyor, bu nasıl milliyetçiliktir? Sizin ecdad kadar cesaretiniz yok, bizim ecdadımız korkmadı, bizde korkmayacağız. Bizim ecdadımız kendine güvensizlik içinde olmadı bizde özgüven içinde olacağız. Biz bu vatan üzerinde asla ameliyat yaptırmayız, Türkiye bu topraklarda ki binlerce yıllık beraberliğimiz kadar büyük bir ülke. Onların tahriklerine rağmen yolumuzda kararlı bir şekilde ilerleyeceğiz. Bu ülkeyi dünyanın inşallah dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri konumuna yükselteceğiz.”
BU MU SİZİN ULUSALCILIĞINIZ?
“Biz ayrımcılığın her türlüsüne karşıyız, milletin fertleri arasında ayrımcılığa karşıyız onun için yola çıkarken ‘etnik kökenler, inançlar arasında ayrımcılığa karşıyız’ dedik. Yaratılan, yaratandan ötürü sevmek bizim görevimizdir. Yola çıkarken ‘tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan’ dedik. Fakat bunu sadece Batı’da demedik, Doğu’da da dedik yani İzmir’de de, Hakkari’de de dedik. Yani biryere gidip söyle, bir yere git söyleme yok. Birileri Hakkari’de bir tane Türk bayrağı sallayamadı, Batı’ya gel Türk bayrağı salla, orada Türk bayrağı sallayama bumu sizin ulusalcılığınız?”
KADINLARA POZİTİF AYRIMCILIK
“Biz sadece erkek ve kadının eşitliğini vurgulamakla yetinmiyor, kadınların geçmişten bugüne oluşan ayrımcılığın kayıplarının telafisi için pozitif ayrımcılık tanıyoruz. Bir kere burada ifade etmek istiyorum, şiddet kime yönelik olursa olsun her türlüsünü kınıyor, her türlüsünü lanetliyoruz. Ancak, kadına, çocuğa yönelik şiddet bizzat bize yapılmış, bizim inançlarımıza, değerlerimize yapılmış bir saldırıdır. Çocuğunun gözü önünde bir anneye, kadına el uzatmak, onu bıçaklamak, ona saldırmak, onu katletmek vahşetin ta kendisidir. Kadına yönelik şiddete müsamaha göstermeyiz.”
Erdoğan, ‘’Biz işçinin, emekçinin aleyhine hiçbir adım atmadık atmayız. Kıdem tazminatıyla alakalı olan her şey spekülasyondur, sadece iktidarı yıpratmaya yöneliktir’’ dedi.
“İŞÇİLER, KIDEM TAZMİNATI
KONUSUNDA KAYGILANMASIN”
Başbakan Erdoğan, işçilerin kıdem tazminatı konusunda hiçbir kaygı taşımaması gerektiğine dikkati çekerek, ‘’Biz işçinin, emekçinin aleyhine hiçbir adım atmadık, atmayız. Kıdem tazminatıyla alakalı olan her şey spekülasyondur, sadece iktidarı yıpratmaya yöneliktir. Emek bizim için en kutsal değerdir, alın teri kurumadan çalışanın hakkının verilmesi bizim temel ilkemizdir’’ dedi.
Barış ve adaletin her zaman ortak hedefleri olacağını da belirten Erdoğan, ‘’Dayanışma, dostluk ve kardeşlik içinde mevcut sorunları da hep birlikte ele alacağız. İnşallah bunları aşacağız, kadınların dolayısıyla çocukların, dolayısıyla insanlığın tebessüm ettiği bir gelecek imar edeceğiz’’ şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan, taşeron meselesinin durup dururken ortaya çıkmış bir mesele olmadığını da anlatarak, şunları kaydetti:
‘’Bakınız taşeronluk, sendikaların da bize teklifidir, onu da size söyleyeyim. Niye? Çünkü, ‘işsizliğe kalkıp iş zemini hazırlayalım’ diye getirdikleri bir tekliftir. Ta belediye başkanlığımdan beri, bende bunu açıklamak zorundayım. Bazı gerçekleri görelim. Şimdi işçilerin sendikası var, işverenin de sendikası var, yarın işsizlerde bir sendika kurarsa ne olacak. Birde onu düşünmemiz lazım. Çünkü ülkemde benim şu anda görüldüğü kadarıyla, yüzde 9’a düşürdük gerçi ama böyle de bir işsizlik var. Onun için biz, sürekli olarak duygusallığı öne çıkarmayalım, bir de yaşadığımız gerçeklerden hareket edelim. İşverenlerin bu noktada daha paylaşımcı olması talebimizdir, ısrarımızdır. Daha paylaşımcı olmaları lazım ve işçilerinin kendilerinin adeta ortağı olduklarını bilmesi lazım.”
Erdoğan, konuşmasının sonunda Türk Metal Sendikası’nın 18. Kadın Kurultayı’nın başarılı geçmesini dileyerek, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü bir defa daha kutladı.
MAZLUM ANNELERE SELÂM
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğine de katılan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, “İnanıyorum ki Türkiye’nin anneleri, Türkiye’nin kadınları, dualarıyla, yüreklerini ortaya koyarak, terör nedeniyle akan kanı, akan gözyaşını mutlaka dindirecektir. İnanıyorum ki kapısının eşiğinde oturmuş, gözünü yola dikmiş anneler, eşler, yavrularıyla kucaklaşmanın umudunu her geçen gün daha da çoğaltacaktır. Eğer anneler, kadınlar sürece dahil olursa inanıyorum ki akan kan duracak, gözyaşları toprağı daha fazla ıslatmayacaktır” dedi.
Somali’deki, Filistin’deki ve Myanmar’daki annelerin dramına da dikkat çeken Erdoğan, “Yiyecek ekmeği olmayan, başını sokacak bir çatısı, hatta çadırı bile bulunmayan, mazisi kadar istikbali de karartılmak istenen, en önemlisi kocasını, babasını, evladını yitirmiş tüm anneleri selamlıyor, yanlarında olmaya devam edeceğimizi vurguluyorum” dedi.
 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23