İBB'deki milyonluk ihalelerde neler olmuş neler! Adrese teslim ihaleler ve rüşvet çarkı böyle belgelendi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 3. Dalga operasyonda tutuklanan İBB Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin'in de aralarında bulunduğu İBB Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'na yönelik rüşvet soruşturması tamamlandı. İBB'deki milyonluk ihalelerde ‘sahte rekabet’ oyunu da ortaya çıktı. İşte ayrıntılar…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İBB'ye yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, 3. Dalga operasyonda gözaltına alınan İBB Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin tutuklanmıştı. Sabah’tan Batuhan Altınbaş’ın haberine göre, İBB Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'na yönelik rüşvet soruşturması tamamlandı. İddianamede, İBB Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı bünyesinde yapılan ihalelerin tek bir organizasyon tarafından kontrol edildiği ortaya çıktı.
GÖZ YUMDU
İddianamede yer alan bilgilere göre, Yeni Fikir Eğitim Tasarım A.Ş. başta olmak üzere GSM Medya Ltd. Şti. ve Hızır Sağlık A.Ş. gibi şirketler ihaleleri sistematik olarak kazandı. İhale komisyonunda görevli bazı kamu görevlileri organize şekilde hareket ederek, birbirleriyle bağlantısı bulunan bu şirketlerin farklı isimlerle ihalelere girmesine göz yumdu. Kağıt üzerinde rekabet varmış gibi gösterilerek ihaleler adrese teslim şekilde bu firmalara verildi.
PARALAR EŞ VE AKRABA HESAPLARINA YATIRILMIŞ
MASAK incelemelerinde; Beylikdüzü Belediyesi'nden ihaleyi kazanan Fikri Murat Demir'in şirket hesabına aktarılan paraların, aracı şahıslar ve Daire Başkanı Taner Çetin'in asistanı Arzu Can üzerinden toplanarak Borusan Otomotiv'e aktarıldığı, hemen ertesi günü ise Taner Çetin'in BMW marka lüks aracı teslim aldığı tespit edildi. Daire Başkanı Taner Çetin'in birinci derece yakınları, asistanı Arzu Can ve asistanının eşi Savaş Can'ın hesaplarına; ihaleleri kazanan şirket sahipleri ve şirketlerin çalışanları tarafından yüz binlerce liralık para transferleri yapıldığı belirlendi. Taner Çetin'in eşi Canan Çetin'in hesabına hem Fikri Murat Demir hem de GSM Medya çalışanı İlkay Onok tarafından karşılıksız transferler yapıldığı da kayıtlara geçti.
İŞTE İHALEDEKİ 'ŞARTNAME' OYUNU
İddianamede İBB Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'nün 2023 yılında düzenlediği 6.7 milyon TL'lik "Uzaktan ve Yüz Yüze Kişisel Gelişim Eğitimleri Hizmet Organizasyonu Alımı" ihalesindeki skandallar zinciri de gözler önüne serildi. İncelemelerde, ihaleyi kazanan firma Yeni Fikir Eğitim Tasarım Reklam ve Organizasyon Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. lehine şartnamede kritik oyunlar oynandığı belirlendi.
Eğitimlerin yüz yüze mi yoksa online mı olacağının net olarak ayrıştırılmadığı, 1505 saatlik eğitimin yönteminin belirsiz bırakıldığı tespit edildi. Şartnameye eklenen esneklik maddeleriyle, isteklilerin gerçek maliyeti hesaplamasının önüne geçildi. İhale sonrasında ise maliyeti yüksek olan yüz yüze eğitimler kağıt üzerinde online eğitime kaydırılarak yüklenici firmaya haksız kazanç ve büyük avantaj sağlandı.
PARALAR TORBAYLA TAŞINMIŞ
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici detaylardan biri ise rüşvet trafiğinin yürütülme biçimi oldu. İhaleyi kazanan Yeni Fikir Eğitim firmasının SGK'lı çalışanı Serkan GÜRSOY'un, şirket hesabından 159 farklı işlemde toplam 8.768.926,90 TL nakit para çektiği saptandı. Paraların kasadan çıkarılarak torbalarla taşındığı anlara ait güvenlik kamerası kayıtları dosyaya girerken, söz konusu şahsın kamu görevlileriyle rüşvet çarkının iletişimini sağladığı belirlendi.
İŞTE İSTENEN CEZALAR
Hazırlanan iddianamede dosyanın kilit isimleri olarak öne çıkan İBB Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin, Yeni Fikir Eğitim Tasarım ve Reklam A.Ş.'nin sahibi Fikri Murat Demir ve Taner Çetin'in asistanı Arzu Can hakkında ağır cezalar istendi. "İhaleye fesat karıştırma", "rüşvet", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yöneltilen üç şüphelinin de 14'er yıldan 36'şar yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılması talep edildi.


