Ümmet coğrafyasına yaptığı yardımlarla tanınan Aktivst Ayhan Altıntaş, Suriye meselesinin perde arkasını yazdı. Sık sık Suriye'de bulunan Altında, ''Suriye'den bakınca'' dediği makalesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ihanet ediyorlar dedi.
İşte o yazı;
Suriye masası ve kirli eller Türkiye'nin Lideri Tayyip Erdoğanın suriye politikasını etkisiz kılmak Türkiyenin dışa açılımını engellemek ve başarısızlıkla Tayyip Erdoğanı halkın gözünde düşürülen uluslar arası areneda zor duruma düşürmek için uyguladıkları plan hem Türkiyeye hemde suriye direnişine ağır bedeller ödetti.
Suriye cihadı başladığında mücahitlerin en fazla güvendiği ülke Türkiye idi. Türkiye eğer muhalifleri iyi organize etseydi israile komşu olacak ve biz organize etmezsek israil bize komşu olacaktı. İsrail bunu bildiği için ilk sahaya sürdüğü Amerika’ydı Amerika ilk önce Türkiye’deki Suriye ile ilgilenen birimlerle ilişki kurarak kendi ekseninde bir yapı oluşturdu ve Suriyeli muhaliflere bu oluşturulan yapı üzerinden bağ kurup baskı yaptı.
Türkiye batıyla birlikte hareket ederek esed rejiminden kurtulunacağını zannediyordu ama hükümetin yanıldığı nokta hareket stratejisini biz belirlemiyorduk ve Suriye’de sahaya hakim değildik.
Suriyede farklı bölgelerde 3.5 milyon Türkmen yaşamaktadır. Bu Türkmenlerin çoğu birbirinden habersiz yaşarken birleşmeye çalıştıkları esnada önce Suriye Türkmen kitlesi kuruldu buna karşılık bu ekip Suriye Demokratik Hareketini kurması için Mehmet Şandır’a bütçe ve görev verdi.
Demokratik hareket söylem ve ideolojilerinde başarılı olmayınca taban bulamadı ve bunun neticesinde Suriye Türkmen meclisinin kurulmasına karar verildi, bu görevde suriye türkmen kitlesine verildi.
Başına namaz kılan islami hassasiyetlere sahip bir Türkmen geçirildi, kurulumdan sonra aynı suriye masası darbe yaparak Türkmen meclisini Mehmet Şandır ve ekibine teslim etti.
Bayır bucak Türkmen dağında ki gurupların başına zorla Ali Mısırlı diye bir esed şebbihası atandı oda yardımları çalıp atınca, Türkmen gençler tarafından alaşağı yapıldı. Daha sonra Türkmenler birleşirken örtülü bir darbe daha yapıldı ve Türkmen Meclisinin başına sarhoş ve vizyonu olmayan bir emir eri yerleştirildi. Ardından Türkmen dağında 2. Sahil tümeni kuruldu başına okuma yazma bilmeyen bir komutan atandı.
Sonuçta Türkmen dağında ki tüm guruplar dağıtıldı. Şuanda kendi başına halktan yardım alan ekipler Türkmen dağında mücadele ye devam ediyor. Buradaki maksat Türkmenler birleşmesin Türkiyenin Türkmenler üzerin de kurduğu suriye politikası iflas etsin ve Tayyip Erdoğan Türkmenleri sattı algısı oluşturmak istediler ve kısmi olarakta başarılı oldular. Kürtler üzerine herhangi bir çalışma yapmadılar, bunun da sebebi Abd ile planladıkları pkk devleti için pkk dan başka gurupların hareket etmemesini sağlamaktı bu konuda da kısmi olarak başarılı oldular.
Bugün pkknın Suriye de kurduğu devleti ve kimlerin işin içerisinde olduğunu anlamak için 2013 haziran ayında PKK\PYD Türkiye sorumlusu Salih Müslim’in Türkiye’ye geldiğinde kimlerle ne görüştü hangi anlaşmamaları yaptığını bilmek gerekir, yapılan tüm bu anlaşmaların bunun kamuoyuna açıklanması gerekmektedir.
Biz Türkiye’nin Suriye’de bir stratejisi olmadığını nasıl olmazı tartışırken birileri Amerika’yla anlaşarak amerika ile birlikte bir Suriye haritası belirlemiş ve bu stratejiden kimsenin haberi olmamıştı.
Bu strateji DAEŞ kurulduğu zaman ortaya çıkmadı daha ilerleyen zamanlarda amerikanın işid hedefleri yerine muhalif hedefleri vurmasının sebebi amerikanın Suriye’de İslami Bir devlet kurmak isteyen yapıları ve liderlerini yok etmek olduğu zaman anlaşıldı.
Bizim burada işlemek istediğimiz konu birileri ABD ile bir proje yapmış bu projenin yol haritasını uyguluyor, bunu uygularken sanki muhalifler den yana gözükerek onların imhası için bir mekanizma kuruluyor buda zaman kaybına ve yavaş yavaş muhaliflerin ve sivillerin can kaybına sebep oluyor.
ABD Suriye’de muhalifleri organize ederken en fazla kullandığı argüman kendi argümanı olan Eğit Donatın gerçek amacı abd muhaliflere hafif silah verirken onların fiziki sayılarını, silah ve insan gücünü öğrendi ve nitelikli ağır silah vermeyerek ölmelerini de sağladı.
Bununla alakalı olarakta abd pyd’yi kobani olayları ile birlikte sahaya sürmeye başladı. Kobani bahanesi ile peşmerge kılığındaki abd liler Suriye’ye sokularak Türkiye eli ile abd’nin Suriye işgali başlamış oldu.
Daha sonra işidin çekilmesi ile pkknın yerleşmesi oyunu hedeflenen boyuta ulaştırdı. Pkk çok hızlı ilerleyerek resmi devletini kurdu, abd ve batı hemen suriyede işide karşı mücadele adı altında pkkya destek sağladı ve destek verilen silahlar ülkemize döndü sonuç olarak da güneydoğuda bir çok askerimizin, polisimizin öldürülmesine sebep oldu. Silahlar askere dokununca Türkiye halkından yüksek bir tepki doğdu.
Pkk nın Türkiye’deki eylemleri ilk önce bölgesel nabız yoklama şeklinde olsa da daha sonra büyük şehirlerde sansasyonel eylemlere döndü. Bu eylemlerden beklenti ekonominin can damarını oluşturan inşaat ve emlak sektörünü vurmaktı. Kaosa kapı açmalınca ve emlak sektörü çökünce her sektörde zincirleme çöküş başlayacak hesaplamasını yaptılar.
Hesap edemedikleri siyasi olarak destek veren halkın çoğunluğu askeri olarak destek vermedi, vermekte istemedi. Halk desteğini alamayan pkk baharda büyük saldırıya hazırlanırken eylemlerini düşük dozda tutmayı ve kitle kaybetmemek için eylemsellikle ayakta durmayı tercih edecektir.
Önümüzdeki süreçte pkk nın efendileri pkk yı ağırlıklı olarak Suriye’ye çekecek oradaki yapılanmayı sağlayacak ve bu yapılanmayı bitirince yeniden Türkiye’de daha sert bir savaş sürecine girecektir. Şuanda halkın pkk ya fazla tepki göstermesi devletten Suriye’de ki pkk kamplarını vurmasını istemesi abd ve müttefikleri ile Türkiye içerisindeki abd yanlısı bir kısım yöneticileri rahatsız etmektedir.
Abd nin hışmına uğramak istemeyen bir kısım yöneticiler Suriye’de Afrin gibi Halep şeyh maksut gibi Türkmen Dağı bayır bucak bölgesinde olduğu gibi dhkpc ye pkkya karşı savaşmak yerine direnişçileri işide karşı savaşmaya zorladılar bu zorlamalardan başarı elde edemeyen ve kendini halka anlatmayan yöneticiler bu sefer Suriyeli bazı muhalif gruplardan daha fazla asker getirmeleri ve Türkiye sınır hattını işidden almalarını istese de gurupların asker diye getirdiklerinin çoğunun askerlikle de alakası yoktu.
Zaten bu yöneticilerde bu bölgeyi işidden temizleyerek bu bölgede İslamcı bir muhalif in söz sahibi olmasını istemiyorlardı. Bunun içinde abdnin istediği muhalifler ve pkknın buraya yerleşmesi için ileri geri alver yapılması daha iyi bir çözüm olarak görüldü. Çünkü alıp verince biz elimizden geleni yaptık muhalifler beceremedi bizde pkk ya verdik diyecek bir ortamın oluşmasını sağlayarak halkından gözü boyanmış ve tatminkar olmuş olacaklar.
Türkiye halkı işid ile oyalanırken pkk Suriye’de devletini abd ile kuracak. Bunun içinde kilise atılan füzelerin bombaların kimler tarafından yada işid içerisinde bir takım taraflar tarafından halkı galeyana getirmek ve pkkya olan tepkinin işide dönüşmesini sağlamak için bir süreç olduğu anlaşılacaktır.
Esed, İran, Iraklı milisler, Rusya hatta Çinin Muhaliflere karşı asker yolladığı söyleniyor.. Halep’e saldırı hazırlığı içerisinde olduğu bir dönemde Halepli muhaliflere baskı yaparak binlerce asker zorla halepten çıkarılıp azez bölgesinde DAEŞ'e karşı çarpışmaya zorlanıyorsa bu ihanetin en büyüğüdür. Buradan da anlaşılacağı üzere bir takım kirli eller mücahidlerin halepte yenilmesi hatta geri çekilmesi için elinden geleni yapıyor.
Türkiye’nin uzun vadede sıkıntıya düşmemesi için ve uzun mal ve can kaybına uğramaması için halkında yönetiminde yapması gereken düşmanı topraklarında vurmak.Yani pkk yı Türkiye’den ziyade afrinde şeyh maksutta, dhkpc ve bileşenlerini de kesepte Esed’i vurarak olacaktır.
Ama maalesef önemli ve bir o kadar da acı olan gerçek ise afrine saldırmak isteyen azez ve civarındaki mücahitlerin afrine saldırması durumunda silah desteği verilmeyeceği ve cezalandırılacağı konusunda tehdit edilmesidir.
Suriyede pkkya karşı yapılan bir hareket Abd’ye, Almanya’ya, batı’ya, israil’e hepsine yapılmış harekettir ve bu halktan destek alır. Halk pkk dan nefret ediyor bu sebeple DAEŞ'le pkk’nın kendi arasındaki saldırısı kimsenin umrunda değil. Ama sen işide karşı pkk ile hareket ediyor görüntüsü verirsen yada pkk ile çarpışan DAEŞ'e karşı operasyonla pkkyı büyütürsen kobanide ki gibi bütün kazanımları bir anda kaybedersin.
Türkiye olarak İşidi vurduğumuzda batı kendini temize çıkartıp, Türkiye DAEŞ'i vuruyor bizde işide karşı pkk’yı destekliyoruz şeklinde bir aklanmaya gidiyor.
Bu şekilde batılılara silah vermesi konusunda propaganda şansı veriyoruz ve yaptıkları suçu örtmelerini sağlıyoruz. DAEŞ'e karşı suriye’ye girmek istersen pkkyı da aynı anda vuracaksın ki ne işidi destekliyor nede pkk ile beraber görüntüsü verilsin.
Siz esedi pkk’yı bitirirseniz işid zaten otomatik bitecek. Sahadaki oyunları onların kurduğunu bildiğiniz halde ABD’ye İngiltere’ye rest çekmeyi bilmezseniz sahadaki kayıpları ve uzun süreli kaosu göz önüne almışsınız demektir. Türkiye halkının aslında karar vermesi gereken bir şey var, ya mücadele edecek etrafını güçlendirecek düşmanla mücadele edecek ve içerdeki düşmanın ayak bağlarını kesecek ya da uzun vadede kaosu kabul edecek.
Peki, Müslümanlar, İslami cemaatler, hocalar, abiler, yazarlar ve çizerler bu durumda niçin irade ortaya koymaz niçin bununla alakalı irade beyan etmez ve niçin bu konuyu hafife alırlar anlamış değilim.

