• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yapay zekâ ulusal güvenliğin anahtarı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Yapay zekâ ulusal güvenliğin anahtarı

Dünya genelinde yapay zekâ teknolojileri benzeri görülmemiş bir hızla gelişirken, bu dönüşüm, ülkelerin ekonomik, sosyal ve stratejik politikalarını da yeniden şekillendiriyor.

SEBAHATTİN AYAN  İSTANBUL

Dünya genelinde yapay zekâ teknolojileri benzeri görülmemiş bir hızla gelişirken, bu dönüşüm ülkelerin ekonomik, sosyal ve stratejik politikalarını da yeniden şekillendiriyor. Artık yalnızca teorik bir kavram olmaktan çıkan yapay zekâ; sanayiden savunmaya, hizmet sektöründen günlük yaşama kadar geniş bir alanda somut ve dönüştürücü çözümler sunuyor.

Dijitalleşmenin hayatın her alanına nüfuz ettiği günümüzde, dijital vatandaşlık kavramı bireylerin çevrim içi dünyadaki hak, sorumluluk ve etik davranışlarını tanımlayan temel bir başlık olarak öne çıkıyor. Dijital vatandaşlık, yalnızca teknolojiyi doğru kullanmayı değil, aynı zamanda demokratik değerleri, eleştirel düşünmeyi ve toplumsal sorumluluğu dijital ortama taşımayı amaçlayan yeni bir toplumsal bilinç alanı olarak giderek daha fazla önem kazanıyor.


 

TÜRKİYE YAPAY ZEKA İÇİN ÖNEMLİ ADIMLAR ATIYOR

Diğer yandan internetin ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte kişisel veri güvenliği, dezenformasyonla mücadele, siber zorbalık ve dijital etik gibi konular kamuoyunun ve politika yapıcıların öncelikli gündemleri arasına girerken, Türkiye’de de bu alanda önemli adımlar atılıyor. 2025’e kadar yürürlükte olan Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi ile araştırma, insan kaynağı, girişimcilik, altyapı ve etik alanlarına odaklanan Türkiye, Yapay Zekanın GSYH içindeki payını artırmayı, yeni istihdam alanları oluşturmayı ve uluslararası rekabet gücünü yükseltmeyi hedefliyor. TÜİK verilerinin de ortaya koyduğu üzere, özellikle bilgi ve iletişim sektöründe üretken yapay zekâ kullanımının hızla artması, Türkiye’nin bu alandaki dönüşümünün somut göstergeleri arasında yer alıyor. Kamu–özel sektör iş birlikleri ve büyüyen ekosistemle birlikte Türkiye, yapay zekâ çağında rekabetçi bir aktör olma yolunda ilerlerken Millî Eğitim Bakanlığı öncülüğünde yürütülen eğitim programları ve birçok kurumla gerçekleştirilen iş birlikleriyle hayata geçirilen projeler ve müfredata entegre edilen yeni yaklaşımlar sayesinde, çocuklardan velilere kadar geniş bir kesimin dijital dünyada bilinçli, güvenli ve sorumlu bireyler olarak yetiştirilmesi hedefleniyor.


 

YAPAY ZEKA ARTIK BİR CEPHE

Konuyla ilgili gazetemize değerlendirmelerde bulunan ASAM Uzmanı Öğr. Gör. Ömer Memoğlu, büyük veri çağında veri gücünü elinde tutan aktörlerin bu verileri “akıllı veri”ye dönüştürerek derin öğrenme temelli yapay zekâ modelleri geliştirdiğini, bu sürecin hem devletleri hem de bireyleri doğrudan etkilediğini vurguladı. Günümüzde klasik kara, hava ve deniz kuvvetlerine ek olarak siber ve uzay alanlarının da birer cephe haline geldiğine dikkat çeken Memoğlu, “21. yüzyılın ilk çeyreğinin sonunda bilişsel alandaki rekabet, aktörlerin yapay zekâ (büyük dil modelleri) geliştirmeleri çerçevesinde farklı bir boyuta taşındı. Büyük veri (big data) madenciliği kapsamında veri gücünü elde eden aktörler, bu verileri smart dataya (akıllı veriye) dönüştürdü. Akıllı veriye sahip aktörler bu verileri derin öğrenme yaklaşımı çerçevesinde büyük dil modellerini geliştirmek için kullandılar. Multi-domain (çoklu alanlar) dediğimiz konsept dâhilinde hava, kara ve deniz kuvvetleri komutanlıklarına ek olarak yeni iki cephe daha açıldı: Siber ve uzay sahası. Türkiye, Siber Vatan için ilk ve en önemli adımı Siber Güvenlik Başkanlığı'nı kurarak gerçekleştirdi. Bugün otonom sistemlerle, insansız hava araçlarıyla, insansız kara araçlarıyla ve uydu görüntüleme sistemleri ile çoklu alanlar (multi-domain) kapsamında entegre ve müşterek harekât icra edilebiliyor. Güçlü bir aktör olmak istiyorsanız, İKA/İHA/İDA araçlarınız ve milli istihbarat uydularınızı entegre şekilde konseptleyerek muharebe sahasında insan kaynağı kullanmadan savaşı kazanmanız mümkün” dedi.


 

YAPAY ZEKAYA DOĞRUYU SORMALIYIZ

Yapay zekânın özellikle istihbarat alanında devrim niteliğinde bir dönüşüm yarattığını kaydeden Memoğlu, “Yapay zekâ birçok alanda dönüşüme neden olurken, özellikle bilgi teknolojileri ve istihbarat alanında bir devrim yaratıyor. İstihbarat çarkını yapay zekâya entegre etmeyen aktörlerin, hızın insan kontrolünü aştığı bu çağda malumat bombardımanını analiz edebilmesi mümkün değil. O nedenle bu malumat bombardımanı ile başa çıkabilmenin yolu mevcut istihbarat çarkındaki süreçlere millî yapay zekâ entegrasyonunun gerçekleştirilmesinden geçiyor” açıklamasında bulundu. Dijital dönüşümün yalnızca kurumları değil bireyleri de etkilediğini vurgulayan Memoğlu, yapay zekâyı iş modellerine ve günlük hayata entegre edemeyen bireylerin bu hız çağında ayakta kalmakta zorlanacağını söyledi. “Çağımızın temel problemi hız. Yoğun bilgi üretimi ve enformasyon bombardımanı, insan bilişsel kapasitesini zorluyor. Yapay zekâ olmadan bu hıza yetişmek mümkün değil” ifadelerini kullandı. Yapay zekâdan verim almanın en temel şartının “doğru soruyu sormak” olduğunu belirten Memoğlu, stratejik anahtar kelimeler ve doğru talimatlarla yapay zekânın güçlü bir yardımcıya dönüştürülebileceğini, aksi halde klasik bir arama motoru kullanımının ötesine geçilemeyeceğini kaydetti.


 

SİBER VATANDAŞLIKTA AKTÖR OLMALIYIZ

Türkiye’nin Siber Vatan’ını inşa etmesi halinde algoritmik kader mühendisliğine karşı koyabilecek güçlü bir aktör haline geleceğini vurgulayan Memoğlu, “Dijital çağda ortaya dijital vatandaşlık kavramı çıkıyor. Çünkü dijitalizm küreselleşmenin yayılımını sağladı. Bugün fiziksel olmasa da dünyanın birçok noktasını videolardan, seyahat bloggerlarından öğrenebiliyoruz. Açık kaynak istihbarat (OSINT) kapsamında antropolojik bir analiz yapabilmek, toplumsal dinamikleri inceleyebilmek mümkün. Aslında her birimizin sosyal medya platformları, paylaşımları bir OSINT istihbarat verisi ve bunu kendi rızamızla paylaşarak büyük verinin akıllı veriye dönüşümünü destekliyoruz. Her birimizin sosyal medya hesapları günümüzde küresel vatandaşlık CV'miz aynı zamanda. Dünyanın tamamına ne yaptığımız, nereye gittiğimiz, hangi meclislerde bulunduğumuz açık hâlde. İşte dijital vatandaşlık kavramı veri madenciliği kapsamında siber alanın içerisinde bıraktığınız dijital ayak izleriyle alâkalı. Ama önemli olan Siber Vatan'ı inşa etmek. Eğer Türkiye Siber Vatan'ını inşa ederse, algoritmik kader mühendisliğine karşı koyabilen bir aktöre dönüşerek ulusal vatandaşlarını dijital dünyanın kuşatmasından kurtararak birer Siber Vatan vatandaşına dönüştürebilir!” ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23