• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Alparslan Kuytul'cu çetenin Koray Sarısaçlı'yı kaçırma görüntüleri ortaya çıktı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

Adana'da Alparslan Kuytul'un talimatıyla hareket eden Kuytulcular yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda 32 şüpheli gözaltına alındı. İş insanı Koray Sarısaçlı’nın kaçırılma anına ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıkarken, günlerce karanlık bir hücrede rehin tutulan Sarısaçlı yaşadığı kan donduran dehşeti tek tek anlattı.

Adana'da "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik operasyonda 32 şüpheli gözaltına alınırken, iş insanı Koray Sarısaçlı’nın kaçırılma anına ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Günlerce karanlık hücrede tutularak elektroşok ve darpla işkence gördüğünü belirten Sarısaçlı, "Zamanı sadece ezan sesinden tahmin edebiliyordum" diyerek yaşadığı dehşeti anlatmıştı.

Operasyon yapılan "Kuytulcuların" Alparslan Kuytul'un talimatıyla 2021 yılında kaçırdığı öne sürülen iş adamı Koray Sarısaçlı'da o günkü yaşadığı dehşet anların anlattı.

"MALLARIMA ÇÖKMEK İSTEDİLER"

Sarısaçlı, Alparslan Kuytul ve ekibinin mallarına el koymak istediğini belirterk, "Önceden tehdit ediyorlardı, baskı altında bırakıyorlardı. Bu nedenle vekalet vermek zorunda kaldım. Tehditle, şantajla vekalet verdim. Vermek zorunda kaldım. Daha sonra durum değişince vekaletleri iptal ettim" dedi.

"VEKALETLERİ İPTAL EDİNCE BENİ KAÇIRDILAR"

Vekaletleri iptal ettikten sonra olayların daha da ileri bir aşamaya taşındığını anlatan Sarısaçlı, "İptal ettirince bunlar bu işi daha da ileri safhaya taşıdılar. Bu sefer beni kaçırdılar" ifadelerini kullandı.

Kaçırıldıktan sonra sırada işkence gördüğünü ve darp edildiğini belirten Sarısaçlı, "Orada bir sürü işkence, darp yaptılar. Orada ellerimi çok kötü bağladılar, parmaklarım şişti. Elektroşokla işkence yaptılar. Çok küçük, hayvanın barınamayacağı 2-3 metrekarelik yerde beni tuttular. Gözlerimi bağladılar üzerime çıkıp tekme attılar. Kaburgam kırıldığını hissettim beni bir yere götürürlerken çok zor yürüyordum" diye konuştu.

"GÜNLERİ EZAN SESİNDEN TAHMİN EDİYORDUM"

Kaçırıldığı süre boyunca karanlık bir yerde tutulduğunu anlatan Sarısaçlı, yaşadığı korku dolu günleri şu sözlerle anlattı: "Beni 12-13 gün alıkoydular. Günleri bile bilmiyordum. O kadar karanlık bir yerdi. Günleri ezan sesinden tahmin ediyordum. Gözlerimi kapattılar, sürekli darp ettiler. Üzerime çıktılar, kaburgamı kırdılar. Bu nedenle yürüyemiyordum."

"KABURGAM KIRIK OLDUĞUNA DAİR RAPOR ALDIM"

Serbest bırakıldıktan sonra hastaneye giderek rapor aldığını ileri süren Sarısaçlı, kendisiyle ilgili farklı bir rapor hazırlandığını söyleyerek, "Serbest kalınca kaburgamda kırık olduğuna dair rapor aldım. Bunlar ben olmadan kadın doğum hastanesinden kırık olmadığına yönelik rapor almışlar. Gelsinler mahkemeyle o raporu veren doktor da gelsin, kırık var mı yok mu görsünler. Bunlar kafa karışıklığı yapıp hedef saptırmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.

"6-7 MİLYON DOLARLIK SENET İMZALATTILAR"

Sarısaçlı, kaçırıldığı sırada kendisine senet imzalatıldığını ve serbest bırakılmasının bazı şartlara bağlandığına dikkat çekerek şöyle devam etti: "Daha sonra senet imzalattılar. Çıktıktan sonra da yine vekalet aldılar. Beni o şartla bıraktılar. Onların aleyhine konuşmayacağıma dair baskı yaparak 6-7 milyon dolarlık senet imzalatarak bıraktılar."

Serbest kaldıktan sonra şikayetçi olduğunu belirten Sarısaçlı, "Ben de serbest kalınca gidip onlar hakkında şikayetçi oldum" ifadelerini kullandı.

"ALPARSLAN KUYTUL HEP ARKADA DURUR"

Sarısaçlı, Alparslan Kuytul'un yapılanma içerisindeki rolüne ilişkin de konuşarak, "Alparslan Kuytul hep arkada durur. Ön tarafa kendi elemanlarını sürer. Benim kaçırılmamın sebebi Alparslan Kuytul ve elemanlarıdır" diye konuştu.

"100 DÖNÜMLÜK ARAZİME VE 75 YATAKLI HASTANEME ÇÖKMEK İSTEDİLER"

Sarısaçlı, kendisine ait olduğunu belirttiği mal varlıklarının da hedef alındığını belirterek, "Benim 100 dönüm kiraz bahçeme, 75 yataklı hastaneme, bu bölgede ruhsatı tek olan laboratuvarı üzerlerine geçirmek istediler. Kiraz bahçesiyle ilgili davan sonuçlandı. Yerel mahkeme tekrar bize verdi. Diğer yerlerin mahkemesi devam ediyor" diye konuştu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

İnanç ve mukaddesat, insanlığın sığındığı en temiz limandır. Ancak tarih boyunca en büyük ihanetler, bu limanı korsan barınağına çevirenlerden gelmiştir. Adana'da iş insanı Koray Sarısaçlı’nın güpegündüz sokak ortasında kaçırılmasına ait ortaya çıkan görüntüler, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu karanlık bir gerçeği bir kez daha tokat gibi yüzümüze çarpmıştır. Alparslan Kuytul’un talimatıyla hareket eden bu yapılanma, mukaddes değerleri kendine zırh edinmiş bir suç örgütünden başka bir şey değildir.Bunun adı cemaat falan değildir; bu düpedüz din sosuna batırılmış mafyavari bir çetedir.Gerçek cemaatler, ahlakı, adaleti ve insanı yaşatmayı merkeze alır. Oysa kendilerine "Kuytulcular" diyen bu karanlık şebeke; adam kaçırma, şantaj, tehdit ve cebirle anılmaktadır. Bir insanın hürriyetini zorbalıkla elinden alan, sokakları eşkıya arenasına çeviren bir zihniyetin İslam ile, iman ile ne ilgisi olabilir? Ne zamandan beri İslam hukuku, mafya yöntemleriyle haraç kesmeyi ve insan hürriyetine kastetmeyi meşrulaştırmıştır? Bu yapı, dini bir topluluk değil, illegal yöntemleri kendine metot edinmiş organize bir suç şebekesidir.Bu ve benzeri yapıların en büyük sermayesi, temiz insanların saf duygularıdır. Gençlerin zihinlerini bulandırarak, bağlılık adı altında onları birer suç makinesine dönüştüren bu baronlar, kendi lüks ve güç devranlarını sürdürmek için her yolu mübah görmektedir. Bir tarafta ağlak vaazlar ve mazlum edebiyatı yapanlar, diğer tarafta ise sokak ortasında insan paketleyen profesyonel tetikçiler barındırmaktadır. Bu iki yüzlülük, sadece hukuka değil, İslam'ın izzetine de indirilmiş ağır bir darbedir.Devletin asli görevi, hiçbir illegal yapının cemaat, vakıf veya dernek adı altında paralel bir hukuk düzeni kurmasına izin vermemektedir. Adalet mekanizması, din kisvesi altında hukuku çiğneyen, insanların canına ve malına kasteden bu yapılara karşı en sert şekilde işlemelidir. Hiç kimse fildişi kulelerinden talimatlar yağdırarak sokakları terörize edemez.Toplum olarak da gözümüzü açmak zorundayız. Alnı secdeye gidiyor diye cürümleri görmezden gelme dönemi çoktan kapanmıştır. Maskeleri düşürmenin, kutsalların arkasına saklanan zorbalara "dur" demenin vakti gelmiştir. Unutulmamalıdır ki, dinden mafya, mafyadan da cemaat çıkmaz. Bu kirli tezgah darmadağın edilmeli, suçlular hak ettikleri en ağır cezaya çarptırılmalıdır.

Ömer

Bu karanlık adama öyle bir ceza verilsin ki, dini duyguları istismar ederek para , güç elde etmek isteyenlere caydırıcı olsun,İDAM canlı yayında
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23