Almanya'da merkezin çöküşü AK Parti MYK'sında! Zafer Sırakaya Avrupa'daki tehlikeli yükselişi raporladı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan MYK'da Avrupa ve Almanya özelindeki siyasi gelişmelere ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Almanya eyalet seçimlerinde merkez partilerin tarihi bir erime yaşadığını belirten Sırakaya, aşırı sağ ve aşırı solun yükselişinin toplumsal ayrışmayı derinleştirdiğine dikkat çekti.
AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Almanya özelinde Avrupa genelinde aşırı sağ ve aşırı sol partilerin gelmiş olduğu konumla ilgili Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Merkez Yürütme Kurulu'nu (MYK) bilgilendirdiklerini belirtti.
Sırakaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleşen AK Parti MYK toplantısında yaptığı sunuma ilişkin bilgi verdi.
Almanya'da Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin'de gerçekleşen eyalet meclisi seçimlerine işaret eden Sırakaya, "Almanya özelinde Avrupa genelinde aşırı sağ ve aşırı sol partilerin gelmiş olduğu konumla ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Merkez Yürütme Kurulu'nu bilgilendirdik." diye konuştu.
Sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisinin Saksonya-Anhalt'ta oylarını yüzde 43,8'e yükselttiğine dikkati çeken Sırakaya, bunun 23 puanlık bir artışa tekabül ettiğini söyledi.
Almanya tarihinde ilk defa aşırı sağ bir partinin milletvekilinin eyalet meclis başkanlığına seçildiğinin altını çizen Sırakaya, "3 eyalette gerçekleşen seçimlerin tamamında oyunu artıran tek parti, aşırı sağ parti oldu. Diğer siyasi partilerin tamamı oy kaybetti." dedi.
Sırakaya, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) 1949 yılından beri ilk defa seçim barajını aşamadığını ve eyalet meclisine giremediğini de sözlerine ekledi.
- Müslüman toplumun tercihi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sırakaya, şunları kaydetti:
"Her üç eyalette yapılmış olan seçimlere baktığımız zaman aşırı sağ ve aşırı solun toplam oyunun yüzde 60'lara ulaştığını görüyorsunuz. Yani merkezin çöktüğü, aşırı sağ ve aşırı solun ise oy kazanmaya devam ettiği bir tablo var. Seçmen tercihlerine baktığımız zaman da orta yaş ve genç seçmenin tamamının aşırı sağ ve aşırı sola yöneldiği, 70 yaş üzerinin de merkez partilere oy verdiğini görüyorsunuz. Avrupa'nın genelinde Avrupa Birliği'nin düşüncesinden, kuruluş felsefesinden uzaklaşan bir yere doğru hızla ilerleyen bir süreç var. Bu süreçle ilgili ilgili olarak Merkez Yürütme Kurulu'nu bilgilendirdik."
Müslüman toplumun oy verme eğilimine de değindiklerini anlatan Sırakaya, Müslüman toplumunun yüzde 51 oranında sol partiyi tercih ettiğini belirtti.
Sırakaya, sol partilerin daha "göçmen dostu" bir siyaset izlemesi ve Gazze soykırımıyla ilgili İsrail'i eleştirel tavrı nedeniyle seçmen eğiliminin daha sol ağırlıklı olduğunu söyledi.
Müslüman toplumunun yüzde 4'ünün ise aşırı sağ partiye oy verdiğine dikkati çeken Sırakaya, Almanya için Alternatif (AfD) Partisinin cinsiyetsizleştirme konusundaki tavrı ve aile mefhumuna verdikleri önemin burada etkili olduğunu dile getirdi.
"Aşırı sağ ve aşırı sol partilerin güçlenmesi, merkezin zayıflaması toplumsal ayrışmayı daha ileri noktaya taşır." diyen Sırakaya, bunun hem oradaki Türk toplumu hem Müslüman toplumu hem de Alman toplumu açısından da ciddi bir tehlike olduğunun altını çizdi.
- İlk kez oy verenlerin tercihi
Sırakaya, MYK üyelerinin "Bu durum sadece Almanya'ya özel mi yoksa Avrupa genelindeki bir trendden mi bahsediyoruz?", "Müslüman toplumun siyasal tercihi neye göre şekilleniyor?" şeklinde sorular yönelttiğini aktardı.
Siyasal katılımın Saksonya-Anhalt'te yüzde 17, Berlin'de yüzde 11, Mecklenburg-Vorpommern'de yüzde 9 oranında arttığına işaret eden Sırakaya, ilk kez oy verenlerle geçmiş seçimlerde oy vermeyip bu seçimlerde oy verenlerin tamamına yakınının oyunu aşırı sağ ve aşırı solun aldığının altını çizdi.
- Siyasi Partiler Arasında Kıtalararası Diyalog toplantısı
Liderler diplomasisi, parlamenter diplomasi ve geleneksel diplomasiye değinen Sırakaya, dördüncü diplomasi kanalı olan siyasi partiler arası diplomasiyi yoğun şekilde işlemek istediklerini söyledi.
İlki Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) tarafından 6-9 Eylül'de Güney Kore'nin başkenti Seul'de gerçekleştirilen Siyasi Partiler Arasında Kıtalararası Diyalog (ICDPP) toplantısının ikincisini İstanbul'da gerçekleştireceklerini bildiren Sırakaya, "6 kıtadan yaklaşık 50 ülkeden 100'den fazla siyasi partiyi bir araya getireceğimiz, mart ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın da açılışını gerçekleştireceği bir toplantıyı tertip edeceğiz." bilgisini verdi.
- Yurt dışında yaşayan vatandaşlara ilişkin kanuni düzenlemeler
ABD'de gerçekleştirdiği ziyaretlere ilişkin de bilgi veren Sırakaya, Türk toplumu, Müslüman toplumu ve oradaki siyasilerle bir araya gelerek Türkiye'nin yaptığı çalışmaları paylaştıklarını bildirdi.
Sırakaya, bu konuyla ilgili olarak partisinin Merkez Yürütme Kurulu'nu bilgilendirdiğini aktardı.
Yurt dışında yaşayan vatandaşlarla ilgili bazı kanuni düzenlemelerin söz konusu olduğunu ifade eden Sırakaya, şöyle konuştu:
"Yurt dışında yaşayıp çifte vatandaş olan vatandaşlarımızın yaşamış oldukları ülkelerde askerlik görevini ifa etmeleri durumunda Türkiye'de askerlik görevinin yapılmış sayılmasıyla ilgili olarak bir kanuni süreç devam ediyor. Bu konuyla ilgili olarak Grup Başkanlığımızla görüştük. Bunun önümüzdeki süreç içerisinde yasallaşması yönündeki çalışmalarımızın devam ettiği konusunda Merkez Yürütme Kurulu'nu bilgilendirmiş olduk."
- Terörsüz Türkiye süreci
Yurt dışında yaşayan vatandaşların Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin ciddi bir iyimser hava içerisinde olduğunu anlatan Sırakaya, "Türkiye'de yüzde 70'lik bir kesimin bu süreci desteklediğini gözlemliyorum. Avrupa'daki havanın Türkiye'nin çok daha üstünde olduğunu gözlemliyorum." dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sırakaya, Fransa'daki öğrenci eylemleriyle ilgili süreci de dikkatle ve biraz da endişeyle takip ettiklerini söyledi.