• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Aklı vicdan yönetmeli

Yeniakit Publisher
2018-11-19 19:23:00 -
Aklı vicdan yönetmeli

Nefsiniz yönetirse vay halinize!

Bütün hukuk sistemlerinde yargıçlara nihai sözü söylemek için "vicdan" hatırlatması yapılır. Yasaları değerlendirmesi, fakat karar vermek için son kertede mutlaka "vicdanının sesi dinlemesi" istenir.

Vicdan “İyiyi kötüden ayırabilen, iyilik etmekten lezzet alan ve kötülükten elem duyan yaradılışımızdan içimize yerleştirilmiş manevî his.” Yani vicdan insana iyi ve kötüyü gösteren bir sünnetullah, en iyi pusuladır. Vicdan neyin doğru neyin yanlış olduğunu bildiren gerçek ve tek ahlâk hocasıdır. Vicdan hata ve doğrunun sınırını belirleyen, uyumak bilmeyen, kişiyi her an, her yerde izleyen, kişinin niyetlerine göre yargılarda bulunan bir hakimdir.

İÇİMİZDEKİ ŞAHİT

"Kötü bir işin en gizIi şahidi, vicdanımızdır" buyurmuş Hz. Ömer (r.a.)

"AIIah’ı anmayan vicdan, hakimsiz mahkemeye benzer" diyen de Jean J. Rousseau..

Mahatma Gandhi ise şöyle diyor: "KanunIara dayanan adIi muhakemeIerden, daha büyük bir muhakeme vardır ki, bu da her kişinin kendi vicdanıdır."

Vicdan, insan ruhunun en ileri bilgi kaynağı. O, bir şeye “evet” dedi mi, onu ne akıl yalanlayabilir, ne de duyu organları.

HERKES ONA SESLENİR

Vicdan rehberliğinde akıl bir hakikati buldu mu, onun nefsine ters düşmesi hiçbir mânâ ifade etmez.

Meselâ, yaptığımız bir haksızlık için vicdan azabı duyuyorsak, aklımızın ileri süreceği hiçbir özür, derdimize deva olmaz.

İnsan birçok hakikati vicdanen bilir. Vicdanda kıyas, mantık, fikir yürütme, hipotezler kurma yoktur. O, bütün bunlara muhtaç olmaksızın, doğruları doğrudan bilir.

Onun içindir ki "mutluluk ve adalet vaad eden" bütün sistemler, daima insanların yaradılıştan kendilerine verilmiş vicdana seslenirler.

O ses vicdanda kabul görürse ancak taraftar kazanır.

KARŞISINDAKİ NEFS!

Vicdan reddediyorsa, tuzağı fark etmişse, o zaman kişinin nefsine yani çıkarına seslenir ve o taraftan tahrik ederler. Yani nefs, vicdanın tam karşısında yer alır. O da yaradılışımızdan bahşedilmiştir amma, daima dizginlenmek ister. Yoksa kişiyi esir aldığında insan, kıyıcılığın en vahşisine kadar uzanan bir yol girer.

Onun içindir ki; aklını nefsinin emrine verenler; çevrelerini ve dünyayı kabûsa sürüklemiştir.

Vicdan insanı kâmil yaparken, nefs hunharlaştırır.

Vicdan, akıl ve nefs üçlüsünde eğer akıl vicdanı rehber edinirse nefs de huzura kavuşur; haddini bilir, helâle yönelir, haramdan sakınır.

"BEN DEMEDİM Mİ?"

İnsan, gözüne inanmayabilir; “Acaba yanlış mı gördüm” diye gözlerini ovuşturup yeniden bakabilir. Keza, aklına da inanmayabilir; “Yanlış mı anladım” diye yeniden okuyabilir. Ama, vicdanı hususunda, onun bildirdikleri hakkında böyle bir tereddüde düştüğü olmaz.

Vicdan anlık, evet evet saniye bile sürmeyen anlık bir muhakeme ve karardır ve her lahza kişiyle beraberdir. Onun attığı her adımda, her eylemde meşruiyetin kararını önceden verir ve seslenir. Uyarsan, kazanırsın. Uymazsan yanlışa saparsın. Eğer bir de vahim yanlış yaptıysan o daima seslenecektir:

"Ben sana demedim mi?"

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23