Afyonkarahisar’dan Okuyucumuz Oktay Yüksel yazdı: Bu Milletin İnancını Yok Sayamazsınız
Okullarda düzenlenen Ramazan etkinlikleri üzerinden başlayan tartışmalara bir tepki de okuyucu köşemize gönderilen yazıyla geldi. Afyonkarahisar’dan Okuyucumuz Oktay Yüksel, CHP Milletvekili Süreyya Öneş Derici’nin açıklamalarına karşı çıkarak Türkiye’de toplumun dini kimliğinin yok sayılmasının toplumsal gerilimi artıracağını savundu.
SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL
Kurulduğu günden beri milletin mukaddes değerleriyle kavgalı olan Türkiye’nin asırlık çıbanı CHP, yine çirkin yüzünü gösterdi. Okunan ilahilerden bile rahatsız olan azgın azınlığın tepkisini fırsat bilen CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu yıl ilk defa uyguladığı okullardaki Ramazan etkinliklerini hedef aldı. CHP’nin verdiği önerge üzerine Meclis Kürsüsünden nefret kusan Derici, nüfusunun yüzde 99’unun Müslüman olduğu ve ilk anayasasında “Devletin dini İslam’dır” ifadesi bulunan Türkiye hakkında, “Bu ülke asla bir İslam devleti olmayacaktır” şeklinde skandal ifadeler kullandı. Seçim öncesi oy için kapı kapı dolaşan ve takiyyenin dibine vuran partisinin yöneticilerine rağmen “laik ataklar” geçiren CHP’li Derici, “Bizler, kamu kurum ve kuruluşlarında var olduğunu duyduğumuz, bildiğimiz, gördüğümüz tarikat ve cemaat yapılanmalarının güç kazanmasını, işe alım mülakatlarını, terfileri onların belirlemesini, kurumların âdeta cemaatler arasında bölünerek istihdam yeri olmalarını kabul etmiyoruz” diyerek İslami cemaatlere kin kustu.
ÜLKEMİZDEKİ İSLAM GERÇEĞİNİ YOK SAYAMAZSINIZ!
Öte yandan Süreyya Öneş Derici’nin “Türkiye asla bir İslam devleti değildir ve olmayacaktır” açıklaması, farklı kesimlerden tepkilere neden oldu. Okuyucu köşemize gönderdiği yazıyla görüşlerini paylaşan Oktay Yüksel de bu açıklamalara tepki gösterdi. Yüksel, Türkiye’de toplumun büyük çoğunluğunun Müslüman olduğunu hatırlatarak bu sosyolojik gerçeğin yok sayılmasının kamusal alanda gereksiz gerginlikler oluşturduğunu ifade etti. Ramazan ayının yüzyıllardır bu topraklarda yaşatılan bir kültür olduğuna dikkat çeken Yüksel, iftar sofraları, teravih namazları ve yardımlaşma gibi geleneklerin toplumun ortak hafızasının bir parçası olduğunu belirtti.
YAŞANANLARI UNUTMAMALIYIZ
Okullarda gerçekleştirilen Ramazan etkinliklerinin de bu kültürün doğal bir yansıması olduğunu dile getiren Yüksel, “Okullarda yapılan etkinlikler de bu kültürün doğal bir parçasıdır. Ancak ne zaman inanç kamusal alanda görünür olsa, bir kesim hemen “laiklik elden gidiyor” diye uyarı yapıyor. Bu noktada sormak gerek: Gerçekten rahatsız olduğunuz şey, Ramazan mı, yoksa toplumun dini kimliği mi? Geçmişte başörtüsü meselesi gibi, bu da toplumsal tartışmalara yol açtı. Ama şimdi, Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, bu eski yaraları tekrar kaşımak değil, birlikte barış içinde yaşamayı öğrenmektir. Ve madem bu kadar rahatsızsın, soruyorum: Ekrem, Yasin okuduğunda, Özgür Özel Cuma’ya gittiğinde niye sesinizi çıkarmadınız?” ifadelerini kullandı. Tarihten bazı örneklerin de unutulmaması gerektiğini belirten Yüksel, “Toplumun farklı kesimlerinden insanların kendi inançlarını yaşamasını bu kadar sorgulayanlar, her zaman aynı hassasiyetle mi davranıyor? İşte bu yüzden, tarih bize bazı acı örnekleri hatırlatıyor. Mesela “İskilipli Atıf Hoca 1926’da, bu ülkenin inancı ve ideolojileri üzerinden yargılandığında yaşananları unutmamalıyız. Bugün sormadan edemiyorum: İktidara gelirseniz, siz de bu gibi değerleri yaşayan bizleri yok sayacak mısınız, asacak mısınız?” dedi.
DEDEN BİLE SÖNDÜREMEDİ İSLAM’IN NURUNU
Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in sözlerini de hatırlatan Yüksel, “Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegovic’in dediği gibi:
“Dağlara ne kadar haç dikerseniz dikin, gökyüzüne baktığınızda hilali görürsünüz.” Bu milletin hafızasında inanç hep var olacak. Önemli olan, bu gerçeği yok saymadan, birlikte huzur içinde yaşamayı başarmaktır. Kabul edin; bu millet Müslümandır. Bunu 1400 yıldır Ebu Cehil başta olmak üzere kimse değiştiremedi, siz de değiştiremeyeceksiniz” şeklinde ifade etti.