ABD'ye resti çektiler: Gerekirse sonuna kadar savaşırız
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Çin Savunma Bakanı Wei Fenghe, ABD ile yaşanan krize ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Çin savaş istemiyor, ama ABD isterse sonuna kadar savaşırız" dedi.
Shangri-la Diyaloğu zirvesin'de konuşan Çin Savunma Bakanı Wei Fenghe ABD'de tarafına, 'Ordumuz Tayvan'ı anakaradan ayırmaya çalışma girişimlerine ne pahasına olursa olsun izin vermeyecektir. Çin savaş istemiyor, ama ABD isterse sonuna kadar savaşırız.' mesajı verdi.
Pekin ve Wahington yönetimleri gerginliği azaltma çabaları çerçevesinde, 31 Mayıs - 2 Haziran tarihleri arasında Singapur'da düzenlenen Shangri-la Diyaloğu zirvesine gönderdikleri heyetlerle çeşitli temaslarda bulundu.
Zirvede konuşan Çin Savunma Bakanı Wei Fenghe'in gündeminde, son dönemlerde Tayvan Boğazı'ndan ABD savaş gemilerinin geçmesi ve ABD'nin Çin'e karşı Tayvan'a verdiği destek vardı.
"Çin sonuna kadar savaşacak"
Fenghe katılımcılara, ''Bir dış gücün, Bir Çin politikasına meydan okuyarak Tayvan'ı anakaradan ayırmaya cesaret etmesi durumunda, Kurtuluş Halk Ordusu (PLA) ulusal çıkarlarını korumak için sonuna kadar savaşacak.'' şeklinde hitap etti.
Tayvan konusunda her ne pahasına olursa olsun korumacı kalacaklarını belirten Fenghe konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Çin'i bölme girişimleri başarılı olmayacak. Bölge dışı güçler Güney Çin Denizi'ne geliyor. Şunu belirtmeliyim ki Tayvan sorununa herhangi bir müdahale başarısızlığa mahkumdur. Öte yandan Çatışma olasılığını hafifletmek için ABD ve Çin heyetleri diyaloğa katılmayı kabul ettiler. ABD ise ticari ilişkileri tartışmak için her zaman açık. Ancak ABD savaşmayı seçerse, Çin sonuna kadar savaşacak.''
Pekin yönetimi daha önce de, bölgesel barış ve istikrara sıkı sıkıya bağlı olduğunu ve yayılmacı politikalar izlemediğini belirtmişti.
ABD tarafını temsil eden Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, ABD'nin bölgedeki müttefiklerini Çin'e karşı uyararak, kendi egemenlikleri için güvenlik harcamalarını artırmalarını teklif etmişti. Cuma günü yaptığı konuşmada daha ılımlı bir konuşma yapan Shanahan, Cumartesi günü ''Çin'in bölgede potansiyel bir tehdit olduğunu'' ima etti.
ABD ile Çin arasındaki ekonomik krizin yanı sıra, ABD'nin Tayvan'ın bağımsızlığını Çin'e karşı bir koz olarak kullanma girişimleri iki ülke arasındaki gerilimi körüklüyor.
Tayvan meselesi
Japonya'nın 1895 yılındaki savaşta Çin'i yenilgiye uğratarak el koyduğu Tayvan Adası'ndan, mağlubiyetle ayrıldığı İkinci Dünya Savaşı sonrası çekildi. Savaş sonrası Çin'de, koministlerle milliyetçiler arasında iç savaş başladı. 1949 yılında Mao Zedong öncülüğündeki Çin Kominist Partisi'nin iktidarı almasıyla, Milliyetçi Parti yanlıları kaçarak Tayvan Adası'na sığındı. Kominist Parti yönetimindeki Çin Halk Cumhuriyeti'nden adaya kaçan milliyetçiler 1912 yılında kurulan Çin Cumhuriyeti'nin burada devam ettiğini savunurken, Kominist Parti Tayvan'ı ülkenin özerk bir bölgesi olarak görmeye devam etti.
Ülkede ortaya çıkan iki farklı siyasi otoritenin neden olduğu gerilim ve karmaşa 1971'deki Birleşmiş Milletler (BM) kararıyla yeni bir boyut kazandı. BM siyasi otorite olarak tanıdığı Çin Cumhuriyeti (Tayvan) yerine siyasi otorite olarak Çin Halk Cumhuriyetini tanıma kararı aldı. Karar sonrası Tayvan, bağımsızlık arayışını dönemsel farklılıklarla sürdürdü. 2005 yılında Çin Ulusal Kongresi'nin yürürlüğe koyduğu ''ayrılma/bölünme karşıtı kanun'' (Anti-secession Law) ile Tayvan'a karşı sürdüreceği tutumu açık bir şekilde ortaya koydu.