• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD’den Türk ihracatçısına haksız darbe! İSO Başkanı Erdal Bahçıvan sert tepki gösterdi!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
ABD’den Türk ihracatçısına haksız darbe! İSO Başkanı Erdal Bahçıvan sert tepki gösterdi!

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, ABD yönetimi tarafından yürürlüğe konulan yeni vergi düzenlemesinin Türk tekstil ve hazır giyim sektörlerini ağır bir yük altına soktuğunu açıkladı.Bahçıvan, kararın adil ve dengeli ticaret anlayışıyla bağdaşmadığını belirterek, yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin yürürlüğe koyduğu yeni vergi düzenlemesini Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri açısından adil, dengeli ve karşılıklılık esasına dayalı ticaret anlayışıyla bağdaştırmanın mümkün olmadığını bildirdi.

Bahçıvan, ABD'nin yeni vergi düzenlemesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, "ABD yönetiminin Section 301 kapsamında yürürlüğe koyduğu yeni vergi düzenlemesini Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri açısından adil, dengeli ve karşılıklılık esasına dayalı ticaret anlayışıyla bağdaştırmak mümkün değildir." ifadesini kullandı.

Türkiye'den ithal edilen ve istisna listesinde yer almayan ürünlere, mevcut en çok kayrılan ülke vergilerinin üzerine yüzde 12,5 ilave gümrük vergisi uygulanmasının Türk sanayicisinin, ihracatçısının ve üreticisinin üzerine haksız ve ağır bir yük bindirdiğini belirten Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Burada mesele yalnızca ek bir vergi uygulaması değildir. Asıl mesele, Türk sanayisinin rakipleri karşısında sistematik biçimde dezavantajlı bir konuma itilmesidir. Çünkü aynı düzenleme içinde bazı rakip ülkelere tanınan vergi indirimleri, tarife avantajları ve vergisiz tarife kontenjanları Türkiye açısından açık bir rekabet eşitsizliği doğurmaktadır. Bangladeş, Kamboçya, Endonezya, Malezya, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerin ilave vergi oranlarında indirime gidilirken, Avrupa Birliği, Tayvan, Japonya, Güney Kore ve İsviçre için toplam vergi yüküne üst sınırlar getirilirken Türkiye'nin bu çerçevenin dışında bırakılması hakkaniyetli değildir. Türkiye için benzer bir üst sınırın öngörülmemesi ve yüzde 12,5'lik ilave verginin mevcut vergilerin üzerine eklenmesi, özellikle tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinde toplam gümrük vergisi yükünü yüzde 25-30 seviyelerine taşıyabilecek ağır bir sonuç doğurmaktadır."

Bahçıvan, söz konusu tablonun Türk ihracatçısını yalnızca maliyet baskısıyla karşı karşıya bırakmadığını, aynı zamanda uzun yıllardır kaliteye, sürdürülebilir üretime, güvenilir tedarike ve yüksek katma değere yatırım yapan sektörlerin ABD pazarındaki konumunu da zayıflatma riski taşıdığını bildirdi.

Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün ABD'li alıcılarla uzun yıllardır güvene dayalı ilişkiler geliştirdiğini, hızlı teslimat, kalite standardı, esnek üretim kabiliyeti ve sürdürülebilirlik başlıklarında güçlü bir tedarik ortağı olduğunu defalarca gösterdiğini vurgulayan Bahçıvan, "Daha da önemlisi Türkiye, ABD ile ticaretinde yapısal ve yüksek dış ticaret fazlası veren ülkeler arasında değildir. Buna rağmen Türkiye'nin, ticaret fazlası veren bazı ülkelerle benzer bir yaklaşımla değerlendirilmesi ekonomik gerçeklerle örtüşmemektedir." değerlendirmesini yaptı.


 

- "Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır"

Erdal Bahçıvan, Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle ABD'yi alternatif ve büyüme potansiyeli yüksek bir pazar olarak değerlendiren sektörlerin, böyle bir dönemde rakiplerine kıyasla daha dezavantajlı hale getirilmesinin son derece kaygı verici olduğuna işaret etti.

Tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin Türkiye ekonomisi için sıradan üretim alanları olmadığını, bu sektörlerin üretim, istihdam, ihracat, bölgesel kalkınma, kadın istihdamı, KOBİ ekosistemi ve tedarik zinciri açısından stratejik yapı taşları olduğunu belirten Bahçıvan, şu ifadeleri kullandı:

"Bu nedenle bu sektörlerin rekabet gücünü zayıflatacak her düzenleme, yalnızca ihracat rakamlarını değil üretim merkezlerimizi, istihdam kapasitemizi, bölgesel kalkınma gücümüzü ve sanayi ekosistemimizin dayanıklılığını da etkileyecektir. Bu noktada Türkiye ile ABD arasında başlatılması öngörülen yeni müzakere sürecini son derece önemli görüyoruz. Bu süreçte gümrük vergileri, toplam tarife yükü, vergisiz tarife kontenjanları, menşe kuralları, izlenebilirlik ve zorla çalıştırma konusundaki mevzuat başlıklarının kapsamlı biçimde ele alınması gerekmektedir.


 

İlgili kamu otoritelerimizin, Türkiye'nin vergisiz tarife kontenjanına dahil edilmesi, toplam tarife yüküne üst sınır getirilmesi ve ülkemizin ticari gerçekliklere uygun biçimde yeniden değerlendirilmesi için güçlü, kararlı ve sonuç odaklı girişimlerde bulunmasını bekliyoruz. Bizim talebimiz ayrıcalık değildir. Bizim talebimiz, eşit rekabet şartlarıdır. Türk sanayicisi kaliteyle, üretim kabiliyetiyle, zamanında teslimatla, esnek üretim gücüyle, sürdürülebilirlik yatırımlarıyla ve yılların oluşturduğu güvenle rekabet eder. Ancak rekabetin adil olmadığı bir zeminde hiçbir ülkenin sanayicisi gerçek gücünü ortaya koyamaz."

Bahçıvan, İSO olarak Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin haklı beklentilerinin güçlü biçimde takipçisi olacaklarını kaydederek, "Ülkemizin üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve sanayicimizin rekabet hakkını korumak yalnızca sektörel bir mesele değil, Türkiye'nin ekonomik geleceği açısından stratejik bir sorumluluktur. Her zaman ifade ettiğimiz gibi sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23