• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD İsrail'in saldırısını kınadı ama...

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
ABD İsrail'in saldırısını kınadı ama...

ABD, israil'in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne saldırısını “gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirerek görünüşte Tel Aviv’e tepki gösterdi. Ancak israilli üst düzey bir yetkilinin, saldırı öncesinde “son derece hassas istihbarat bilgilerinin” ABD ile paylaşıldığını açıklaması Washington’ın saldırıdan önceden haberdar olduğunu ortaya koydu.

ABD, israil'in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne saldırısını “gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirerek görünüşte Tel Aviv’e tepki gösterdi. Ancak israilli üst düzey bir yetkilinin, saldırı öncesinde “son derece hassas istihbarat bilgilerinin” ABD ile paylaşıldığını açıklaması Washington’ın saldırıdan önceden haberdar olduğunu ortaya koydu.

Soykırımcı israil'in Suriye’nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırının ardından Washington yönetimi kamuoyu önünde Tel Aviv’e tepki gösterdi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack saldırıyı “gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirirken, israil cephesinden gelen açıklama dikkat çekici bir ayrıntıyı ortaya çıkardı; israil, saldırı öncesinde hassas istihbarat bilgilerini ABD ile paylaşmıştı.

Soykırımcı israil savaş uçakları, Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafedeki Ebu Zuhur Hava Üssü’nün pist ve depolama alanlarını hedef aldı. Suriye devlet televizyonunun aktardığına göre üsse sekiz hava saldırısı gerçekleştirildi.

Saldırının ardından israil Başbakanlık Ofisi, Türkiye’nin bölgede askeri varlığını artırabileceğini öne sürerek Türkiye askerlerinin söz konusu üsse konuşlandırılmasının israil açısından “tehdit” oluşturacağını savundu.


 

ABD’den görünüşte sert tepki

Saldırı sonrasında ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Washington'ın gelişmelerden “derin endişe” duyduğunu açıkladı.

Barrack, saldırıları bölgesel istikrara katkı sağlamayan “gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirerek taraflara askeri adımlar yerine diplomasi ve itidal çağrısında bulundu.

Barrack daha sonra Reuters’a yaptığı açıklamada Türkiye’nin saldırıdan önceden bilgilendirilmediğini söyledi. Türkiye tarafının israil uçaklarının kuzeye doğru hareket ettiğini gördüğünü belirten Barrack, Türkiye’nin bu nedenle askeri karşılık vermeye hazırlanmasının mümkün olduğunu ifade etti.

“Neyse ki sağduyulu taraflar durumun daha fazla kötüleşmesini önledi” diyen Barrack, ABD’nin Türkiye, israil ve Suriye arasında olası askeri karşılaşmaları önlemek amacıyla daha kapsamlı bir çatışma önleme mekanizması üzerinde çalıştığını açıkladı.


 

Soykırımcı israilden dikkat çeken açıklama: ABD’ye önceden bilgi verildi

Washington'ın saldırının ardından israile yönelik eleştirel açıklamalarına karşın israil cephesinden gelen bilgi tartışmanın boyutunu değiştirdi.

Fox News’e konuşan üst düzey israilli bir yetkili, saldırı öncesinde “son derece hassas istihbarat bilgilerinin” ABD ile önceden paylaşıldığını söyledi.

Böylece Türkiye'nin saldırıdan önceden haberdar edilmediği belirtilirken, israil tarafının açıklamasına göre Washington'a saldırı öncesinde istihbarat aktarılmış olduğu ortaya çıktı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Stratejik Ortaklık mı, Gizli Suç Ortaklığı mı? Washington’ın İkiyüzlü Suriye Politikası! Uluslararası diplomaside "müttefiklik" kavramı, karşılıklı güven, şeffaflık ve ortak güvenlik çıkarları üzerine inşa edilir. Ancak ABD’nin Orta Doğu’daki hamleleri, bu kavramın içini tamamen boşaltmaktadır. Son olarak İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırı karşısında Washington’ın takındığı tavır, müttefiklik maskesinin ardındaki acı gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir. Beyaz Saray, saldırıyı kamuoyu önünde "gereksiz bir tırmanma" olarak nitelendirerek Tel Aviv’e güya tepki göstermiştir. Fakat madalyonun diğer yüzü çok geçmeden ortaya çıkmıştır. İsrailli üst düzey bir yetkilinin, saldırı öncesinde "son derece hassas istihbarat bilgilerinin" ABD ile paylaşıldığını açıklaması, Washington’ın bu kanlı plandan en ince ayrıntısına kadar haberdar olduğunu kanıtlamıştır. Bu durum, basit bir dış politika tutarsızlığı değildir; açık bir riyakarlık ve ikiyüzlülüktür. Bir yanda barış ve istikrar hamisi gibi davranıp saldırıyı kınamak, diğer yanda ise o saldırının istihbaratına sessizce onay vermek müttefiklik hukukuna sığmaz. Eğer bir güç, müttefiki olduğu bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit eden adımları önceden bildiği halde sessiz kalıyor ve bunu engellemek için hiçbir yapıcı adım atmıyorsa, o gücün niyetini sorgulamak kaçınılmazdır. Kendi çıkarları söz konusu olduğunda dünyayı ayağa kaldıran ABD, bölgedeki şımarık ortağının saldırganlığına göz yumarak statükoyu korumaya çalışmaktadır. Önceden alınan istihbarata rağmen sessiz kalmak, saldırıyı kınayan içi boş açıklamalardan çok daha güçlü bir mesaj taşır. Bu sessizlik, saldırıya verilmiş gizli bir icazettir. Son söz olarak, sahada yaşananlar diplomasi masalarındaki süslü yalanları bir kez daha çürütmüştür. Bölge ülkelerine yönelik bu haince körlük, Washington’ın gerçekte kimin yanında durduğunu netleştirmiştir. Bilgi paylaşıldığı halde sessiz kalan, saldırı gerçekleştikten sonra ise timsah gözyaşları döken bir aktör, müttefik olamaz. Bu tavır, müttefiklik değil; açıkça istikrarsızlığın ve düşmanlığın ortaklığıdır. Bölge ülkeleri, kendi güvenliklerini Washington’ın sahte dostluğuna değil, kendi öz güçlerine dayandırmak zorunda olduğunu bir kez daha acı bir tecrübeyle görmüştür.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23