Cumhurbaşkanı, “Bu Amerika yönetiminin düşmüş olduğu aczi gösteriyor” ifadelerini kullandı.
FETÖ’nün oyuncağı olmuş Batı’nın “Okyanus Ötesi” ayağından gelen son kumpası değerlendiren Cumhurbaşkanı, “Atılan bu adımlar tamamen siyasidir. Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor. Olay günü orada olmayan korumalarım hakkında bile soruşturma açtılar. Bu nedir? Bu Amerika yönetiminin düşmüş olduğu aczi gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın ABD’deki iddianamede yer almasıyla ilgili, “Atılan bu adımlar tamamen siyasidir. ABD bir defa bu konuyu -tabii bu gidişimizde orada da inşallah görüşme fırsatı buluruz- gözden geçirmesi lazım. Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor” dedi. Kazakistan’a hareketinden önce Atatürk Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan, ABD’de tutuklu bulunan Rıza Sarraf’ın dahil olduğu davaya eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın da dahil edildiği iddialarının hatırlatılması üzerine, “Bu konu gerçekten çok çok ilginç bir konu. Şu anda bunu hukuki bir mantık içerisinde yorumlamak zaten mümkün değil. Burada bizim eski Ekonomi Bakanımıza yönelik atılan bu adımı, açık söylüyorum, ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik bir adım olarak değerlendiriyorum. Zira burada şahsına yönelik bir iddiayı ortaya koyabilmiş değiller” dedi.
PİS KOKULAR GELİYOR
ABD’nin, Çağlayan’ın “İran’a yönelik yaptırımları deldiği” iddiasını öne sürdüğüne dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İran’a biz bir defa herhangi bir yaptırım uygulama kararı Türkiye olarak almadık ki... Bizim İran ile ikili ilişkilerimiz var, hassas ilişkilerimiz var. İran’dan özellikle doğal gazımızın, petrolün bir kısmını oradan alıyoruz. Biz bunu kendilerine de o zaman söyledik. Ben bunları Sayın Obama’ya da söyledim, diğer bu konularla ilgilenen kişilerine, başta Dışişleri Bakanları olmak üzere onlara da söyledik. Yani dedik ‘Biz burada böyle bir yaptırım içerisine girmeyiz.’ Bu ekonomik ilişkileri yürüten bakanımız kim? Ekonomi Bakanı. Ekonomi Bakanı hükümetin attığı adıma ne yapacaktır? Uygulayanlardan bir tanesi olacaktır. Dolayısıyla atılan bu adımlar tamamen siyasidir. ABD bir defa bu konuyu -tabii bu gidişimizde orada da inşallah görüşme fırsatı buluruz- gözden geçirmesi lazım. Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor. Rıza Sarraf olayı da öyledir. Halk Bankamızın Genel Müdür Muavini Hakan Bey ile ilgili konu da öyledir. Bunların hepsi. Diğer isimler yine öyledir.”
ABD ADİL DEVLET OLAMAZ!
Erdoğan, ABD’ye yaptığı son ziyarette, Washington’da PKK terör örgütü mensuplarının kendilerine adeta saldırıyor havasına girdiğini de hatırlatarak, şöyle devam etti: “ABD güvenlik güçlerinin orada kalkıp da herhangi bir tedbir almaması, onları oradan derdest etmemesi de bu pis kokunun bir ifadesidir. O olayla ilgili biliyorsunuz, benim korumalarım hakkında soruşturma açtılar. Hatta hatta, olay günü orada olmayan korumalarım hakkında, eşimin iki koruması bayan, onlarla ilgili de aynı şeyi yaptılar. Bu nedir? Bu Amerika yönetiminin düşmüş olduğu aczi gösteriyor. Kendilerine de bunlar bildirildi. Büyük bir devlet olabilirsin ama adil devlet olmak başka bir şeydir. Sıkıntı burada. Onun için de adil bir devlet olmak, hukuk sisteminin adil işlemesinden geçer. Eğer hukuk sisteminiz adil işlemiyorsa bu sıkıntılar sürekli olarak o pis kokuları da getirir.”
“Bahçeli ile her şey olabilir”
Kazakistan’a hareketinden önce havalimanında basın toplantısı düzenleyen Cumuhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Başkan Yardımcısı olacağı söylentilerine ilişkin şu cevabı verdi:
DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON!
“Değerli arkadaşlar, bunların hepsi yani suyu bulandırmaktan başka bir işe yaramıyor. Hep söylüyoruz, bunlar doğmamış çocuğa don biçiyorlar. Herkes bir defa yerini, konumunu bilsin. Biz Türkiye’de siyaset yapıyoruz. Yani Sayın Bahçeli ile şu süreçte partimiz gayet güzel bir diyalog içinde oldu ve bundan sonraki süreçte de bu diyaloğun, bu dayanışmanın temenni ederim ki güçlenerek devamı Türkiye’nin geleceği bakımından çok çok önem arz etmektedir ve bu geleceği inşa ederken, ihya ederken görüşmeler neticesinde her şey olabilir. Bunu kimsenin bir kenara atmasına hakkı yok. Ana muhalefet partisi Kandil ile irtibat kuruyor, bunu hiç gündeme getirmiyorlar da bu ülkede yerli ve milli davranan liderlerin veya partilerin görüşmeleri, konuşmaları bunları niye rahatsız ediyor? Bizim bir defa çok önemli bir yanımız var; yerliyiz ve milliyiz. CHP ve HDP’ye baktığınız zaman bunların yerli ve milli bir yanı yok. Tam aksine bunlar bu ülkeye saldıran, bu ülkeyi her yere, Batı’ya, dünyaya şikayet etmek suretiyle nereden önünü keseriz, bunun gayreti içinde olanlarla koalisyon halindeler.”
CHP, TERÖRİSTİ SAVUNUYOR
CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun, terörle mücadelede SİHA’ların kullanmasını hazmetmesini de hatırlatan Erdoğan, “Neymiş? Sivilleri vurmuş... Nerede o siviller?” dedi. Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti: “SİHA’lar teröristleri vuruyor ve silahlı kuvvetlerimiz, güvenlik güçlerimiz çok daha güçlü hale gelmek suretiyle terörizmle, teröristlerle, terör örgütleriyle bu mücadelesini sürdürecektir ve bunu CHP’nin temsilcileri, vesaireleri durduramaz. Ben beklerdim ki CHP’nin genel başkanı çıksın ‘Ey Tanrıkulu, sen kimden yanasın, teröristlerden yana mısın yoksa bu ülkenin güvenlik güçlerinden yana mısın?’... Bugüne kadar bu kadar bizim güvenlik gücümüz şehit oldu, bu kadar sivilimiz bizim şehit oldu, bunların sesi çıktı mı? Çıkmadı. Biz şimdi silahlı İHA’larımızı yaptık, tabii terör örgütü artık kaçacak delik arıyor. Böyle bir dönemin içinde de bu beyler, ölen teröristleri savunur hale geldiler. Biz sizi tanıyoruz zaten. Siz bunların cenazelerine katılır, onlarla beraber hareket eder, onların gittikleri yerlerde beraber olur, bütün bunlardan sizi tanıyoruz. Tek farkınız var siz CHP’siniz, onlar HDP. Kararlılıkla terörle mücadeleyi de terör örgütünden bir kişi dahi kalmayıncaya kadar sürdüreceğiz.”
