Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Müderris İzmirli İsmail Hakkı'yı hayırla yâd ediyoruz.
İzmirli İsmail Hakkı, h. 1285 (1868) yılında İzmir’in İkiçeşmelik semtinde doğdu. Babası yüzbaşı İzmirli Hasan Efendi, annesi Giritli Kandiyeli Hafize Hanım’dır. Okumaya çok meraklı olan İzmirli’nin dört yaşında hafızlığa başlamış olduğu ve hafızlık eğitimini babasının amcası Âmâ Hafız’dan tamamladığı nakledilmektedir.
İlköğrenim yıllarında babasından oldukça fazla istifade eden İzmirli, ilkokulda İkiçeşmelik İbtidai Mektebi’ne gitmiş daha sonra İzmir Rüştiye Mektebi’nde okumuştur. Medrese eğitimi de alan İzmirli, burada Farsça öğrenmenin yanı sıra Şazeliye Tarikatı’ndan icazetname almıştır. 1878 yılında babasının ölümünün ardından maddi sıkıntı içine düşen İzmirli, hem çalışıp hem okuyarak ailesinin geçimine katkı sağlamaya çalışmıştır. Rüştiyeyi bitirdikten sonra kısa bir süre Namazgah İbtidai Mektebine öğretmen olarak atanmış, aynı yıl İzmir Daru’l-Muallimîn’inde fahri hocalığa başlamış olan İzmirli, İzmir İdadîsi’nde de imamlık ve hocalık yapmıştır.
1890 yılında İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’na (Daru’l-Muallimîn) gitmiş ve burada da medrese eğitimini sürdürmüş, dışardan özel dersler alarak da kendisini yetiştirmeye çalışmıştır.
1892’de buradan birincilikle mezun olan İzmirli, Maarif Nazırı Zühdü Paşa’nın dikkatini çekmiş ve onun sayesinde Mercan İdadîsinde din, tarih ve ahlâk dersleri öğretmenliğine atanmıştır. Bu arada 1895’te Nakşî şeyhlerinden Lüleburgaz Kadısı Süleyman Necati Efendi’nin kızı Nuriye Hanım’la evlenen İsmail Hakkı’nın bu evliliğinden 1897’de Celalettin, 1898’de Necmettin ve 1904’de Nurettin adında üç oğlu olmuştur.
Mercan İdadîsinden sonra Yüksek Maliye Okulu’nda fıkıh ve usûl öğretmenliği yapan İzmirli, II. Meşrutiyetin ilânından kısa bir süre sonra İstanbul Darü’l-Fünûn’unda felsefe hocalığına başlamış, aynı zamanda Hukuk Fakültesi’nde Fıkıh dersleri hocası olmuştur. 1911 yılında Darü’l-Fünûn Edebiyat Fakültesinde öğretim üyeliğine atanmış, burada felsefe dersleri verirken bir yandan da Hukuk ve İlahiyat Fakültelerinde İslâm Hukuk Usûlü (Usûl-ı Fıkh), Tefsir, Hadis gibi İslâmî ilimleri okutmuştur. 1915 yılında Edebiyat Fakültesinde İslâm Felsefe ve Tarihi profesörlüğüne atanmış, 1933 yılında Ordinaryüs Profesör olmuş ve 1939 yılında emekliye ayrılmıştır.
İzmirli’nin çeşitli idarî görevlerde de bulunmuş olduğunu görmekteyiz. 1896 yılında Maarif Nazırlığı Encümen-i Teftiş ve Muayene heyeti üyeliği, 1908-1909 yıllarında Daru’ş-Şafaka müdürlüğü, 1909-1913 yılları arasında Darü’l-Fünûn Ulûm-ı Şer’iyye ve Edebiyye şubeleri müdürlüğü, 1914-1918 yılları arasında Darü’l-Hilafeti’l-Aliye müfettişliği, 1922-1924 tarihleri arasında Umur-ı Şer’iyye ve Evkaf Vekaletine bağlı Tedkikât ve Te’lifât-ı İslâmîyye Heyeti üyeliği ve başkanlığı, 1931’de İlahiyat Fakültesi başkanlığı, yapmış olduğu idarî görevlerdir.İlmî faaliyetlerini emekli olduktan sonra da devam ettiren İsmail Hakkı İzmirli, 31 Ocak 1946’da Ankara’da ölmüştür