29 Mayıs 2025: Günün Âyet ve Hadisi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün 'Sözü', 'Günün Karikatürü' ve 'Kıssadan Hisse'yi istifadelerinize sunuyoruz... (29 Mayıs 2025)
(١) اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحاً مُبٖيناًۙ
(٢) لِيَغْفِرَ لَكَ اللّٰهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَاَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَاطاً مُسْتَقٖيماًۙ
(٣) وَيَنْصُرَكَ اللّٰهُ نَصْراً عَزٖيزاً
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(1-3) Senin geçmiş gelecek bütün günahını Allah’ın bağışlaması, sana nimetini eksiksiz vermesi, seni dosdoğru yolda yürütmesi ve Allah’ın sana güçlü bir şekilde yardım etmesi için sana apaçık bir fetih ihsan ettik.
(Fetih Suresi ) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
Sûreye adını veren fethin Hudeybiye Antlaşması mı yoksa Mekke’nin fethi mi olduğu konusunda farklı değerlendirmeler vardır. Fetih kelimesinin “savaş yoluyla bir toprağı ele geçirmek” mânasında kullanıldığını dikkate alan tefsirciler burada, Mekke’nin fethinden söz edildiğini ileri sürmüşlerdir. Sağlam rivayetler yanında (Buhârî, “Tefsîr”, 48/1) bu sûrede geçen ve yeri geldikçe açıklanacak olan işaretlere dayanan tefsirciler ise haklı olarak burada Hudeybiye sulhunun anlatıldığı kanaatine varmışlardır.
Bunlara göre fetih kelimesi, bir çözüm getirdiği ve tıkanıklığı açtığı için sulh için de kullanılabilir. Ya da sebepten söz edip bununla sonucu kastetmek şeklindeki “mürsel mecaz” üslûbunun kullanıldığı düşünülebilir.
Çünkü Hudeybiye sulhunun yol açtığı gelişmeler birden fazla fethi beraberinde getirmiştir:
1. Bu antlaşmadan sonra Hayber fethedilmiştir.
2. Mekkeli müşriklerle savaş ihtimali geçici olarak kalktığı için iki tarafın halkı birbirine gidip gelmişler, görüşmüşler, İslâm hakkında bilgi alışverişi yapılmış ve birçok müşrik ihtida etmiş, İslâm ile müşerref olmuştur. 3. İki yıl sonra on bin kişilik bir ordu ile Mekke üzerine yürüyen müminler burayı kolayca fethetmişlerdir.
4. Daha önceleri müslümanları muhatap kabul etmeyen ve çözümü savaşta arayan müşrikler ilk defa bu antlaşmada karşı tarafı tanımışlar, onlardan güvenlik talep etmişler, müslümanların o yıl yapmak istedikleri umre ibadetini bir yıl sonra gelip yapmalarını kabul etmişlerdir ( Kurtubî, XVI, 250 vd. Hudeybiye ile ilgili özet bilgi için bk. Bakara 2/194).
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri
ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallelahu Aleyhi ve Sellem)
GÜNÜN FOTOĞRAFI:
KISSADAN HİSSE:
İstanbul’u Şu Beşikte Yatan Çocuk Feth Edecek
Sultan II. Murad Hacı Bayram-ı Veli Hz. ile Edirne’de bulunduğu süre içinde sık sık görüşmüş, ona dünya ve ahiret hayatına dair merak ettiklerini sormuş tavsiye ve görüşlerini almıştı. İstanbul’un fethi Sultan II. Murad Han için çok önemliydi. İstanbul Peygamberimizin:
- ‘Kostantiniyye mutlaka feth edilecektir,O’nu feth eden kumandan ne güzel kumandan, feth eden asker ne güzel askerdir’
Hadisi Şerifi gereğince hep İslam komutanlarının ilgi odağı olmuş ancak yapılan kuşatmalar başarısız olmuş ve henüz alınamamıştı. Sultan II. Murad‘da Peygamberimizin bu övgüsünü kazanmak için İstanbul’u alma planları yapıyordu. Hacı Bayram-ı Veli Hz.’leri ile bir görüşmesi esnasında bir beşik getirdiler Hacı Bayram-ı Veli Hz.’lerinin yanına itina ile koydular. Hacı Bayram-ı Veli Hz.’leri beşiğe dikkatlice baktı ve Fetih Suresini orada bulunanların işiteceği bir sesle okumaya başladı.
Herkes hayretler içinde kalmıştı. Çünkü beşikte kim olduğunu bilmeden bu süreyi niçin okuduğuna bir anlam veremiyorlardı. Okumayı bitirdikten sonra;
- Bayezid Han amcanız ve sizin muhasaranız zamanında elden gelen yapılmıştır.Ancak bazı hatalar yapılmış fetih gerçekleşememiştir. Sultanım sen Konstantiniyye’yi alamayacaksın, ama mutlaka alınacaktır. Bunu ben bile göremeyeceğim. Orası şu beşikte yatan çocuk ve bizim Akşemseddin tarafından alınacaktır’ dedi.
(Fatih ve Akşemseddin)
Sultan II.Murad Han bu büyük müjdeyi alınca çok sevindi. Beşikte yatan çocuk oğlu şehzade Mehmet’ti. Daha sonra Akşemseddin Şehzade Mehmet’in hocalığı yaptı.1453’de İstanbul’un fethi esnasında Sultan Mehmet’in yanında bulunarak hem Sultana hem de orduya manevi destek verdi.
