• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kur'an öpen Aliyev'e gönderme: Kitabını öpüyor, emrini yasaklıyor: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Kur'an öpen Aliyev'e gönderme: Kitabını öpüyor, emrini yasaklıyor: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Azerbaycan'da devlet okullarında tırmandırılan başörtüsü engeli, İlham Aliyev'in Kur'an-ı Kerim öptüğü görüntülerle savunulmaya çalışılınca vicdanları ayağa kaldırdı. AzTV ekranlarında verilen "laiklik" mesajlarını samimiyetsiz bulan kamuoyu, Aliyev yönetimine tepki gösterdi. Ekranda Kur'an-ı Kerim'i öpüp okul kapısında tesettürü yasaklamanın büyük bir çelişki olduğunu vurgulayan vatandaşlar, yaşanan duruma "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!" dedirtti.

Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin devlet okullarına alınmaması tartışmalara neden oldu. Öğrenci ve öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin laiklik ilkesini esas alan düzenlemeler gündemdeki yerini korurken Azerbaycan Devlet Televizyonu'nda dikkat çeken bir yayın yapıldı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Kur'an-ı Kerim'i öptüğü görüntülerin eşliğinde, Azerbaycan'ın Müslüman ancak laik bir devlet olduğu vurgulandı.

Azerbaycan'da devlet okullarında uygulanan kılık ve kıyafet standartları, öğrenci görüntülerinin sosyal medyada yayılması ve yönetmelik değişikliklerinin ardından kamuoyunun ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Celilabad bölgesindeki bir okulda başörtülü öğrencilerin içeri alınmadığına dair görüntülerin tartışma yaratması üzerine Azerbaycan Devlet Televizyonu sürece dair resmi söylemi yansıtan bir açıklama yayınladı.


BAKANLAR KURULU'NDAN LAİKLİK İLKESİ VURGUSU

Azerbaycan Bakanlar Kurulu tarafından 21 Eylül 2026 tarihinde kabul edilen düzenlemeyle, devlet eğitim kurumlarındaki okul formalarının standartları yeniden belirlendi. Düzenlemede "başörtüsü" ifadesi doğrudan kullanılmasa da okul forması bütünlüğünü bozan ve "eğitimin laiklik ilkesine uygun olmayan" kılık-kıyafet unsurlarının kullanımının yasaklandığı bildirildi. Kurala uyum denetimi yetkisi ise okulların Pedagoji Şuralarına devredildi.


DÜZENLEME ÖĞRETMENLERİ DE KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLETİLDİ

Öğrencilerle başlayan tartışmalar sürerken, Bakanlar Kurulu 325 sayılı yeni bir kararı daha onaylayarak kılık-kıyafet standartlarını eğitimciler için de geçerli kıldı. Kararda yer alan "Eğitimcilerin kıyafet unsurları eğitimin laiklik ilkesine uygun olmalıdır" ifadesiyle, kısıtlama çerçevesinin öğretmen kadrosuna da teşmil edildiği görüldü.


DEVLET TELEVİZYONU: AZERBAYCAN MÜSLÜMAN VE LAİK BİR DEVLETTİR

Sosyal medyada büyüyen eleştirilere yanıt Azerbaycan Devlet Televizyonu (AzTV) ekranlarından geldi. Yayınlanan değerlendirmede, "Azerbaycan Müslüman ancak laik bir devlettir" ifadelerine yer verilirken; laiklik ilkesinin uygulanmasının Dini değerlere bir karşıtlık taşımadığı vurgulandı ve "Hiç kimse bizi İslami değerlere önem vermemekle suçlayamaz" mesajı paylaşıldı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SIDDIK

Aliyev Azerbaycan Müslüman görüntülü hırıstiyan batı israil yanlı Allah islah etsin Aliyev camii Müslüman tesettürlü halka eziyet ediyorsun

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

KİTABINI ÖPÜP EMRİNİ ÇİĞNEYENLER: BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU? Bir elinde huşu içinde öptüğü kutsal kitapla kameralara poz verirken, diğer eliyle o kitabın en net emirlerini yasaklayan bir zihniyet, maskesi ilk saniyede düşen trajikomik bir tiyatrodan başka bir şey değildir. Azerbaycan yönetiminin devlet okullarında tırmandırdığı başörtüsü zulmünü perdelemek için İlham Aliyev’in Kur’an-ı Kerim öptüğü karelere sığınması, halkın inancıyla alay eden organize bir riyakarlıktır. AzTV ekranlarından fışkıran o bayat "laiklik" söylemleri, bu vicdan yaralayan despotizmi gizlemeye yetmediği gibi, muktedirlerin kendi toplumuna ne kadar yabancılaştığını da tescillemektedir. Karşımızdaki tablo, "Kitabını öpüp, emrini çiğneyenlerin" pervasızlığıdır ve bu kirli çelişki ancak tek bir cümleyle özetlenebilir: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu! Bu topraklara hiç yabancı olmayan bu kibirli ve dayatmacı ruh, Türkiye’nin karanlık 28 Şubat dönemini akıllara kazımaktadır. O dönemde "Laiklik tehdidi terörden bile önceliklidir" diye meydan okuyan generallerin veya "Laik olmayan insan değildir" diyecek kadar haddini aşan Yargıtay başsavcılarının akıbeti hafızalardadır; her biri tarihin ve milletin vicdanında hak ettiği layığını bulmuş, silinip gitmiştir. Bugün aynı nobran zihniyetin amigoluğuna soyunan İlham Aliyev yönetimi de er ya da geç bu adaletsizliğin hesabını tarih önünde verecek, kaçınılmaz layığını bulacaktır. Ancak bu süreçte en büyük yarayı, en kutsal hakları ellerinden alınan, inançları yüzünden okul kapılarından çevrilen o gencecik, masum kız çocukları almaktadır. Azerbaycan; yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle, bereketli topraklarıyla dünyanın en müreffeh, en huzurlu ülkelerinden biri olabilecekken, halkın mutsuzluğa ve baskıya mahkûm edilmesi apaçık bir ihanettir. Bu zengin coğrafyanın üzerinde yükselen sefalet ve diktatörlüğün arkasında, küresel efendilerinin ve siyonist odakların kuklalığını yapan bir irade barınmaktadır. Kendi halkının mukaddesatına savaş açan bu yönetim, bağımsız bir devlet refleksiyle değil, dış mihrakların talimatlarını harfiyen yerine getiren bir taşeron gibi hareket etmektedir. Koltuklarını korumak uğruna her şeyi dümdüz etmeye yeltenenler, efendilerinden aldıkları emirlerle öz kardeşlerinin inancını çiğnemektedir. Nihayetinde tarih, sarayların ihtişamına ve zalimlerin sahte dindarlık maskelerine değil, mazlumların ahına ve hakkın değişmez hukukuna şahitlik eder. Bugün koltuklarını korumak için kutsalları basamak yapanlar, 95 yıllık bir çınarın hafızasından geçip giden nice despotlar gibi, devrilecekleri günü bekleyen birer figürandan ibarettir. Ne parlatılan laiklik yalanları ne de kameralar önünde hürmet gösterilen o kutsal sayfalar bu zulmü ebediyen gizleyebilir. İlahi adalet terazisi şaşmaz; halkının inancını küresel efendilerine kurban edenlerin tahtları sallanırken, zulme karşı başını eğmeyen o gencecik kızların izzeti, bu toprakların en büyük zaferi olarak tarihe kazınacaktır. Kulun hesabı varsa, şüphesiz Allah’ın da bir hesabı vardır ve o hesap günü yakındır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23