• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

24 Kasım 1072: Sultan Alparslan'ın vefatı (Selçuklu Sultanı)

Yeniakit Publisher
2023-11-24 07:31:00 -
24 Kasım 1072: Sultan Alparslan'ın vefatı (Selçuklu Sultanı)

Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Sultan Alparslan'ı hayırla yâd ediyoruz.

Çağrı Bey’in oğlu olan Alp Arslan, 20 Ocak 1029 tarihinde doğdu. Amcası Tuğrul Bey’in yerine Selçuklu Devleti’nin ikinci hükümdarı olarak 27 Nisan 1064’te tahta geçmiştir. Alp Arslan henüz küçük yaştayken babası Çağrı Bey’in hastalanması üzerine devletin yönetimini ele alarak Gazneli saldırılarını durdurmuştur. Karahanlılara ve Gaznelilere karşı elde ettiği başarılar kendisine büyük bir itibar kazandırdı.

Alp Arslan’ın Rey şehrine girmesi üzerine İsfahan’a kadar ilerlemiş olan Kirman Meliki Kavurd kendi topraklarına dönerek Alp Arslan adına hutbe okuttu. Alp Arslan’ın Rey’de tahta çıkıp adına hutbe okutmasından ve sikke bastırmasından sonra saltanatı Abbasi Halifesi Kaim Biemrillah tarafından törenle tasdik edildi.



Alp Arslan hükümdarlığı boyunca devletin batı yönüne doğru ilerlemesine önem vermiştir. Bunun başlıca nedeni babası Çağrı Bey’in Bizans topraklarına yaptığı akınlar sırasında keşfedilen Doğu Anadolu yaylalarının Türkmenler için en uygun yerleşim yeri olarak görülmesiydi. Alp Arslan çocukları arasında en çok sevdiği Melikşah ile veziri Nizamülmülk’le birlikte Rey şehrinden Azerbaycan’a doğru hareket etti. Yol boyunca çeşitli fetihler gerçekleştirdi. Doğu Anadolu’da Bizanslıların elinde bulunan bölgenin en korunaklı kenti Ani’yi kuşattı. 16 Ağustos 1064 tarihinde şehir Selçukluların eline geçti.



Alp Arslan, Kirman Meliki Kavurd’un isyankar tutum haberini alınca harekatını yarım bırakarak Rey şehrine döndü. Daha sonra Hemedan’a geçti. Kavurd’un af dilemesinin ardından Alp Arslan Merv’e giderek kışı burada geçirdi. 1061 yılında Kirman Meliki Kavurd yeniden isyan etti. Bunun üzerine Alp Arslan Kafkasya üzerine sefere çıktı. Amacı bütün Azerbaycan’ı bir daha huzursuzluk çıkarmayacak şekilde Selçuklulara bağlamaktı. Bu dönemde Türklerin Anadolu’daki ilerleyişi sürüyordu. Türk akınlarının Bizans İmparatorluğu için bir tehdit olduğunu gören Bizanslılar 1068 yılında tahta geçen Romanos Diogenes’i bir kurtarıcı olarak görüyorlardı. Alp Arslan Suriye ile meşguldü ve Mısır’daki Şii Fatimi iktidarını yıkmayı amaç edinmişti. Suriye’nin Selçuklu Devleti’ne geçmesini arzu eden Hamdani Hükümdarı Nasırüddevle, Alp Arslan’dan Fatımilere karşı yardım istedi.


                                                     Malazgirt Meydan Muharebesi

Bunu fırsat bilen Alp Arslan 1070 yılında büyük bir orduyla birlikte Malazgirt ve Erciş kalelerini aldıktan sonra Silvan ve Diyarbakır yöresine inerek Urfa önlerine yürüdü. Bizans kalelerini aldıktan sonra Mirdasilerin elinde bulunan Halep’e yöneldi. Sultan Alp Arslan daha sonra 200.000 kişilik ordusuyla Karahanlıların üzerine sefere çıktı. Önemli bir direnişle karşılaşmadan Karahanlıların topraklarında ilerlerken bir süre kuşatmaya direndikten sonra teslim olan Barzam Kalesi komutanı Yusuf Harizmi (Barzemi) tarafından çizmesine sakladığı küçük bir hançerle vurularak ağır şekilde yaralandı. Sultan Alp Arslan dört gün sonra 24 Kasım 1072 tarihinde vefat etti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23