• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

2 Kasım 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
2 Kasım 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Bu sözler kulaklarımıza küpe olsun. Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Sözünü istifadelerinize sunuyoruz... (2 Kasım 2026)

ÂYET - VAHYİN DİLİNDEN:



(٧٣) وَمِنْ رَحْمَتِهٖ جَعَلَ لَكُمُ الَّیْلَ وَالنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا فٖیهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهٖ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla  

(73) Allah, rahmetinden dolayı size geceyi ve gündüzü yarattı ki dinlenesiniz, lutfundan rızkınızı arayasınız ve bütün bunlara şükredesiniz.

(Kasas Suresi, 28/73)         (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı) 


 TEFSİRİ:

Evrendeki düzen amaca uygunluk bakımından olabileceklerin en mükemmelidir. Bunun tesadüfen olması ihtimali aklen mümkün değildir. Düzenin bozulmadan devam etmesi de tek kudret elinden çıktığını, tek iradeye tâbi olduğunu göstermektedir.

Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 243 

 

HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallelahu Aleyhi ve Sellem)   

“Bir Müslüman namaz vakti girince güzelce abdest alır, huşû içerisinde rukuunu tam yaparak namazını kılarsa, büyük günah işlemediği müddetçe, geçmiş küçük günahlarına kefaret olur. Bu ömür boyunca böyle devam eder.”

Kaynak: Müslim, Taharet, 7 


 

GÜNÜN SÖZÜ:




GÜNÜN FOTOĞRAFI:


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın Sosyal Bilimci

HAYVAN SEVGİSİ İMANIN, MERHAMETİN VE İNSANLIĞIN BİR GÖSTERGESİDİR İnsan olmak yalnızca konuşabilmek, düşünebilmek ve akıl sahibi olmak değildir. İnsan olmak, kendisinden başka canlıların da yaşama hakkı olduğunu kabul etmek, güçsüz olana merhamet göstermek ve Allah'ın yarattığı her canlıya saygı duymaktır. Ne yazık ki bugün hayvanlara yönelik şiddet, eziyet ve duyarsızlık haberleriyle sık sık karşılaşıyoruz. Oysa biraz İslam ahlakını, biraz vicdanımızı ve biraz da insanlığımızı hatırlasak, hiçbir canlının gereksiz yere acı çekmesine göz yumamayız. İslam dini, merhameti insan hayatının merkezine koymuştur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatına baktığımızda, hayvanlara gösterdiği şefkatin çok güzel örneklerini görürüz. Bir hayvanın susuz bırakılmaması, aç bırakılmaması, taşıyamayacağı yükün altında ezilmemesi ve ona eziyet edilmemesi konusunda ümmetine önemli öğütler vermiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz, susuzluktan bitkin düşmüş bir köpeğe su veren kişinin Allah tarafından bağışlandığını anlatmıştır. Bir başka hadisinde ise bir kediyi hapsederek açlıktan ölümüne sebep olan kadının cezalandırıldığını bildirmiştir. Bu iki örnek bile bize İslam'ın hayvanlara bakışını anlatmaya yeter. Bir tarafta susuz bir hayvana su veren insanın merhameti, diğer tarafta savunmasız bir canlıya eziyet eden insanın sorumluluğu vardır. Kur'an-ı Kerim'de de hayvanların Allah'ın yarattığı canlı toplulukları olduğu bildirilir. En'âm suresinin 38. ayetinde, yeryüzünde yürüyen hayvanların ve kanatlarıyla uçan kuşların da insanlar gibi topluluklar olduğu ifade edilir. Demek ki bu dünya yalnızca insanların değil, Allah'ın yarattığı bütün canlıların yaşam alanıdır. Peki, bir insan nasıl olur da bir hayvanı aç bırakabilir, tekmeleyebilir, taşlayabilir veya sırf eğlence olsun diye ona işkence edebilir? Bir canlının dili yok diye onun acı çekmediğini mi sanıyoruz? Konuşamıyor diye onun korkusunu, açlığını, susuzluğunu ve yaşama isteğini görmezden mi geleceğiz? Sokak hayvanlarını düşünelim. Kışın soğukta titreyen, yazın bir kap su bulmak için dolaşan, çöplerden yiyecek arayan hayvanlar var. Evimizin önüne bir kap su koymak, imkânımız ölçüsünde bir kap yemek bırakmak, yaralı bir hayvanı veterinere ulaştırmak belki bize küçük bir davranış gibi gelebilir. Fakat o canlı için hayat kurtaran bir iyilik olabilir. Burada önemli bir ayrımı da yapmak gerekiyor. Hayvan sevgisi, insan sağlığını ve güvenliğini göz ardı etmek değildir. Sokak hayvanlarının korunması, toplum sağlığının gözetilmesi ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması birbirine düşman meseleler değildir. Belediyeler, hayvan sahipleri ve toplum el ele vererek hem insanları hem de hayvanları koruyacak çözümler üretmelidir. Bir hayvanı sahiplenmek, onu bir heves uğruna eve getirmek değildir. Onun yıllarca sürecek bakımını, beslenmesini, tedavisini ve güvenliğini üstlenmektir. Sokağa terk edilen her evcil hayvanın arkasında bir insan sorumluluğu vardır. Hayvan sahiplenmek isteyen kişi önce bu sorumluluğu taşıyıp taşıyamayacağını düşünmelidir. Çocuklarımıza da hayvan sevgisini küçük yaşlardan itibaren öğretmeliyiz. Bir çocuğa karıncayı ezmemeyi, kuşun yuvasını bozmamayı, kediyi kuyruğundan çekmemeyi, köpeğe taş atmamak gerektiğini öğretmek, aslında ona merhameti öğretmektir. Çünkü merhamet sonradan kazanılan ve geliştirilen bir duygudur. Çocuklarımızı yalnızca başarılı olmaya değil, iyi insan olmaya da hazırlamalıyız. Unutmayalım ki bir insanın gerçek karakteri, kendisine hiçbir fayda sağlayamayacak durumda olan canlılara nasıl davrandığında da ortaya çıkar. Güçlüye saygı göstermek kolaydır; asıl mesele, kendini savunamayacak durumda olan bir canlıya karşı vicdanlı olabilmektir. Ben inanıyorum ki iyi insan olmanın yolu merhametten geçer. Allah'ın yarattığı bir canlıya eziyet etmek yerine ona yardım etmek, bir canı kurtarmak, susuz bir hayvana su vermek, aç bir hayvanı doyurmak insanın vicdanını güzelleştirir. Allah'ın yarattığına merhamet edelim ki Allah'ın merhametini ummaya yüzümüz olsun. Hayvan sevgisi bir tercih meselesinden öte, vicdanımızın ve ahlakımızın bir sınavıdır. İnsan, yalnızca insanlara iyi davranarak merhametli olduğunu iddia edemez. Yeryüzündeki bütün canlılara karşı sorumluluğumuzu hatırlamalıyız. Çünkü merhamet, insanı insan yapan en güzel değerlerden biridir.

Kaktus Sydney

Kaleminize saglik, guzel bir yazi faydali oldu inshaAllah!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23