2. Abdülhamid’i toplumsal hafızadan silmek istediler

2. Abdülhamid’e yönelik kirli propagandanın kaynağının İttihat ve Terakki Cemiyeti olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Fatmagül Demirel, “İktidarın yeni aktörleri Sultan Mehmed Reşad’ı kamuoyu nezdinde meşrulaştırmaya çalışırken sürekli eski ve yeni idare karşılaştırması yaptı. Olumsuz anlatımlar öne çıkarılarak 2. Abdülhamid adeta toplumsal hafızadan silinmeye çalışıldı” dedi.

11 Şubat 2019 Pazartesi 11:49
2. Abdülhamid’i toplumsal hafızadan silmek istediler

Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatmagül Demirel, 2. Abdülhamid hakkında Selanik'teki sürgün yıllarında basında pek çok asılsız haber çıktığını belirterek, "Eski idareyi hatırlatan 2. Abdülhamid, olumsuz anlatımlarla öne çıkarıldı ve adeta toplumsal hafızadan silinmeye çalışıldı" dedi. Demirel, 2. Abdülhamid'in 31 Mart olayından sonra tahttan indirilip Selanik'e gönderildiğinde muhalif basının yaptığı gerçeği yansıtmayan propagandayı değerlendirdi.

2. Abdülhamid'in Selanik'te geçirdiği sürgün günlerinde şahsı ve dönemindeki icraatları hakkında olumsuz haber ve yorumlara maruz kaldığını vurgulayan Demirel, "Bu haberler genellikle İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin görüşlerini yansıtan gazeteler tarafından yapılmıştır. İktidarın yeni aktörleri yeni padişah Sultan Mehmed Reşad'ı kamuoyu nezdinde meşrulaştırmaya çalışırken, sürekli eski ve yeni idare karşılaştırması yaptı. Eski idareyi hatırlatan 2. Abdülhamid olumsuz anlatımlarla öne çıkarıldı ve adeta toplumsal hafızadan silinmeye çalışıldı" ifadelerini kullandı.

Basın gerçeği yansıtmadı

Demirel, konuyla ilgili yaptığı kapsamlı gazete taramalarında, Sultan 2. Abdülhamid'in sürgün günlerinde muhalif basında "alaycı" ve "gerçeği yansıtmayan" görüşlere yer verildiğini tespit ettiğini belirterek, şöyle devam etti: 

"Örneğin 27 Ağustos 1909 tarihli Tanin gazetesinde çıkan haberde, Abdülhamid'in Selanik'te sinir krizleri geçirdiği iddia edilmektedir. Abdülhamid’in zaman zaman yumruğunu masaya vurarak 'lanet olsun' sözlerini sarf ettiği ve uyuyamadığı için sabaha kadar odasında oturduğu anlatılmaktadır. Yine aynı haberde Abdülhamid oldukça endişelidir ve köşkteki kadınlara geleceği ile ilgili fal baktırdığı söylenmektedir. Sakalını boyamadığı için bir tarafı beyaz bir tarafının siyah olduğuna değinilir. Hatta başka bir haberde daha da aşırıya gidilerek Abdülhamid'in kanser olduğu ileri sürülür. Tüm bunlar kamuoyunda olumsuz bir Abdülhamid imajı oluşturmaya yöneliktir."

Yaşanan kuraklığın bile sorumlusu sayıldı

Selanik ile ilgili bir haber verileceği zaman imalı bir şekilde Abdülhamid'e de gönderme yapıldığını anlatan Demirel, Tanin gazetesinin 22 Mayıs 1910 tarihli nüshasında, kente yumurta büyüklüğünde dolu yağdığına dair haberin "Acaba korkanlar oldu mu?" denilerek ünlem işaretiyle bittiğine dikkati çekti.

Demirel, 2. Abdülhamid'in toplumdaki imajının bu süreçte basında yer alan haberlerle değiştirilmeye çalışıldığını belirterek, "Hatta yaşanan kuraklıklar bile Abdülhamid'den kaynaklandı şeklinde gösterilmiştir. Yine Tanin gazetesinin 30 Ağustos 1909 tarihli nüshasında sürgüne gönderilen padişahın bölgeye kuraklık getirdiği iddia edilmiştir. Bu tür olumsuz ve kasıtlı haberler Abdülhamid Selanik'ten İstanbul'a geldikten sonra azalmıştır. Çünkü artık Cihan Harbi başlamış ve tüm gündem savaşın gidişatı olmuştur" değerlendirmesini yaptı.

Sultanı ‘sessiz tanıklar’ hatırlatıyor

Kamusal alanda 2. Abdülhamid'i hatırlatan ögelerin de yok edilmeye çalışıldığını dile getiren Prof. Dr. Fatmagül Demirel, "İstanbul'da açılan ilk çocuk hastanesinin 'Hamidiye Etfal Hastanesi' ismi 'Osmanlı Etfal Hastanesi' olarak değiştirildi. Aynı şekilde Sultanla özdeşleştirilen önemli bir hayır kurumu olan Darülhayr-i Ali de tahttan indirildikten sonra bir kanunla kapatıldı. Özellikle hayır kurumları ve sosyal yardım konularında Abdülhamid döneminin izleri silinmeye çalışıldı. Buna benzer olarak birçok yerdeki yer isimlerinden de 'Hamidiye' adı kaldırılmıştır. Günümüzde de pek çoğu ayakta olan bu kamu binaları Sultan'ın icraatlarının sessiz tanıkları olarak onu hatırlatmaya devam ediyor"  diye konuştu.

Hicaz demir yolunu inşa ettirdi

İslam dünyası ile bağlarını güçlendirmeye çalışan ve bunu temel bir siyaset haline getiren Sultan Abdülhamid, Almanya'dan aldığı mali destek ile 1888'de Haydarpaşa-İzmit demir yolu hattını Ankara'ya kadar uzattı. 1902'de Ankara'yı Bağdat'a bağlayacak hattın yapımını da Almanlara verdi. Halifelik sıfatını Osmanlı padişahları arasında en çok kullanan o oldu. Bu sıfatın verdiği güçle, Güney Afrika ve Japonya gibi uzak ülkelere din alimleri göndererek İslamiyet’in oralarda da yayılması için çalıştı. Şam’dan Mekke’ye kadar uzanan Hicaz demir yolunu inşa ettirdi.

İslam dünyası ile bağları güçlendirmek için gayret gösterdi

Osmanlı İmparatorluğunun önemli padişahlarından Sultan 2. Abdülhamid, vefatının 101. yılında yad ediliyor. Babası Sultan Abdülmecid, annesi ise Tirimüjgan Kadınefendi olan Abdülhamid, 21 Eylül 1842 tarihinde dünyaya geldi. Görevlendirilen özel hocalardan Farsça, Arapça, Fransızca, musiki ve diğer alanlarda eğitim alan Abdülhamid, kendisini himayesine alan amcası Sultan Abdülaziz tarafından Mısır ve Avrupa seyahatlerine götürüldü. Tarihi kayanaklardan derlenen 2. Abdülhamid han dönemi:

-Meşruti bir yönetim kurmak isteyen devlet adamı ve idarecilerin Sultan Abdülaziz ile 5. Murad'ı tahttan indirmelerinin ardından 2. Abdülhamid, 31 Ağustos 1876'da tahta çıktı.

-Kısa süre sonra 23 Aralık 1876'da Osmanlı Devleti'nin ilk anayasası olan Kanun-i Esasi ilan edildi.

-Sultan Abdülhamid, tahta çıktığında dışarıda da birçok sorunla karşı karşıya kaldı. Londra Konferansı'nda, Rusların tekliflerini kapsayan Londra Protokolü Sultan Abdülhamid'in isteğiyle mecliste görüşülüp reddedilince Rusya, 24 Nisan 1877'de (93 Harbi) Osmanlı Devleti'ne resmen savaş ilan etti.

-Plevne'deGazi Osman Paşa, doğuda Gazi Ahmed Muhtar Paşa'nın başarıları savaşın genel gidişini durduramadı, Türk orduları cephelerden çekilmeye başladı. Onların ardından on binlerce Müslüman-Türk muhacir de İstanbul'a ve Anadolu'ya göç etti.

-Meclisle anlaşmazlığa düşen Sultan Abdülhamid, anayasanın kendisine tanıdığı yetkiye dayanarak, 13 Şubat 1878'de Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak tatil etti, fakat meşrutiyet ve anayasadan vazgeçtiğine dair hiçbir beyanda bulunmadı.

Entrikalarla uğraştı

-Dış politikada karşılaştığı güçlükler, bilhassa yabancı devletlerin içeride birtakım olaylar çıkarmaları, padişahı sıkı bir rejim uygulamaya sevk etti. Çünkü iç politikadaki çalkantıları kontrol etmeden, dağılmakta olan bir imparatorluktaki çeşitli menfaat gruplarını ve siyasi faaliyetlerini kontrol altına almadan devleti yönetmek mümkün değildi.

-Tahta çıktığı gün etrafını saran kimselerin entrikalarla örülü ağlarına kendisini hapsetmek istediklerini anlayan Abdülhamid, buna karşı önlemlerini aldı.

Dış politikası

Abdülhamid'in en başarılı yönü dış politikasıydı. Dünyadaki politik gelişmeleri yakından takip etmek üzere sarayda bir çeşit bilgi merkezi kurdu. Türkiye ile ilgili bütün dünyada çıkan yazılar ve dış temsilciliklerden padişaha gelen raporlar burada toplanıp değerlendirildi.

-Sultan Abdülhamid, İngiliz ajanlarının Arap milliyetçiliğini yaymak, halifeliğin Arapların hakkı olduğu iddiasıyla Mısır hidivini halife yapmak konusundaki gayretlerine Panislamizm politikası ile karşı koymaya çalıştı.

Siyonistlere direndi

-2. Abdülhamid'in direttiği ve kısmen başarıya ulaştığı önemli konulardan biri de Filistin meselesi idi. Siyonistler, Filistin'de bir Yahudi devleti kurulması için Abdülhamid'e başvurdular ve dış borçları temizleyeceklerini bildirdiler. Padişah bu para tekliflerini kabul etmediği gibi, Yahudilerin çeşitli yollarla Filistin'e gelip yerleşmelerine engel olacak bazı tedbirler de aldı.

-Haydarpaşa Tıbbiyesi ve kendi parasıyla yaptırdığı Şişli Etfal Hastanesi ile bir kısım masraflarını kesesinden karşıladığı Darülaceze onun sağlık ve sosyal yardım alanlarında attığı önemli adımlardan oldu.

-Balkanlarda meydana gelen olaylar sonrası Türk subayları padişahı Kanun-i Esasi'yi ilan etmeye zorladı. II. Abdülhamid, 23 Temmuz 1908'de anayasayı tekrar yürürlüğe koyduğunu ilan etti. II. Meşrutiyet adı verilen bu olay, beklenenin aksine imparatorluğun dağılmasını daha da hızlandırdı.

-Eski takvime göre 31 Mart'ta (13 Nisan 1909) İstanbul'da ayaklanma patlak verdi. İstanbul'daki olaylar 11 gün kanlı bir şekilde devam etti. Selanik'ten gelen Hareket Ordusu'nun 23-24 Nisan 1909 gecesi İstanbul'a girmesinden sonra bastırıldı.

-2. Abdülhamid, kendisine sadık olan Birinci Ordu ile Hareket Ordusu'na karşı konulması hususunda yapılan teklifleri kabul etmeyerek, Müslümanların halifesi olduğunu ve Müslümanı Müslümana kırdıramayacağını söyledi.

-27 Nisan 1909'da Said Paşa'nın başkanlığındaki Meclis-i Umumi-i Milli, 2. Abdülhamid'in hilafet ve saltanatının sona erdirilmesine karar verdi.

-Sultan Abdülhamid, tahtından indirildiği gece Selanik'e gönderildi. Selanik'te Alatini Köşkü'ne yerleştirilen Abdülhamid, orada vaktini marangozluk ve demircilikle geçirdi. Düşman kuvvetlerin Selanik'e yaklaşması üzerine Abdülhamid'in, İstanbul'a nakledilmesine karar verildi ve 1 Kasım 1912'de getirilerek Beylerbeyi Sarayı'na yerleştirildi. Hayatının son yıllarını burada geçirdi.

-10 Şubat 1918 Pazar günü hayata gözlerini yuman 2. Abdülhamid'in cenazesi, Sultan Reşad'ın iradesiyle ölümünün ertesi günü padişahlara mahsus özel bir törenle Divanyolu'ndaki II. Mahmud Türbesi'ne defnedildi.

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 11 Şubat 2019 Pazartesi 11:49

YORUM YAZ

  • AbdullahAbdullah8 gün önce
    Leventbay adlı yorumcu, onları anlatırsa vatan haini ilan ederler kadını. Kötü yanlarını anlatmak yasak padişahların. Herkes onları melek sansın.
  • LeventbayLeventbay8 gün önce
    Fatmagül hanım.Abdulhamit doneminde ne kadar savasilmadan topeak kaybedilmis . On iki ada kibris kimin zamaninda elden cikmis . Yahudi ingiliz bankerleri bu ulkenin basina kim bela ermis birazda ordan bahsedin .

Günün Özeti

Günün Karikatürü

20 Şubat 2019