• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

13 Aralık 2024: Günün Âyet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
13 Aralık 2024: Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün Sözü' ve 'Kıssadan Hisse'yi sizlerin istifadelerinize (13 Aralık 2024) sunuyoruz...

VAHYİN DİLİNDEN

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحاًؕ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللّٰهُ النَّبِيَّ وَالَّذٖينَ اٰمَنُوا مَعَهُۚ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْدٖيهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّـنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدٖيرٌ

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

"Ey iman edenler! İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin. Umulur ki rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar.
O gün Allah, peygamberi ve onunla aynı imanı paylaşanları utandırmaz.
Onların nuru önlerinde ve sağ yanlarında ilerleyerek yollarını aydınlatırken şöyle derler:
“Rabbimiz! Nurumuzu   arttır eksiltme ve bizi bağışla. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.”"
(Tahrîm Suresi - 8)
(Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)

ALLAH RASULÜNDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)

“Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular.” Resûl-i Ekrem bu sözü üç defa tekrarladı. (Müslim, İlim 7)

AÇIKLAMASI:

Peygamberimiz, önemli gördüğü bir konuyu, yasaklanan veya uygun olmayan bir davranışı, çoğu kere tekrar tekrar anlatır, böylece dinleyenlerin o konuya dikkatini çekerdi. Söz olarak kısa, fakat mâna ve mahiyeti geniş olan bu hadiste de öyle yapmıştır.

İyi bir Müslüman, ölçülü ve dengeli bir insan, her türlü davranışında, işinde ve sözünde haddi aşmaktan, taşkınlık yapmaktan sakınır. Bu prensiplere uymayanlar, dünyada birtakım belâ ve musibetlere uğrar, âhirette de cezayı hak ederler. Böyle kimseler, başka insanlar tarafından sevilmezler. Kendilerinden uzak durulmak istenen kişiler konumuna düşerler.

Bilgiçlik taslayanlar, insanların anlayamayacağı kelime ve tabirlerle konuşanlar, lugat parçalama meraklıları da bu hadisin kapsamına girerler. Çünkü böyle davranışlar dinimizde hoş görülmemiş ve hatta yasaklanmıştır. Toplumun içinde yaşadığı halde, onlardan çok farklı davranışlarıyla dikkat çekenler, büyüklük taslayanlar, haddinden fazla kibarlık ve nezaket gösterisinde bulunanlar, ya da haddinden fazla ince eleyip sık dokuyanlar başkalarını rahatsız ederler.

İnsanlar, sadece sözlerden değil, hareket ve davranış biçimlerinden de rahatsızlık duyarlar. Bütün bunlardan kurtulmak için toplumun eğitilip öğretilmesi ve terbiye edilmesi gerekir. Herkes, nasıl istersem öyle hareket ederim düşüncesinden kurtulabilmelidir. Çünkü toplumun yaptırım gücü sosyal bir hakikattır ve aklı başında olan insan buna uyum sağlamaya çalışır. Aksi takdirde insanlar yalnızlığa itilir. Yalnızlık, bir bakıma yok olup gitmektir. Kalabalık içinde yalnız kalmaktan daha büyük bir belâ düşünülebilir mi? Fakat günümüz dünyasında çok rastlanan olumsuzluklardan biri de ne yazıkki bu gerçektir. Bu sebeple, İslâm bütün insanları hedef alan, aşırılıkları izâle etmeye yönelik bir öğretim ve eğitim usûlü geliştirilmesini öğütler. Birçok hadiste bunun örneklerini göreceğiz.

HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ

  • 1- Kişi, yaptığı her işten olduğu gibi, konuştuğu her sözden de sorumludur. İş ve söz, kurtuluşun veya helâkin sebebi olabilir.
  • 2- Sözde, işte ve davranışlarda ileri gitmek, haddi aşmak dinimizde yasaklanmıştır.
  • 3- Aşırılıklarda hayır ve fayda yoktur.
  • 4- İslâm orta yolu takip etmeyi ve ölçülü olmayı tavsiye eder.

Kaynak: Riyazüs Salihin

GÜNÜN SÖZÜ

KISSADAN HİSSE / KISA DİNİ NASİHATLER

Bir gün Peygamber -sallallahü aleyhi ve sellem- Efendimiz sahâbîlerine şöyle bir kıssa anlattı:

Vaktiyle çok zengin bir adam vardı. Öleceğini anlayınca çocuklarını başına topladı.

“Yavrularım!” dedi. “Söyleyin bakalım, ben size karşı nasıl bir babaydım?”

“Sen babaların en iyisiydin” dedi çocukları.

“Öyleyse size bir vasiyetim var” diye sözüne devam etti adam. “Ya bu vasiyetimi tutarsınız veya sizi mirasımdan mahrum ederim.”

Çocukları:

“Vasiyetini elbette yerine getiririz” dediler.

Adam şunları söyledi:

“Ben hayatımda hiç iyilik yapmadım.

Eğer Allah beni hesaba çekecek olursa, en ağır cezayı bana vereceğini biliyorum.

İşte bu sebeple öldüğüm zaman cesedimi yakınız.

Sonra benden geriye kalan parçaları iyice ezip kül haline getiriniz.

Rüzgârlı bir günde külümü savurunuz. Belki o zaman Allah’ın azabından kurtulabilirim”

Çocukları ona, dediklerini aynen yapacaklarına söz verdiler ve sözlerini tuttular.

Allah Teâlâ yeryüzüne:

“O adama ait senin üzerinde ne varsa hepsini bir araya getir” diye emretti.

Yeryüzü bu emri derhal yerine getirdi.

Allah Teâlâ da o adama yeniden can verdi ve:

“Söyle bakalım, neden böyle davrandın?” diye sordu. Adam:

“Senin azabından korktuğum için öyle yaptım, yâ Rabbi” dedi.

Cenâb-ı Hak da onu azabından korktuğu için bağışladı. (Buhârî, Enbiyâ 54, Tevhîd 35; Müslim, Tevbe 27-28; Nesâî, Cenâiz 117; İbni Mâce, Zühd 30; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 269, III, 13, 17, 69, 77, V, 383, 395)

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23