• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

05.12.2022 Günün Âyet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
2022-12-05 07:40:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
05.12.2022 Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız günün âyet ve hadisi ile günün sözünü istifadelerinize sunuyoruz...

VAHYİN DİLİNDEN

 

يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِمٖينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقاًۚ

يَتَخَافَتُونَ بَيْنَهُمْ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا عَشْراً

نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ اِذْ يَقُولُ اَمْثَلُهُمْ طَرٖيقَةً اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا يَوْماًࣖ

Esirgeyen bağışlayan Allah'ın adıyla

"O gün sûra üfürülür ve günahkârları o gün gözleri göğermiş olarak toplarız."

“On günden fazla kalmadınız” diyerek aralarında fısıldaşırlar."

"İçlerinden en aklı başında olanı, “Hayır, ancak bir gün kaldınız” der. Halbuki söyledikleri şeyi en iyi biz biliriz.

(Tâhâ Suresi, 102-104)               (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)  

 
TEFSİRİ:

102. âyetin “gözleri göğermiş olarak” şeklinde tercüme ettiğimiz kısmı, günahkârların o günün dehşeti karşısındaki durumunu tasvir etmektedir. Bunu, onların gözlerinin korku ve şaşkınlıktan donuklaşmış bir halde olacağı şeklinde anlamak mümkündür. Bazı müfessirler burada, böyle kimselerin gözlerinin haşir günü şiddetli susuzluk sebebiyle mavimtrak bir renk alacağına işaret bulunduğunu, diğer bazı müfessirler de –İsrâ sûresinin 97. âyetinden hareketle– bunların kıyamet günü kör olarak haşredileceklerinin kastedildiğini belirtmişlerdir (Taberî, XVI, 210; “sûr” ve sûra üfürülmenin anlamı hakkında bk. En‘âm 6/73).

103 ve 104. âyetlerde, öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenlerin mahşerde kendi aralarındaki konuşmalarına dair bir anlatım yer almaktadır. Kur’an’da başka pek çok yerde rastlandığı gibi burada da, insanın “zaman” algısının aldatıcı karakterine ve buna bağlı olarak böyle bir “zaman” kavramının izâfîliğine işaret edilmektedir (Esed, II, 640). İbn Âşûr, müfessirlerin “Hayır, ancak bir gün kaldınız” sözünü söyleyen kişinin âyette en aklı başında olan şeklinde nitelenmesine dair doyurucu bir açıklama yapamadıklarını ifade ettikten sonra, bunun gerek hakikat gerekse mecaz anlamına göre anlaşılabileceğini belirtir ve kendi görüşünü şöyle açıklar: Hakikat mânası esas alınırsa, bahse konu olan inkârcıların yaptıkları hata için mazeret üretme çabası içinde oldukları, anılan sözün sahibinin de isabetli bir tahmin yaptığına değil mazeret üretmede başarılı olduğuna işaret edildiği söylenebilir. Zira onlar kendi hallerini gözden geçirirlerken paradoksal bir durumla karşı karşıya bulunmaktadırlar:

Bir taraftan yeniden dirilişin yeryüzünde cesetlerin çürüyüp yok olacağı bir süre kaldıktan sonra gerçekleşeceği anlayışı, diğer taraftan da bedenlerinin aynen dünyada olduğu gibi durduğunu görmeleri. Böyle bir durumda “On günden fazla kalmadınız” tarzında bir izahla kendilerini avuturlarken, –bu kadar bir sürede de vücutta değişikliklerin olabileceği dikkate alınınca– “Hayır, ancak bir gün kaldınız” sözünü söyleyen kişi daha iyi bir mazeret üretmiş olmaktadır. Bunun mecazi bir anlatım olduğu kabul edilirse, her iki tahminin gerçeklerden ne kadar uzak olduğuna dikkat çekilmek istendiği, “Hayır, ancak bir gün kaldınız” sözünü söyleyenin ise özel biçimde hicvedildiği yorumu yapılabilir (XVI, 305-306). Bir başka açıdan bakılarak, bu sözün diğerleriyle alay etme amacı taşıdığı da düşünülebilir.

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri 

ALLAH RASULÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)

مَا مِنْ يَوْمٍ يُصبِحُ العِبادُ فِيهِ إِلاَّ مَلَكَانِ يَنْزِلانِ ، فَيَقُولُ أَحَدَهُمَا : اللَّهُمَّ أَعطِ مُنْفِقاً خَلَفاً، وَيَقُولُ الآخَرُ : اللَّهُمَّ أَعطِ مُمسكاً تَلَفاً 

“Her sabah iki melek  iner. Biri:

-Ya Rabb! İyilik edene malının karşılığını (halef)  ver, der. Diğeri de:

-Ya Rabb!. Cimrilik edenin malını telef et, diye dua eder.”

Kaynak: Buhârî, Zekât 27; Müslim, Zekât 57

 

GÜNÜN SÖZÜ:


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdullah Murat

Müslümanın normal şartları islam ile şereflenmiş yöneticilerinin Allahın indidirdiği ile hükmettiği adaletin ve selamet ortamının sağlandığı Allahın hükümlerinin hakimliğinin temsil ettiği sancağın bayrağın dalgalandırıldığı böyle toprakların vatan edinilip bunlara sevgininde bunlar adına mücadeleninde (hak olan bayrağı ve vatanı sevmek batıl olanlara buğz) Allahın yolu olmuş olan durumdur.(Gerçek sevgi Allah için mücadele ise onun adına yapılır.) Bu duruma kavuşmak farzdır Çünkü bunun dışı büyük zulum küfür hatta şirk ortamıdır İslamın dışı olan karanlıklar zulum pislik ve aldanış durumudur İşte o pislik içinde bir insanın iyiliğe kavuşması ancak o pislikten arınıp kurtulmaya çabalaması o pisliği insanları ateşe sürükleyen fitneyi gösterilmiş hatta emrolunmuş mücadeleler olan cihadı ve hicreti yapması ile doğru orantılıdır. O pislik zulum ve karanlıklar ortamı ise günmüzde burada uygulanan dinsizlik laiklik sistemidir. Dini sahibinin tanımı ve sınırlarınca almayıp, insanları Allaha ve onun hükümlerine indirldiğine göre çıkarılmışlara değilde yüzçevirte çıkarılmış beşeri yasalara hatta beşerlerin kendine boyun eğdiren ve böylece onlara boyun eğmeyin şirk koşanlardan olursunuz buyurduğu durumda açık Allahın ayetlerinin satılması kafirlik olarak bildirdiği parti ideolojisine katılımı zorunlu tutatarak Allahın bildirdiği günahların en büyüklerine sokan ateşe sürükleyen bölünemez ilan edilmiş diniden parçalayarak edindiği kurum ile insanları afyonlamakta bir bakıma Allah ile aldatmakta ve cehenneme sürüklemekte bu ise adam öldürmekten beter yok edilmesi emrolunan fitnenin kendini ve hatta Allaha ve Peygamberine açılmış bir savaşı tanımlamaktadır. Farz kılınan eğitim sistemi ile islamın şartlarını taşımayan batıllaştırılmış kavramlara ve bizzatihi şeytanın taassubuna (vatan bayrak ırkçılık ateizm) bağlılığı sağlanmış kavimci ahlaksız bozuk vahye uzak sağırlaştırılmış ve işi çok zorlaştırılmış sarp yokuşlara vurulmuş fıtrattan yoldan çıkarılmış nesilleri yetiştirmekte. Bu ise dini istismar çok büyük bir zulum merhametsizliktir.

Osmanlı

İslam dini nefret ile değil sevgi dinidir.Bir insan imanın 6 şartına iman ettikçe müslümandır.Günah işlemek adamı dinden çıkarmaz fasık yapar öyle olsaydı Cenabı Allah Kuranı Kerimde ey günah işlemekte haddi aşmış kullarım Allahın rahmetinden ümit kesmeyin ayeti Zümer 53 Rabbim ifrat ve terfitten uzak bir iman nasip eylesin.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23