Dr. Eray Güçlüer’den KAAN’ın motoruna dikkat çeken çıkış: Türkiye iki koldan geleceğe hazırlanıyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Akşam yazarı Dr. Eray Güçlüer, Türkiye’nin millî muharip uçağı KAAN için yürütülen yerli motor çalışmalarını köşesine taşıdı. TEI’nin 35 bin libre sınıfındaki TF35000 programı ile MSB Ar-Ge’nin 42 bin libre sınıfındaki GÜÇHAN motoruna dikkat çeken Güçlüer, iki ayrı geliştirme hattının Türkiye için büyük bir stratejik imkân olduğunu belirtti. Güçlüer, asıl başarının ise bu kabiliyetlerin güçlü koordinasyonla uçuşa ve sürdürülebilir üretime dönüştürülmesiyle geleceğini vurguladı.
Akşam gazetesi yazarı Dr. Eray Güçlüer, Türkiye'nin savunma sanayiinde kritik öneme sahip yerli uçak motoru çalışmalarını değerlendirdi.
Güçlüer, KAAN için geliştirilen millî motorların yalnızca teknik bir mühendislik başarısı olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekerek, bu çalışmaların Türkiye'nin hava gücünde dışa bağımlılığını sona erdirecek stratejik bir dönüşüm anlamına geldiğini ifade etti.
KAAN'ın motorunda iki ayrı geliştirme hattı
Türkiye'de yüksek itkili motor geliştirme çalışmalarının farklı kurumsal kanallarda eş zamanlı ilerlediğini belirten Güçlüer, iki programa özellikle dikkat çekti.
Bunlardan ilkinin KAAN için TEI tarafından geliştirilen 35 bin libre itki sınıfındaki TF35000, diğerinin ise Millî Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen 42 bin libre itki sınıfındaki GÜÇHAN olduğunu aktardı.
Güçlüer'e göre birden fazla motor geliştirme hattına sahip olmak doğru yönetildiğinde Türkiye açısından önemli bir güvence oluşturabilir. Bir projede karşılaşılan teknik darboğazın diğer programda elde edilen mühendislik birikimiyle aşılabileceğini belirten Güçlüer, bunun için kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon gerektiğinin altını çizdi.
“Yedekleme için entegrasyon şart”
Muharip uçak motorunun son derece karmaşık bir mühendislik ürünü olduğuna işaret eden Güçlüer; yüksek sıcaklığa dayanıklı malzemelerden tek kristalli türbin kanatlarına, yanma sistemlerinden aerodinamiğe ve kontrol teknolojilerine kadar çok sayıda alanın birlikte çalışması gerektiğini belirtti.
TF35000 ile GÜÇHAN'ın teknik özelliklerinin aynı olmadığına dikkat çeken Güçlüer, motorların gerektiğinde birbirinin alternatifi haline gelebilmesi için entegrasyon çalışmalarının şimdiden planlanması gerektiğini ifade etti.
Motorların boyutları, bağlantı noktaları, hava ve yakıt ihtiyaçlarının yanı sıra KAAN'ın ağırlık merkezinin de hesaba katılması gerektiğini belirten Güçlüer, olası motor değişikliklerinin kontrol yazılımlarından uçağın uçuş karakteristiğine kadar birçok alanı etkileyebileceğini kaydetti.
Kritik çağrı: Ortak test altyapısı
Güçlüer, iki ayrı motor programının gerçek anlamda stratejik bir güvenceye dönüştürülmesi için ortak test altyapısı, uyumlu arayüzler ve açık sorumluluk dağılımının önemine dikkat çekti.
Programlar arasındaki bilgi akışının güçlendirilmesinin Türkiye'ye zaman kazandırabileceğini ifade eden Güçlüer, millî motor çalışmalarında kurumların birbirinin tecrübesinden yararlanmasının önemini vurguladı.
HIZIR ile İHA motorlarında yeni hamle
Dr. Eray Güçlüer'in gündeme taşıdığı bir başka proje ise MSB Ar-Ge tarafından geliştirilen HIZIR motoru oldu.
Wankel teknolojisine dayanan HIZIR'ın özellikle insansız hava araçlarında kullanılabilecek yeni bir güç sistemi olduğunu belirten Güçlüer, motorun kompakt yapısı, düşük titreşimi ve yüksek güç yoğunluğuyla dikkat çektiğini ifade etti.
Yazısında HIZIR'ın yaklaşık 10 kilogram ağırlığında ve 40 beygir gücünde olduğunu aktaran Güçlüer, iki motorun birlikte kullanılmasıyla 80 beygirlik güç elde edilebileceğine dikkat çekti.
“Türkiye zamanla yarışıyor”
Türkiye'nin çevresindeki güvenlik risklerinin giderek arttığını belirten Güçlüer, millî uçak motorunda zaman faktörünün kritik hale geldiğini vurguladı.
Güçlüer'e göre Türkiye açısından gerçek başarı, farklı kurumlarda geliştirilen teknolojileri yalnızca prototip seviyesinde bırakmamak; bunları uçabilen, seri üretilebilen ve sürdürülebilir millî sistemlere dönüştürmek olacak.
Yazısının sonunda TEI ve MSB Ar-Ge başta olmak üzere projelerde çalışanlara teşekkür eden Güçlüer, şu mesajı verdi:
“Başta TEI ve MSB Ar-Ge olmak üzere bu yolda emek sarf eden, gayret gösteren herkesi içtenlikle tebrik ediyorum. İyi ki varsınız.”



