Maymundan mı geldik?
Irkçı söylemleriyle bilinen Ümit Özdağ insanların tesadüfler sonucu cansız maddelerden tek hücreli canlıya ve giderek maymuna, derken insana dönüştüğünü iddia eden evrim teorisini yaygınlaştırıp, okullarda ders halinde okutulacağını söylemiş. Hâlbuki insan yapı olarak, bedensel ve zihinsel olarak mükemmeldir, harikadır. Bilhassa kâinatın en karmaşık ve gizemli nesnesi beyin hayranlık vericidir.
İnsan Beyni
Beyin bedenimizin yöneticisi ve kontrol üssüdür. Davranışlarımızın, duygularımızın, düşüncelerimizin kaynağı beynimizdir. Kafatasımızın içinde peltemsi yapısıyla 1300-1400 gram gelen beyin, sinir sistemimizin merkezidir.
Beynimiz beden ağırlığımızın % 2’sini oluşturur. Ancak tüm enerji sarfiyatımızın % 20’sini beyin kullanır.
Etrafındaki 3 tabaka halinde bulunan beyin zarı ve dışta kemikten yapılmış kafatası, beynimize harika bir koruma sağlar. Beyin, kafatasının içinde muhallebi kıvamındadır ve beyin omurilik sıvısı içinde yüzer. Böylece ağırlığı 1400 gramdan 50 grama kadar düşer.
Beynimizde 100 milyar nöron (sinir hücresi) vardır ve her nöron 1.000 ilâ 10.000 farklı nöronla bağlantı halindedir. Bu nöronların birleştiği noktalara sinaps adı verilir. Bu noktalar bilgi alışverişinin yapıldığı yerlerdir. Beyin aktivitesinin muhtemel kombinasyonları yani birleşimleri ise akıllara durgunluk verecek kadar çok sayıdadır. Öyle ki beynin sadece 1 mm küplük kısmında bulunan sinaps sayısı bir milyarı bulur.
Beynimizdeki hücrelerin ancak % 10’u nöronlardan oluşur, geri kalan % 90’ı ise glia hücreleridir. Glia hücrelerinin ne işe yaradığı yakınlarda anlaşılmaya başlanmıştır. Bu hücreler nöronları sarar, bir arada tutarlar. Nöronlara besin ve oksijen sağlarlar, onları tehdit eden tehlikeleri (patojenleri) imha ederler. Ölü nöronları kaldırırlar. Yine sinir iletiminde de rolleri olduğu görülmüştür.
Şaşırtıcı hususlar
• Beyine uzuvlardan gelen mesajların hızı saatte 580 km’dir. Ayakucundan başa uyarının ulaşması 1/100 saniyede olmaktadır.
• Bir mesajın hangi nöronlar arasında iletileceğini bilmesi, bunun hiç yanlışlık olmadan gerçekleşmesi de yine şaşırtıcıdır.
• Her beyin hücresi saniyede yüzlerce hatta binlerce sinyal alabilmektedir.
• Beyin hücreleri en az 100 trilyon bilgiyi muhafaza edebilirler. Her saniyede 1 katrilyon sinyal veya bağlantı gerçekleşir.
• Beyin yapısı kıvrımlıdır. Bu da az yer kaplamasını sağlar. Açılıp düzleştirildiği takdirde 2 bin cm kareden fazla yer kapladığı görülür.
• Beynimiz 25 milyon cilt kitaba eşit bilgiyi (2.5 trilyon kelime) içinde barındırabilmektedir.
• Dünyanın en hızlı bilgisayarı saniyede 10 üzeri 9 hızla işlem yaptığı halde insan beyni 10 üzeri 15 hızla işlem yapar.
• İnsan beyni bir mühendislik şaheseridir aynı zamanda. Az yer kaplayan, özlü, güçlü ve sürekli değişebilen, kendini güncelleyebilen, milyarlarca bilgiyi aynı anda işleyebilme becerisine sahip canlı bir bilgisayardır.
• İnsan beynindeki müthiş organizasyon da şaşırtıcıdır. 100 milyar nöron arasında karmaşa olmadan gerçekleşen mükemmel düzenlemenin, farkına bile varamadığımız muhteşem organizasyonun nasıl olduğu muammadır.
İnsan beyni, gerçekten müthiş karmaşık ve hayranlık veren esrar dolu bir organımızdır. Beynin gördüğü fonksiyonların tümünü yapan bir bilgisayar üretilmeye kalksa, herhalde yerküremizin birkaç katı büyüklüğünde olması gerekecekti.
Böylesine karmaşık bir sistem nasıl oluşturulabildi? Darwin’in ileri sürdüğü gibi bir sürü deneme yanılmalardan sonra ortaya çıkan bir rastlantı işi miydi bu?
Bu konuda en saçma ve mantıksız görüş, evrim teorisi olmalıdır. Basit bir bilgisayarın bile ancak programlandıktan sonra çalışabileceği, herkesin bildiği sıradan bir bilgidir. Programlayan, yani sistemin işlemesi için gerekli bilgiyi sağlayan bir zihnin varlığının muhakkak gerektiği kabul edilir.