THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Ankara

Alkollü trafik kazası ile ilgili skandal karar

06 Ocak 2018 Cumartesi

Alkol kullanmanın sayılamayacak kadar sakıncaları var. Alkol, bedensel ve ruhsal zararlar yanında toplumsal afetlere de yol açar. Mide ülseri, gastrit, yemek borusu iltihabı, pankreatit, karaciğer yağlanması, siroz, hepatit, anemi, çeşitli organlarda kanserler, hipertansiyon, miyokardit, kalp yetmezliği, cinsel fonksiyonlarda bozukluklar, beyin ve sinir sistemine olumsuz etkiler, enfeksiyonlara eğilimin artışı gibi bedensel hastalıklar; anksiyete ve mizaç bozukluğu, uykuda bozulma, psikoz, bunama gibi ruhsal rahatsızlıklar; iş ve trafik kazaları, yaralama ve cinayetler, intihar, çevreyle ilişkilerin bozulması, iş gücü kaybı, aile geçimsizliği ve boşanmalar, çocuklara ve eşe şiddet, sosyal iletişimin kaybı, işsizlik gibi toplumsal felâketler hep alkol kullanımından doğan problemlerdir. Ayrıca sarhoşluk, alkol koması ve ölüm, alkol bağımlılığı yine sık rastlanan problemlerdir.

Burada görüldüğü gibi trafik kazalarının en önemli sebeplerinden biri alkollü araç kullanmaktır. Sürücünün kanındaki alkol oranı arttıkça, kaza yapma ihtimali belirgin şekilde artar. 0,50 konsantrasyon (promil) alkollü olan sürücü, alkolsüz sürücüye oranla 2 kat daha fazla kaza riski ile karşı karşıyadır. Alkol oranı 1 promil olursa sürücünün aldığı risk bu defa 10 katına çıkacaktır. Bu miktar yeterli görülmez ve ‘bir duble daha içeyim’ denirse kaza riski tam 25 katına yükselir.

Ülkemizde 0,50 promilin üzerinde alkollü trafiğe çıkmak hem yasaktır hem de suçtur. Hele sürücü 1 promilin üzerinde alkollüyse trafik kazasında kabahatli sayılır. Sigorta şirketleri bu durumda haklı olarak tazminat ödemezler.

Şimdi bir habere (Hürriyet, 31 Aralık 2017) göz atalım:

“ALKOLE RAĞMEN TAZMİNAT ALDI

İzmir’de alkollü kullandığı otomobille ölen Fethi Neşeli’nin (20) ailesi sigorta şirketine açtığı tazminat davasını kazandı. F.N., 27 Temmuz 2015’te annesinin otomobiliyle park halindeki bir araca çarpmış, 1.13 promil alkollü çıkınca kusurlu olduğu belirtilerek dosyaya takipsizlik kararı verilmişti. Neşeli’nin ailesi aracın sigortalı olduğu şirkete poliçe limiti kapsamındaki 268 bin TL’nin kendilerine ödenmesi için yazılı bir talepte bulundu.

EMSAL NİTELİĞİNDE KARAR

Şirket kazayı yapanın alkollü olduğunu belirterek parayı ödemeyeceğini söyledi. Bunun üzerine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan tazminat davasında ailenin avukatı ‘Baba emekli maaşı ile evi geçindirmeye çalışmakta, anne ise kanser. Küçük kız kardeşi ortaokula gitmektedir. Neşeli, sağ iken çalışmakta ve evine bakmaktaydı. Ölünce de ailesi ekonomik yönden zor günler geçirmeye başlamıştır’ dedi. Mahkeme Neşeli Ailesi’ne toplam 136 bin 328 TL’nin faiziyle ödenmesine karar verdi. Davacı tarafın avukatı kararın emsal niteliğinde olduğunu belirtti.”

Görüldüğü gibi bu delikanlı oldukça tehlikeli miktarda alkollü iken araç kullanmış ve park halindeki araca (üstelik hayatını kaybedecek tarzda) çarpmıştır. Yani tam kusurludur ve kaza, alkollü araç kullanma sebebiyle ortaya çıkmıştır. Bu durumda sigorta şirketinin tazminat ödememesi gerekir. Ancak nedense mahkeme sosyal yardıma ihtiyacı olduğu gerekçesiyle (haber doğruysa tabii) ailesine tazminat ödenmesine karar vermiştir. Gerekçeli karar ve Yargıtay denetimi, verilen haberin mahiyetini ve hukuki sonuçlarını açıklayacaktır.

Bu bizce skandal karardır. Artık önüne gelen alkollü trafiğe çıkabilecek ve birtakım maddi ihtiyaçlarını veya mevcut sosyal problemlerini ileri sürerek tazminat alabilecektir. Bu yolun önünün açılması doğru değildir. 

5237 sayılı Ceza Kanunumuzun 179 maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu maddenin etkisiyle araç kullanan kişinin 3 aydan 2 yıla kadar cezalandırılması öngörülmüştür. Aynı şekilde 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 48. maddesinde açıklandığı üzere ilk ihlalde idari para cezası ve 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınması düzenlenmiştir. İhlâl tekrarında 2 yıl, 3 ve devamında 5’er yıl olmak üzere sürücü belgeleri geri alınır. Sürücüler ayrıca psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar.

Tabii bu aile yardıma muhtaç olabilir, bunun yeri ise sigorta şirketi değil yardım kurumlarıdır. Haber metninde açıklanan dava konusu olayda 1.13 promil alkollü sürücüye özel hukuk alanında tazminat hakkı tanınması, kamu ve trafik güvenliğini tehlikeye sokarak ölümlü trafik kazasına sebebiyet veren şahsın mirasçılarının hukuken korunması mümkün değildir. Ülkemizde yaşanan trafik terörünün nedenlerinin başında alkollü araç kullanımı gelmektedir. Yasaların etkin biçimde uygulanarak can ve mal varlığına yönelen bu alkollü araç kullanma vahşetinin durdurulması gerekmektedir. Bu sözü edilen olaydaki gibi alkollü iken aracı kullananın ölmesi gibi çevre için de canlı bomba hükmündedir.

 *       *        *

Not: Yazıyı hukuki açıdan gözden geçiren ünlü avukatımız Ali Cahit Polat dostumuza teşekkürlerimle…

 

YORUM YAZ

  • Eb ruEb ru18 gün önce
    Alkollu trafige cikmak büyük riskve sorumsuzluk.benim esimde bu sekilde hayatini kaybetti.ama arkada biraktigi yetimlerin bizim sucumuz nedir.bu konuyla iliskili farkli veya bizleride magdur etmeyecek bi cozum dusunulse bu cocuklar magdur olmaz.onlarin cezasini biz cekmeyiz.