FETÖ’nün özelleştirilmiş büyükelçilik teşkilatları

17 Ekim 2017 Salı

12 Ekim Perşembe günkü yazımda, FETÖ’nün 100’den fazla Fahri başkonsolosları olduğunu belirtmiştim.

Bu Fahri başkonsoloslar, FETÖ’nün özellikle zengin işadamlarından, örgüte büyük katkıları olan, uzun yıllar FETO’ya hizmet edip, sadakatini ispat etmiş olanlardan seçilir. 

FETO tarafından bu bir ödüllendirilme ve yüksek görevle görevlendirme, o ülkede genel vali veya gizli imam olmak gibidir. (Tıpkı masonluktaki teşkilatlanma da olduğu gibi.)

Bu son Amerikan konsolosluğundaki Metin Topuz hadisesi açıkça gösterdi ki, bütün büyükelçiliklerde ve yabancı ülkelerdeki FETO Fahri başkonsoloslukları, FETÖ adına diğer ülkelerin büyükelçilikleri ile irtibata geçmekte ve özel statüler elde ederek, o ülkenin içerisinde özel bir FETÖ Büyükelçilikleri oluşturmaktadırlar.

Türkiye’nin resmi Büyükelçiliklerinden daha faal bir şekilde, FETO’nun Fahri başkonsoloslukları, Türkiye’nin büyükelçiliklerinin önünü kesmektedir. Türkiye içerisinde klasik olarak FETO araştırmaları yaparken, Bylock, Bank Asya, Zaman Gazetesi, Sızıntı Dergisi vs kriterler ile meşgul olurken, FETÖ’nün esrarengiz yurtdışı yapılanmalarını gözden kaçırmamalıyız.

Yeni açmış olduğu televizyon, internet siteleri, yabancı medya kuruluşları ile ve istihbarat teşkilatları ile lobiler oluşturarak karalama kampanyaları aralıksız ve dozunu artırarak Türkiye aleyhtarlığına devam etmektedir.

Uyuyan hücrelerine medya üzerinden şifreli mesajlar vererek, talimatlar göndermeye devam etmektedir. Tabii ki bu mesajların satır aralarında, örgüte verilen sinyalleri çözebilmek ayrı bir ihtisas alanıdır. Bir diğer önlem alınması gereken hususta: Siber saldırı tehlikesidir. Dünyadaki en önemli dijital ve elektronik haberleşme teknolojilerinde, çok ileri bir kadro saldırı için hazırlanmaktadır. ABD’de, NASA tarafından özel eğitim almış FETÖ uzmanları hazırlanmaktadır.

Bu hususları FETÖ stratejilerini detaylı olarak bilmeyen hakim, savcı ve emniyet mensuplarımız, sadece ByLock, Bank Asya ve FETÖ okullarında okumuş olanları, suç kriterleri olarak aldıkları için, bu hususta derinlemesine detaylı bilgi birikimleri bulunmamaktadır.

Aslında bu örgütün o kadar farklı faaliyet alanları var ki; işadamlarının Fahri başkonsolos adını kullanarak, paralel büyükelçilik teşkilatlarını kurması, o ülkelerdeki bütün üst düzey devlet adamları ile ilişkiler içinde büyük ihaleler, enerji, santralleri, altyapılar, otoyollar, tesisler, su arıtma, altın, elmas, gümüş madenleri işletme, silah fabrikaları satın alma gibi ihalelere katılarak, holdingler kurmak üzere paralar aktarılması, öncelikli takip edilmesi konulardan birisidir.

Bu işadamlarının hepsi, Devletimiz tarafından bilinebilir veya bulunabilir, vermiş olduğum bilgiler doğrultusunda takip yapılabilirse, Devletimiz bunları tespit edebilir. Fakat bugüne kadar bize müracaat edip bu konuyla ilgili, hiçbir bilgi isteyen olmadı. 

Çünkü Türkiye içindeki FETÖ ile uğraşmaktan savcılarımız, hakimlerimiz, emniyet teşkilatı ve MİT başını kaşıyamayacak durumda, dosyaların altında ezilmektedir.

Halbuki kolaylıkla bu Fahri başkonsolosların kim olduğu, hangi ülkeler ile ne gibi yakınlık ve diyalog içinde olduğu ve yapılan büyük yatırımlar takip edilebilir.

Milyarlarca dolar kitabına kılıfına uydurularak, Türkiye›nin dışına kaçırılıp o ülkelerde değişik ticari yatırımlar, FETÖ adına yapılan üniversiteler ve okullar bahane edilerek para transferleri yapılmıştır.

Sadece Joannesburg’taki Ali Katırcıoğlu’nun yapmış olduğu yatırımlar, milyar dolarları geçmiştir. Yine Türkmenistan’da  Muhammed Çap’ın yapmış olduğu, Bank Asya’dan daha önce almış olduğu kredilerle, milyar dolarlık 55 projenin hesabı sorulmalı ve takibi yapılmalıdır.

Yine Tahsin Tekoğlu’nun Bank Asya’nın yönetim kurulu başkanı olduğu dönemdeki büyük batık kredilerin kimler tarafından alındığı ve ödenmediği, kendisinin kaç milyar kredi aldığının ve ödemediğinin muhakkak araştırılması gerekir. Tabandaki ibadet kısmını takip edip uğraştığımızdan fazla,  piramit’in üst tarafındaki; ihanet kısmındaki dokunulmazlara dokunmak lazım.

Bank Asya kurucuları, Samanyolu Televizyon kurucuları ve özellikle Kaynak Holding’in ortakları ve kurucuları ve onun iltisaklı olduğu büyük sermayedarların, özellikle takibi ve araştırılması için başlı başına uzmanlardan ve bu yapıyı bilen kişilerden yararlanılarak, bir ünite kurulmalı, Türkiye›deki bütün mal varlıklarına el konulmalı.

Yurtdışına kaçırılmış olan bu paralar tekrar geri istenmelidir. İşe bu noktadan bakıldığında, hadiseler patlak verdikten sonra, bizim olayları geriden takip ettiğimiz açıkça görülüyor. 21 yıl Amerikan Büyükelçiliği›nde iki taraflı casusluk yapan Metin Topuz, Adil Öksüz ve bunun gibi 100’ün üstünde Fahri başkonsoloslar araştırıldığında görülecektir ki, çok Adil Öksüzler ve Metin Topuzlar şu anda Türkiye’ye giriş çıkış yapabilmekte ve o ülkelerde Türkiye aleyhinde lobiler yapabilmekte, diğer yandan da büyükelçilikler gibi Türkiye’den gelen bütün işadamlarının önünü keserek, onlardan örgüte haraç toplamaktadırlar.

Kemalettin Özdemir de yıllarca Fahri başkonsolos olarak, Afrika’da ve pek çok yerde FETO tarafından görevlendirilmiştir. Bunlardan pek çoğunu Kemalettin Özdemir’den öğrenmek mümkündür. Şu anda Türkiye devletinin istihbarat birimleri, bu Fahri başkonsolosların kim olduğunu, ayrıca yurtdışındaki üniversiteler ile okulların, Türkiye›deki şirketler tarafından açıldığını görebilirler ve kimler tarafından yönetildiğini takip ederler ise, önemli FETÖ’cüleri bulabilirler.

Yurtdışında hâlâ FETÖ faaliyetlerine tam gaz devam etmektedir. 

Ali Katırcıoğlu, Muhammed Çap ve Akın İpek’in ve diğer büyük işadamlarının, FETO’nun bir tebessümüne bütün servetimi feda ederim diyecek pek çok zombinin gizli açık yapmış olduğu ifadeleri, ülke kaynaklarını başkalarına peşkeş çekmiş olmaları unutulmamalıdır.

 

  • İrfanİrfan1 ay önce
    Ben cevaplayayım,hoca herseyı yuklemiş bu adamlara,beyin de yıkanmış....ama yürek sıfır